Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

SON DAKİKA

İyilik, Ahlak, Vicdan iflas ediyor, çocuklar katlediliyor

İyilik, Ahlak, Vicdan iflas ediyor, çocuklar katlediliyor
  • 06.07.2018
  • 77 kez okundu

Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, İyilik, Ahlak ve vicdanın iflas etmesinden dolayı çocukların katledildiğine dikkat çekti.

Eğitimciler Birliği Sendikası Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, son günlerde yaşanan çocuk kaçırma, istismar vb. olaylar nedeniyle yaptığı basın açıklamasında şu ifadelerde bulundu:

“Ülkemizde son günlerde çocuklarla ilgili kayıp, istismar ve katledilme haberleri geliyor ve tüm ülkeyi büyük kaygıların eşiğine getiriyor. Önce Ankara Polatlı’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül ve akabinde Ağrı’da, Ramazan Bayramı’nın 1’inci günü kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’den vahşet kokan acı haberler aldık. Kayıp çocuk vakaları artıyor, çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor sosyal medya tepkisinin dışında hiçbir adım atılmıyor. Bu olaylar bizi bir gerçeği bir daha düşünmeye davet ediyor ve geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı behemehal vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor.

Maalesef, mesele sadece iki çocuğumuzun katledilmesiyle sınırlı değil. 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı. TÜİK verilerine göre 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuk için kayıp başvurusu yapıldı. 2016 yılında 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi. Kayıp bildirimi yapılan çocukların maalesef yüzde biri bulunamıyor. Dolayısıyla, kayıp olup da bulunamayan, istismara uğrayan veya katledilen çocuk vakıaları bu ülkenin mutlaka çözmesi gereken temel meselelerinden birisidir.

Çocukların istismar edilerek katledilmesi öylesine korkunç bir vahşet ki, birçoğumuz, çocukların kaza sonucu ölmüş olmasını dahi temenni etti. Maalesef Eylül çocuğumuzun katil zanlısının Eylül’ü arama çalışmalarına dahi katıldığını, telefonunda çocuk istismarı kayıtlarının olduğunu ve daha korkuncu kendisinin de bir baba olduğunu öğrenince insanlığımızdan utanacağımız bir yere geldiğimizi müşahede ettik.

Bir çocuğun katledilmesi, bir insanın yaşam hakkının ihlal edilmesinin çok ötesinde insanlığın tükendiğini, vicdan ve merhametin iflas ettiğini gösteren ve zerre insanlık nasibi olanı bile yaralayan bir durumdur. İki masum evladımızın art arda gelen ölüm haberlerinin tüm ülkede, toplumun her kesiminde yarattığı üzüntü ve öfke hepimize bazı gerçekleri çok çıplak bir şekilde gösterdi. Savunmasız masum çocuklara dönük her türlü şiddet, istismar ve katledilme olaylarının toplumda yarattığı sorgulamanın temelinde, yitirdiğimiz bu evlatlarımızla birlikte toplumdan iyilik, merhamet ve vicdanın da eksildiği gerçeğidir. Nitekim katledilen sadece çocuklar değil, masumiyet, insani ilişkiler ve toplumsal güven zeminidir.

Bu menfur olaylar ile yeniden çocukların korunması için acil yasal düzenlemeler yapılması üzerine birçok tartışma yapılıyor. İlk olarak adi ve vahşi katillere hak ettikleri ceza verilmeli. Sonrasında mesele sadece ceza boyutuyla bırakılmadan bu tür vahşetleri ortaya çıkaran etmenler hassas bir şekilde analiz edilmeli, caydırıcı cezaların yanında önleyici tedbirler alınmalı, çocukları koruma konusunda bütünlük arz eden bir tarzda eğitim, hukuk ve sosyal boyutlarıyla konu bütüncül bir şekilde ele alınmalıdır.

Çocukların korunmasında bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesi; Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan, Basın Medya Enformasyon’a kadar ilgili tüm kamu kurumlarının, bu konuda çalışmalar yürüten STK’lar ve akademinin işbirliği içerisinde ortak adımlar atması ile mümkün olabilir.

Bu tarz olaylarda medyaya da büyük görevler düşmektedir. Toplumun dikkatini çeken bu olayları bir reyting malzemesi olarak görmekten imtina ederek, haber dilinin hem maktulün ailesini incitmeyecek hem de diğer ailelerde güvenlik paranoyasına neden olmayacak şekilde kurulması konusunda hassasiyet gösterilmelidir. Bu süreçlerde, toplumun bilinçlendirilmesi için önemli bir araç olduğu gerçeği dikkate alınarak medyanın haber içeriklerinde uzman pedagogların görüşlerine daha fazla zaman ayırması beklenen bir tutumdur.

Yanı sıra medyanın haber dilini kurarken, güvenlik birimleri ve adli psikiyatrların önerilerini almamaları nedeniyle olayların anlatılış ve işleniş biçiminden kullanılan fotoğraflara, olayın gündemleştirilme sıklığına kadar birçok husus, suça meyilli kişiler için özendirici olabilmekte, kopya suçlar için kaynak işlevi görebilmektedir.

Canımızı ne kadar yakarsa yaksın bu olayların faillerine “cani, hasta ruhlu” diyerek işin içerisinden çıkma kolaycılığına düşmemeliyiz. Bu faillerin hangi koşullarda nasıl bir eğitim ve yetiştirilme tazının ürünü olduklarına dair ayrıntılı çalışmalar ortaya koymak durumundayız.

İnsani hasletleri yozlaştıran etmenlerin, insani değerleri ayakta tutma dirayetinden daha hızlı yayıldığı her koşulda maalesef bu gibi menfur olayların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır.

Eğitim-Bir-Sen olarak yarınımıza umut olan çocuklarımızın korunması için her türlü çabanın bir parçası olduğumuzu bir kez daha deklare ediyor ve bu olayların bir daha yaşanmaması için önleyici tedbirlerin kamu Sivil Toplum Kuruluşları işbirliği ile etkin bir şekilde geliştirileceğine inanıyoruz. Bu vesile ile bu menfur olayı kınıyor, evlatlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyor, ayrıca yargı ve yasal düzenleme süreçlerinin yakın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.”

UNUTULAN KATLİAM TEKRARLANIR BAŞBAĞLAR’ĞI UNUTMA

Eğitim Bir Sen Hatay 1 nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, Başbağlar katilamı dolayısıyla yaptığı açıklamasında, “ Unutulan katliam tekrarlanır Başbağlar’ı unutma” çağrısında bulundu.

Eğitim Bir Sen Hatay 1 nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, Başbağlar katilamıyla ilgili açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Ülke ve millet olarak barış içinde, kardeşçe, el ele gönül gönüle vermenin sağladığı canlılığın ne büyük bir imkân olduğunu, geçmiş dönemlerde tarifsiz acılarla, ıstıraplarla yaşanan anlamsız gerilimlerden, kumpas ve katliamlarla enerjimizi bitiren, bizi birbirimize düşman ederek yaşama umudumuzu tüketen terör olaylarından biliyoruz.

Karanlık, kanlı senaryolarını, üstelik ülkenin ve devletin imkânlarını kullanarak sahneleyenleri de, kim ve ne adına yapılırsa yapılsın son tahlilde ülke ve millet varlığımızı hedef alan tüm terör hadiselerini de nefretle kınıyoruz.

5 Temmuz 1993, Türkiye’nin yakın tarihinin karanlık ve kanlı günlerinden biridir. 25 yıl önce, Erzincan’ın Başbağlar Köyü’nde terör örgütü PKK tarafından çoğu çocuk ve yaşlı olmak üzere, 33 masum insan hunharca ve kalleşçe katledildi.

Akşam karanlığında köye gelen 100 kadar silahlı katil sürüsü, önce köyün dünya ile bağlantısını kesmiş, akşam namazı için camide bulunan cemaati dışarı çıkarmış, her şeyden habersiz ve savunmasız masum köylüleri evlerinden alarak meydana toplamış, yaklaşık bir buçuk saat örgüt propagandası yapmış, çocuk, kadın, yaşlı, bebek demeden 33 kişiyi kurşuna dizmiş, daha sonra köyü ateşe vererek 214 ev, okul ve camiyi yakmıştır. Geriye bıraktıkları notta üç gün önce Sivas’ta Madımak Otelinde meydana gelen menfur ve hazin olayın intikamının alındığı bildirilmiştir. Tam bir can pazarı yaşanan olay mahalline yetkililerin tam 14 saat sonra varmaları, bu olayın çok derin ve karmaşık ilişkilerle hazırlanan bir komplo olduğunu düşündürmektedir. Daha da vahim olanı tam 600 kurşun izi, çekirdek ve boş kovan kalıntıları ile görgü tanıklarının ifadesi sonrasında, derinlikli bir tahkikatın yapılmaması, gözaltına alınıp sorgulanan yaklaşık 20 kişiden sadece 17 yaşında birinin tutuklanması, serbest bırakılan diğerlerinin sırra kadem basmalarıdır. Katliam için Tunceli-Erzincan arasında sınırda bir yerin seçilmesi, olayın oluş zamanı, şekli, hazırlanışı, kardeş kavgası çıkarmak, düşmanlığı körüklemek için açık, ağır tahrik ve kışkırtma içermektedir.

 

Her katliamda ölen biziz, giden canlar bizim canlarımızdır. Bu hadiseleri ideolojik gerilim hattında ötekileştirici bir dille anlamak da anlatmak da ölümcül yanılgıdır, yanlıştır. Bu konuları öfkeyi körükleyecek, nefreti köpürtecek malzeme olarak görmek, millet olma şuurundan uzak duyarlıkların yansımasıdır. Yapılması gereken, on yıllar boyu milletçe yaşadığımız acı ve ıstıraplardan dersler çıkartarak, günümüze, geleceğe kardeşçe ve hep birlikte yürümektir. Açık bir kışkırtma ve engelleme hesabı ile yapılan bu olayların derin bağlantılarıyla dış odaklar tarafından kurgulandığı da açıktır. Esasen millî şuur ve kardeşlik ikliminde başta terör olmak üzere her türlü manipülasyona karşı ortak tutum almak, kalkınmamızı engellemeye çalışan güçlere en etkili cevaptır.

Bizi var eden ortak iradeyi, ortak duygu, inanış, hayat ve hissiyatı bölmek isteyenler nezdinde, teröre kurban verilenlerin kimliği asla önemli olmamıştır. Bu itibarla cinnet ve cinayet hâlinin katliam boyutuyla ölümü kışkırtmasından sevinen düşman odaklara inat, kardeşliğimizi pekiştirmeye, ülkemiz için dayanışmaya ve acılarımızı paylaşmaya devam edeceğiz.

Yüzünü kendi aydınlığına dönen yeni Türkiye’de vicdanlara kıymık gibi batmış hiçbir şey karanlıkta kalmamalıdır. Eşiğinde olduğuna inandığımız yeni dönemin, yeni, temiz sayfasına faili meçhullerle karartılmış yakın geçmişi aydınlatarak başlanmalıdır. Darbeci vesayetle yüzleşen, onları yargılayıp mahkûm eden Türkiye, bu yüzleşmeyi yapacak olgunluktadır artık. Bütün bir ülkeyi ve milleti hüzne, kedere boğan bu derin tezgahın failleri bulunmalı, hiçbir kör ve karanlık nokta kalmamalı, caniler cezalandırılmalıdır ki, zalimler, zulümleri için bir daha cesaret bulamasın.

Eğitim-Bir-Sen olarak, her yıl hüzünle andığımız bu katliamı, katliamın faillerini, ona sebep olan ideolojik tutumları kayıtsız şartsız kınıyor, lanetliyoruz. Kaybettiğimiz 33 can pahasına milletçe bu katliamın sebep ve sonuçlarından çıkardığımız derslerle bir daha böyle acılara yol açacak ortamlara imkân verilmemesini temenni ediyoruz.”

 

Sağlıkta şiddet yasası, hemen şimdi!
Hatay Tabip Odası, sağlıkta şiddet yasasının hemen çıkmasını istedi. Yasanın çıkması için Antakya Atatürk parkındaki bir haftalık nöbetin ardından önceki...
Baro Başkanı Ekrem Dönmez ve yeni seçilen üyeler mazbatalarını aldı
Hatay Barosu Başkanı Av. Ekrem Dönmez, yeni seçilen yönetim, denetim ve Türkiye Barolar Birliği delegeleri mazbataların aldı. 14 Ekim 2018...
Reyhanlı’daki olayların takipçisiyiz!
Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Deniz Ezer,  Reyhanlı Yıldız Filiz çalışım ilkokulunda meydana gelen olayların takipçisi olduklarını söyledi. Eğitim sen...
HAGİAD ile DOĞAKA Arasında Teknik Destek Sözleşmesi İmzalandı
HAGİAD tarafından DOĞAKA Teknik Destek Programı’na başvurusu yapılan ve başarılı bulunan HAGİAD Muhasebe Kursu projesinin sözleşmesi DOĞAKA’da düzenlenen tören ile...
Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu üyelerinden Vali Ata’ya Nezaket Ziyareti
Hatay Valisi Erdal Ata, Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu Üyelerini makamında kabul etti. Dün sabah Valilik makamında gerçekleşen ve Antakya Ticaret...
CHP büyük bir aile!
Hatay Büyükşehir Belediyesi Tarafından Başlatılan Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Kahvaltılarının Üçüncüsü yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. Kuzeytepe Saray Restaurant’ta Hatay...
Hatay Büyükşehir belediyesinden yerli ürün seferberliği
Hatay Büyükşehir belediyesi, yerli ürün seferberliği başlattığı bildirildi. Hatay Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Hatay Büyükşehir Belediyesinin, yerli ve milli...
İki projemizi de alnımızın akıyla tamamladık!
Hatay Büyükşehir belediye Başkanı Lütfü Savaş, İskenderun’da iki ayrı projeyle İskenderun merkezinde  toplam 2750 metrelik yolu tamamladıklarını söyledi. İskenderun ilçesinde ...
Samandağ Belediyesinden bir başarı öyküsü daha
Samandağ Belediyesi ve KOSGEB işbirliği ile Ekim ayı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi 30 girişimci adayın katılımıyla dün  itibari ile başladı Samandağ...
Jandarmadan Helikopter ve Drone ile havadan trafik denetimi
Hatay Valiliği, Jandarma’nın helikopter ve drone ila havadan trafik denetimleri yaptığını belirtti. Hatay Valiliği, internet sitesinde yaptığı açıklamasında, İçişleri Bakanlığının...
Yerel basın feryat ediyor
Cumhuriyet Halk Partisinin gazeteci kökenli İzmir Milletvekili Atila Sertel, döviz kurlarındaki yükselişle birlikte fiyatı döviz bazında ikiye katlanan gazete kağıdının...
Dr. Fikret Hacıosman’ın öldürülmesine Hatay Tabip Odasından tepki
Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Cengiz Haksöz, İstanbul’da Dr. Fikret Hacıosman’ın hastası tarafından öldürülmesine tepki gösterdi. Hatay Devlet hastansipoliklinikeri önünde...
Vali Ata’dan Osmaniye Organize Sanayi Bölgesine Ziyaret
Hatay Valisi Erdal Ata, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Salı günü DOĞAKA toplantısı için gittiği Osmaniye ilinde Vali Erdal...
Vali Ata’dan Başsavcı Tekne’ye Nezaket Ziyareti
Hatay Valisi Erdal Ata, Hatay’da görev yaptıktan sonra Osmaniye’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne’ye bir nezaket ziyaretinde bulundu. Başsavcı Ahmet...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ