Reklam
Reklam
Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,99 / Satış: 6,01
€ EURO → Alış: 6,82 / Satış: 6,85

SON DAKİKA

(E) Dz. K.K. Komutanımız Oramiral Özden Örnek

Aytekin Ertuğrul
Aytekin Ertuğrul
  • 04.05.2018
  • 199 kez okundu

Türkiye Cumhuriyetinin 22. Deniz Kuvvetleri Komutanı 2003-2005

Oramiral Özden Örnek Deniz Kuvvetlerinde muvazzaf Tabip subay iken benim de komutanımdı. Özden Örnek kısa bir yazıya sığmaz. Bize verilen köşenin boyunu çok aşar. Ama böyle bir komutanı kaybedip susmak da olmaz. Onun için yazı yazmak yazıların en zorudur. Ama çare yok yazacağız. Yazarken sürçü lisan eylersek affola.

Kısa ve öz yaşam hikayesi şudur.

1943 yılında İzmit’te dünyaya gelen Oramiral Özden Örnek, eğitim yaşamına İzmit’te başladı ve 1957 senesinde Deniz Lisesi’ne öğrenime başladı. 1962 senesinde Deniz Harp Okulu’ndan Asteğmen olarak mezun oldu. 1964 senesinde Dz. teğmen rütbesi ile Türk Donanmasına katılmıştır.

Oramiral Özden Örnek kariyeri ise şöyle ilerleme kaydetti.

1964-1967 yılları arasında Muhrip sınıfı gemilerde branş subaylığı.1980- 1981 yıllarında TCG ADATEPE Komutanlığı,1986-1988 yıllarında Hücumbot Filotilla Komodorluğu ve II. Muhrip Filotilla Komodorluğu,1982-1984 yıllarında sırası ile  Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı’nda Komuta Kontrol D. Başkanlığı ve Washington Deniz Ataşeliği görevlerini ifa etti.

30 Ağustos 1988 tarihinde Tuğamiralliğe ve 1992 de de tümamiralliğe terfi etti. Bu rütbelerinde sırası ile Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Hücumbot Filosu Komutanlığı, Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Dz K.K. Lojistik Başkanlığı ve Harp filosu komutanlığı görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1996 tarihinde Kor amiralliğe teri etti bu rütbede; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı ve Kuzey Deniz Saha Komutanlığı görevlerinde bulundu.2001 ayında Oramiralliğe terfi etti.  Oramiral Özden Örnek Donanma komutanlığı ve 2003-2005 tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yaparak şerefi ile haysiyeti ile bilgisi disiplini dirayeti ile yeni kuşaklara örnek bir hizmet süresi sonun da emekli oldu ve köşesine çekildi.

Dahili ve Harici Bedhahların faaliyetleri

Bu süre içinde boş durmamış harici bedhahlarımızı kızdıracak  başta MİLGEM projesi ( Milli gemi yapım projesi) olmak üzere bir çok işlere bulaşmıştı.  Alper Görmüş adlı Nokta dergisi yazarlarından sözde gazeteciye verilen görev şu idi. “Özden Örnek’in günlüklerini “yayınlamak. Günlüklerde CD lerde hayalden uydurulmuş Hükümeti silah kullanarak devirme planları vardı.  Ergenekon balyoz davalarına dahil edildi. Önce Anayasaya aykırı 5918 sayılı kanun çıkarıldı. Bu kanun Anayasa mahkemesince Sayın Başkan Haşim Kılıç’ın da oyu dahil oy birliği ile Anayasaya apaçık aykırılığı nedeniyle iptal edildi. Ama kurt kuzuyu yemeye karar vermiş bir kere. Bu sefer Anayasanın 145 maddesine ucube bir fıkra eklendi.” Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde ADLİYE mahkemelerinde görülür”. Anayasamızın 148. Maddesi yerinde duruyor. Peki o ne diyor bakalım.” Genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları ile jandarma genel komutanı da görevleri, ile ilgili suçlardan dolayı anayasa mahkemesinde yargılanırlar. Peki Anayasamızın 37. Maddesi ne diyor. Bakalım: Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılması sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü yargı mercileri kurulamaz.

Bir internet haberini sunalım. Anayasa Mahkemesi, askerlerin askeri mahalde  Anayasal düzene ve devletin güvenliğine karşı işlenen suçlarda? sivil yargı yolunu açan 5918 sayılı yasa değişikliğini oy birliğiyle iptal etti. Mahkeme, CHP´nin açtığı davada, AKP´nin gece yarısı yaptığı değişiklikle daha önce askeri yargının yetkisinde olan bazı suçlarda yetkinin sivil yargıya devredilmesini öngören düzenlemenin iptal istemini dün görüştü. İptali istenen değişiklikle, askerlerin kendi içinde darbe girişimi, cunta veya hükümete karşı eylem planları yapmaları gibi suçlarda yetki sivil yargıya verilmişti. Yüksek Mahkeme, akşam saatlerine kadar süren görüşme sonunda düzenlemeyi Haşim Kılıç dahil oybirliği ile iptal etti.

Sayın Komutanımız Anayasa mahkemesince oybirliği ile iptal edilen bir yasanın hükmünü geçerli kılmak amacıyla Anayasa 145. maddesine bir fıkra eklenerek ortaya konulan ucube bir fıkraya dayanarak özel mahkemede mahkûm edildi.İşin daha üzücü yanı ise, bütün bunlar yaşanırken Balyoz sahte CD lerine  dayanılarak Dz.K.K. ve Hv.K.K. komutanlarımız yargılanırken elini, kıpırdatmayanlar ile bir emekli astsubayı ( Hakan Fidan’ı) kanunların elinden kurtarmak için TBMM den  özel yasa çıkartanlar da ayni kimselerdi.  Simdi komutanımızın savunmasına geçelim:

Özden Örnek’in Örnek ve Özet Savunması

Balyoz bir komplodur. Kasım 2002 ve Ağustos 2003 döneminde TSK lerinde darbe teşebbüsü olmamıştır. Bu amaca yönelik olduğu iddia makamınca kabul edilen ama hukuki durumları ve geçerliliği davada tartışılmamış olan sayısal dosyalar sahtedir. Bütün BALYOZ olay bir komplo olup,…bir siyasi partinin ve onun yöneticilerinin siyasi getiri sağlamak için düzenledikleri veya düzenlenmesine göz yumdukları bir kurgudur. (1)Bu savunmaya karşı komutanımıza eylem yok fiil yokken mahkemenin anayasaya göre bu suça bakmaya yetkisi yokken tam tamına 20 sene ağır hapis cezası verilmiştir. Şimdi siz karar verin Komutanımız öldü mü? Yoksa ölmesine yol açıldı mı?  Ölümünde çekilen bu acıların hiç mi rolü yoktur. Ölümü üzerine iki silah arkadaşı  E Tümamiral Soner Polat ve E Tümamiral Cem Gürdeniz Aydınlık gazetesinin 30 Nisan 2018 tarihli nüshasında onu anma yazıları yazmışlardır. Bu yazılarda çok değerli komutanımızın Dz. K.K.lığına yaptığı hizmetler anlatılmaktadır. Her iki yazı okunmaya değer yazılardır. Alper Görmüş de , Taraf Gazetesi de, Özel Mahkemelerin tutuklama ve mahkûmiyet kararları da anılacaktır. Özel mahkemelerde verilen tutukluluk kararlarına itiraz edildiğinde tutuklamaların kaldırılması gerektiği yönünde karşı oy yazısı yazan İstanbul 11. Ağır ceza mahkemesi Başkanı Sayın Şeref Akçay da hatırlanacaktır. Şeref Akçay’ın hukuk dersi niteliğindeki ( “Davanın görüldüğü mahkeme, sanıklar hakkında, resmi makamlardan yazı istemek dışında başka hangi delili topladı? Resmi makamdan istenen belgeler sanıklar tutuklu olmadan toplansa ne olur? Toplanacak bir delil varsa, 29 duruşmada, bugüne kadar toplanması gerekirdi. Ancak yapılmamıştır. Çünkü esasa ilişkin tüm deliller bu CD’ler ve dökümleri. Başka bir şey yok. Sanıkların hangi delillere, nasıl etki yapacağı belli değildir. Çünkü hangi delillerin toplanması gerektiği mahkemece henüz belirtilmemiştir. Tutuklama gerekçelerinin hukuk ve dosya kapsamına uygun olmadığı açıkça görülmektedir”. Şeklindeki karşı oy yazılarına rağmen, İki hakimin ( Metin Özçelik ve Birol Bilen) bu gerekçeye dayanaksız tutukluluğa itirazları ret eden oyları ile komutanımız tam tamına 41 ay tutuklu kalmıştır.(2)

Bu acı durumu Türk milleti görmüş yaşamıştır. Buna yorum yazmıyorum. 24 Haziranda aynı iktidar Türk milletinden yetki istemektedir yetkiyi verirken bu acı dönemde çekilenleri ve Türk milletine verdiği zararları da düşünmek ve değerlendirmek gerekir. Bu değerlendirmeleri yaparak oylarımızı kullanırsak komutanımızın ruhu bir nebze olsun rahatlayacaktır.

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul: Atatürk’ün yolunda uyarmalar –

1 Togan yayınları İstanbul 2012 S.171 -2  Togan yayınları  İstanbul 2012  S.54

2 Karşı oy yazısının tamamı için Bak. Op. Dr. Aytekin Ertuğrul: Atatürk’ün Yolunda Uyarmalar- Togan yayınları İstanbul 2012 S.171–

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ