Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

SON DAKİKA

İNÖNÜ, CAMİLERİ NİÇİN KAPATTI?

Halil Yılmaz
Halil Yılmaz
  • 21.06.2018
  • 147 kez okundu

Bekri Mustafa, Osmanlı’nın ünlü ayyaşlarından tatlı dilli, hoş sohbet biridir.4. Murat’ın katı içki yasağına uymamış, içmeye devam etmiştir. İyi bir hafızdır, fakat içkiciliğiyle ün salmıştır. En katı içki yasaklayıcısı4. Murat’a yakalanmış, ancak tatlı dili ve mizahçı kişiliği, hazırcevaplığı sayesinde kelleyi kurtarmıştır.

Bekri Mustafa, büyüdüğü Üsküdar’daki camilerden birine Cuma namazına gider. İmam, namazı geçerli kılacak – kılmayacak dini kuralları hutbe etmektedir.

Cami imamının uzun hutbe edişi, akşamdan kalma Bekri Mustafa’nın uykusunu getirir. Üstat Bekri’nin içi geçer, tatlı, dayanılmaz bir uykuya dalar.

Bekri horlamaya başlar, yanındakilerden biri, ona dokunarak uyandırır. Bekri Mustafa Kendine geldiği anda, namaz üzerine hutbe veren cami imamının; “Abdestiz namaz kılmak günahtır” cümlesinin, “…Namaz Kılmak Günahtır.” bölümünü duyar.

Bekri, Kendini camiden dışarı atar. Sevinç ve heyecan içinde önüne gelene, imamın cuma hutbesinde; “Namaz Kılmak Günahtır” dediğini söylemeye, yaymaya başlar.

Devlet aklı ve belleği olmayan dinci mankurtlar da Bekri Mustafa gibidir. Duymak, inanmak istediklerini, işlerine geldiğince; yalan,  yanlış demeden “İnönü, Camilerin Önüne Jandarma Dikti.”, “İbadet İçin CamilereGirişleri Yasakladı”  iftirasınıutanmazca sürdürürler.

Evet, İnönü Ulukışla ve Niğde decamileri kapattı, camilerin önüne jandarma dikti, buralardaki camilere girişi yasakladı.

Bre kafadan bacaklı zındıklar! Akıl fukarası, yalancı, iftiracı mankurtlar! Firavunzihniyetli riyakârlar! Sizde hiç Allah ve vicdanı korkusu, yurt sevgisi, tarih bilinci ve sorumluluğu yok mu?

İnönü, Sizin söylediğiniz gibi, din düşmanı olduğundan değil; dine ve onun değerlerine olan saygısından,  bin yılların birikimi dini emanetlere duyduğu sorumluluktan camileri kapattı.

Atatürk’ün ölümünden sonraİnönü, cumhurbaşkanı seçilir ve 2. dünya savaşı başlar.Hitler, Avrupaülkelerini ezip geçer, 1941 yılında Trakya sınırına dayanır.

Devlet aklı ve sorumluluğu içinde İNÖNÜ, 2. Dünya Savaşı dışında kalmasiyaseti izlerken, her türlü tedbiri de alır.

Faşist Alman Orduları İstanbul’u işgal edebilir, yakıp yıkabilir. Binlerce yıllık tarihimizin maddi ve manevi değerleriçok yüksek olan hazineler,kutsal emanetler yağmalanabilir, yok olabilir.

Her şey uzun uzun düşünülür. İstanbul’daki tüm değerli eşyaları, Anadolu’nun ortasında, Niğde ve Ulukışla’daki camilerde saklanmasına karar verilir.Cumhurbaşkanı İnönü, herşeyin gizlilik içinde yapılacağını emreder.

Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki kutsal emanetler: Hazreti Muhammed’in hırkası, mührü, kılıcı, oku, yayı, Kâbe’nin anahtarı, Hazreti Osman’ın kanlı Kuran-ı Kerim’i, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silahlar, tablolar, porselen, paha biçilmez el yazması eserler, büyük bir gizlilikle ve titizlikle;İçi çinko, özel bölmeli sandıklara yerleştirilir.

1942 yılı… Bir gece 391 sandık, önceden hazırlanmış özel trenin48 vagonuna yüklenir. Tren,büyük bir gizlilik içinde ve koruma altında,bin yılların birikimi;paha biçilmez hazine yüküyle İç Anadolu’ya doğru yola çıkar.Kutsal emanetler ve paha biçilmez değerdeki mücevher ve el yazması eserler, Niğde ve Ulukışla’daki camilere saklanır. Herşey gizlilik içindedir…

Camilerin çevresine, özel askeri korumalar yerleştirilir. Yerel yöneticiler, koruma görevini yapanlar bile ne olup bittiğini bilmez. Camilere kimse yaklaştırılmaz. 2. Dünya Savaşı biter, bin yılların birikimi ulusal tarihimizin paha biçilmez hazinesi, eski yerlerine yeniden yerleştirilir.

İNÖNÜ’nün camiler öyküsünün özü budur. Fakat Yahudi Vahabi – Selefi düşkünü, Cumhuriyet düşmanı dinci tacirler; 80 yıldır,cami ibriğiağızlarıylasaf tutup salyalar akıtarak, “İnönü camileri kapattı, ahır yaptı.” kampanyasını yaparlar.

Tüm bu yalan ve iftiralara karşın İNÖNÜ, bu konuda konuşmaz. Devleti, din ve ulusu adına yaptıklarından;bir siyasi çıkar, elde etme düşkünlüğüne düşünmez.

Devlet aklı, devlet adamlığı ve sorumluluğu, siyasi ahlakda bu olsa gerek…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ