Reklam
Reklam
Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 4,03 / Satış: 4,05
€ EURO → Alış: 4,96 / Satış: 4,98

SON DAKİKA

EBEVEYN BOŞANMALARI

Ezgi Yeşildağ
Ezgi Yeşildağ
  • 12.04.2018
  • 54 kez okundu

Ebeveynlerin boşanmaları, çocukları olumsuz etkiler. Fakat yaşa ve çocuğun bulunduğu ortama göre ortaya çıkan sonuçlar çok farklı olabir. Ayrılma kaçınılmaz olduğunda, çocuk üzerindeki etkileri, çeşitli tepkiler vererek göstermektedir.

Ergenlik yaşına gelmiş ya da henüz ergen olma çağındaki genç ve çocuklar, anne babaları arasında yaşanan ayrılığın sonuçlarını bütün hayatları boyunca üzerlerinden atamazlar. Mutlu bir aile ortamında yetişmeyen çocuk ya da genç, daha sorumsuz ve saldırgan olabiliyor. Özellikle evli çiftlerin, çocuk yapmadan önce çok iyi düşünüp öncelikle evliliklerinin tam rayında gidip gitmediğine, anne-baba olmanın sorumluluğunu(maddi ve manevi anlamda hazır olup olmama durumu) taşıyıp taşıyamayacaklarına bakmaları gerekiyor.

Boşanmaya giden süreci içinde yaşanan gerginlikler ve çatışmalar, çocuğun içe kapanık olmasına sebebiyet veriyor, anne-babası tarafından sevilmediğini düşünmesine, yasanan gerginliklerin sorumlusu olarak kendisini görmesine neden oluryor. Bu sürecin son noktası olan boşanma ise çocuğun bu düşüncelerinde haklı olduğunun göstergesi olarak ortaya çıkabilir ve bu durum, yoğun suçluluk duygusuna yol açabilir.

Boşanmanın etkilerinin hangi yaşta nasıl olduğunun bilinmesi, bosanmaya kalkan anne-babaların işlerini de kolaylaştıracaktir.

Çocuk 0-3 yaşta ise; anne-baba ve çocuk arasındaki duygusal ilişkiler azalıyor. Çocuğun duygusal beslenmeyi sağlayamaması, büyüme ve gelişimini geciktirebilir. Bunun yanı sıra uyku ve yeme problemleri ve ayakta durmak, oturmak gibi motor yetenekleri ve kekelemelik ve kelimeleri yutma gibi bazı dil gelişimi problemleri görülebilir.Bu dönemde içe kapanık ya da tam tersi fazla atılgan olma, her iki durumda da sosyal ilişkilenmede güçlükler yaşama görülebilir. Oluşan güven kaybı, karakteristik bir şekilde kişilik yapısında yer alabilir. Bütün bunlara ek olarak, zihin gelişimi gecikebilir ve bloke olabilir. Dikkati toplamada yaşanan güçlükler, çocuğun verimli öğrenmesini ve akıl yürütmesini zorlaştırır ve son derece olumsuz etkiler.

Okul çağında ise, ön planda görünen okul başarısızlığı ve uyum bozukluğudur. Çocukta ilgi ve dikkat problemleri oluşabilir, uyku ve yeme problemleri devam edebilir. Toplumla ilişkisi zayıflayan çocuk kendisini ifade etmekte zorlanacağı için, sosyal ilişki güçlükleri yaşaması olası bir durumdur.

Ergenlikle beraber, yukarıda sayılan birçok olumsuz etkinin yanı sıra hayata eleştirisel yaklaşan, olumlu düşünemeyen, hedef koyma ve strateji oluşturmada yetersiz, kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşayan, dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını kestiremeyen, savunma mekanizmalarını sık ve yanlış kullanan, suç işlemeye eğilimli bir kişilik yapısının ortaya çıkması, oldukça yüksek bir ihtimaldir.

Bütün tedbirlere ve dikkate rağmen boşanma gerçekleşmişse, bu sefer de anne-babalara düşen sorumluluklar bulunuyor. Boşanma olayının çocuğa doğru anlatılması, boşanma sonrasındaki ilişkiler ve tavırlar yine anne-babaların sorumlulukları altında. Bu konuda uzmanların uyarılarına dikkat edilirse, boşanmanın etkilerini en aza indirmek de mümkün oluyor.

Boşanmada çocuğa anlatılması gerekenler:

* Çocuk sürekli olarak eşle yaşanılan problemlerin dışında tutulmalı, onu kazanmalı ve asla sevme yarışına girilmemeli.

* Ayrılınan eşten öç almak amaçlı olarak çocuğu ondan yoksun bırakmamalı. Unutulmamalı ki, bu durumda asıl cezalandırılan çocuk olacaktır.

* Çocuğa boşanmanın ne demek olduğu; basit ve yalın bir dille, hiçbir eleştiriye girmeden anlatılmalı ve çaba göstermenize rağmen anlaşmazlıkların giderilemediği fikri aşılanmalı.

* Boşanmanın onu bir süre mutsuz edeceğini bildiğiniz, ancak bu durumdan onun herhangi bir suçu ve sorumluluğu olmadığı fikri belirtilmeli.

* Kesinlikle çocuğu yan tutmaya zorlamamalı, çocuğun da bu durumu kullanmasına izin verilmemeli.

* Çocuk anne ve baba arasında gidip gelmemeli, asıl bir evi olduğunu bilmeli ve benimsemeli. Çünkü çocukta sarsılan güven duygusu, anne-babayı düzenli ve sürekli görmesiyle yeniden yapılandırılabilir.

* Çocuğun bazı olumsuz özellikleri, ayrılan eşle özdeşleştirilmemeli.

* Asıl olan; altyapısı güçlü, gelişmeye açık, doğru iletişim biçimlerinin var olduğu evlilikler yapabilmek. Boşanma kaçınılmaz olduğunda ise, bunun sadece eşler arasında olduğunu ve çocuktan da boşanmak olmadığını akıldan çıkartmadan, seviyeli ve çocuğu en az zedeleyecek biçimde yapmaktır.

* Çocuğun saldırganlık, hırçınlık, altını ıslatma, dışkı kaçırma, ister uyku ve yeme problemleri, ister dikkat problemleri ve okul başarısızlığı şeklinde olsun boşanma; çocukta birtakım uyum ve davranış bozukluklarına neden olmakta ve çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ailenin dağılması, bebeklik çağına rastlaması durumunda çocuk üzerindeki yıkımı daha fazla olmaktadır. Anne kucağında ve mutlu baba ocağında büyümek her çocuğun vazgeçilmez hakkıdır.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ