Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,81 / Satış: 5,83
€ EURO → Alış: 6,72 / Satış: 6,75

SON DAKİKA

Seçime Doğru Dört Nala

Aytekin Ertuğrul
Aytekin Ertuğrul
  • 22.05.2018
  • 134 kez okundu

İşte 18 Mayıs 2018 tarihi itibari ile AKP döneminin karnesi:

2002 de bir ABD Doları 1.320.000 TL iken 4.466.000 TL ye çıkmıştır. Artış 3 mislidir

2002 de Bir gram altın. 18.000.000 TL den 185.000.000 TL ye çıkmıştır. Artış 10 mislidir

2002 de çeyrek altın 24.000.000 TL idi bu gün ise 302.000.000TL dir artış 12 mislidir.

2002 de asgari ücretle 10 çeyrek altın alınırken bu gün asgari ücretle 5 çeyrek altın ancak alınabilmektedir. Düşüş %50 dir.

Seçimlerde bu karneye devam mı TAMAM mı diyeceğiz. Türk milletine başarılar dilenir.

İşçi- işveren ve işçi -devlet arasındaki en büyük çelişme

İşçi- işveren ve işçi -devlet arasındaki en büyük çelişme ücretlerin enflasyon karşısında erimesi ve bu erimeyi telafi etmek için istenen ücret zamlarıdır. Eğer DENK bütçe yapar ve ücretlerde erime meydana getirmezseniz zaten sorunlar yumağı da olmaz. Sayın Hisarcık’ı işçi ve işverenler arasındaki problemlerim çözümünde öncelikle arabuluculara gitmeyi kanuni zorunluk haline getirmişler ve bundan sonra ihtilafların daha kısa sürede çözümlendiğini açıklamışlardır. Sayı Hisarcıklı bu kadar basit bir konuyu bilmiyor mu ki çözüm için DENK bütçe diyeceğine Arabuluculuk müessesesi koyuyor. Arabuluculuk sorunlar yumağını daha da arttıracaktır. Bu gün tüm mesele Atatürk gününde 80 kuruş olan bir ABD dolarının bu gün itibari ile 4.500.000 TL ye dayanmış olmasıdır.  Gaflet dalalet ve hıyanet işte budur. Bu durumu hiç bir arabulucu ve hiç bir mahkeme kararı düzeltemez. Düzeltecek tek şey DENK bütçe yapmaktır. Sayın Hisarcıklıoğlu acaba Atatürk bu konuda ne direktif vermiştir? Merak etmiş de bakmış mıdır.

Eğitim İşleri Nasıl Gidiyor?

Seçim sürecine girmek demek ekonomi kadar eğitim sistemini de yargılamak ve oy sahibi olan Türk milletine arz etmek görevi de gündemdedir. Cumhuriyetimizin eğitimi, tektir. Bilime dayanan laik eğitimdir. İlk 15 yıllık Cumhuriyetimizin başarıları bu eğitim temeline dayanır. 1950 den sonraki eğitimler Haçlıların Türk milletini kolay yutulacak bir eğitime çevirmek amacıyla yapılmaktadır ve bu amaçta oldukça yol kat edilmiştir. Oysa eğitimlerimiz Türk milletinin Anadolu’da ebediyen yaşaması amacıyla yapılmalıdır.  Atatürk’ün eğitim için kesin direktifi şudur. Yetiştireceğimiz nesillere vereceğimiz eğitimin sınırı ne olursa olsun onlara önce Türk milletinin anasırına düşman olan unsurlarla mücadele lüzumu öğretilmelidir. Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz eğitimin sınırları ne olursa olsun, onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz.

  1. Milletine,
  2. Türkiye devletine,
  3. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne,

düşman olanlarla mücadele sebepleri ve araçlarıyla donatılmış olmayan milletler için yaşama hakkı yoktur. Eğitimde verilecek tavizler en az DENK bütçede verilen tavizler kadar önemlidir. Gaflet dalalet ve hatta…tir. Bir başka şekilde söylersek Türk milletini Haçlıların kolay yutulacak bir millet haline getirmesi amaçlandığından vatana ihanet eğitimidir dahi denilebilir.

Cumhuriyet gazetesi davası sonuçlanmıştır. Cezalar adeta yağmur gibi yağmıştır. 83 yaşındaki Orhan Erinç de 6 yıl ile ceza yağmurunda payına isabet eden cezaya çarptırılmıştır. Eylemsiz  suç olmaz. Suçun bir maddi eylemi bir de manevi amacı olmalıdır. Manevi amaç suçu bilerek ve kasıtla işlenmesidir. Cumhuriyet gazetesi haber yapmıştır. Yorum yazmıştır. Olmaya-n bir iftira ve hakaret yapılmamıştır. Artık sözün ve yazının bittiği yerdeyiz. Normal olan eylemler suç olmaz. Cumhuriyet gazetesi de tır dolusu malzemenin ne olduğunu saptamış ve bunu Türk milletine sunmuştur. Bir gazeteci yazarın normal işlevi de budur. Bir gün hukuk güneşinin Türkiye’mizde de doğacağına inanıyorum.  Hukuk güneşi Türkiye’mizde 14 Mayıs 1950 den bu yana hiç doğmamıştır. Her gün düşüncelerimiz geriliyor, paramız eziliyor ve insanımız fakirleşiyor. AKP iktidarı ise saraylar yaptırıyor. İç ve dış gezileri hiç eksik etmiyor.

Not:  Ramazan Yazısı, Ramazan Nasıl Gidiyor?

Ramazan ayı kutsal bir aydır. İlahi bir aydır. Bütün günahlarımızdan arındığımız eksiklerimizi giderdiğimiz okuma açığımızı bilim açığımızı kapattığımız günahlarımızdan arındığımız sevaplarımızla birlikte yaşamaya devam ettiğimiz bir aydır. Yüce Yaratan’ın “ OKU” emr5ini ve Yüce Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerini” “Beşikten mezara bilim okuyun”  “Bilim Çin’de bile olsa gidin alın”  hatırladığımız aydır. Bu nedenlerle Ramazan ayında ilk ve tek işimiz yüce yaratanın “ OKU” emrini her gün tekrarladığımız ve uyguladığımız bir aydır.

Beşikten mezara bilim okuduğumuz bir aydır.

Bilim Çin’de bile olsa gidip aldığımız bir aydır.

Komşumuz açken bizim tok yatamadığımız bir aydır.

Bilim adamlarımıza ne mutlu ki onlar Haçlılardan aldıkları bilimi, Müslüman Türk milletini iyileştirmek için kullanıyorlar dediğimiz aydır

Müslüman Türk milletine Ramazan ayı kutlu mutlu ve başarılı olsun 14 Mayıs 1950 den bu yana devam eden, yalanlı, dolanlı, izansız ve çalmalı günler bir daha geri gelmemek üzere defolup gitsinler. AMİN..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ