Reklam
Reklam
Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 4,75 / Satış: 4,77
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

SON DAKİKA

SİZİNANLADIĞINIZGİBİ DEĞİLDİRDEMOKRASİ!

Halil Yılmaz
Halil Yılmaz
  • 13.06.2018
  • 15 kez okundu

Sokrates’in öğrencisi, Aristoteles’in hocasıdır Platon. MÖ 427 – 347 yıllarında yaşamıştır. YunanAntik çağının filozofu ve matematikçisidir. Batı uygarlığının ilk yüksek öğretim okulu “Atina Akademisi’ni” kurmuştur.

“Demokrasi halkın egemenliğidir. Halk, kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmesi şarttır. Bu sağlanamazsa demokrasi,‘OTOKRASİ’ye’ geçer. Halk övülmeyi sever. Kötü de olsalar, güzel sözler söyleyen demogoglar, başa geçebilir. Demokrasi bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse ‘OLİGARŞİ’ olur. Demagoglardan da “DİKTATÖRLER” çıkar”

Görüldüğü gibi demokrasinin bir eğitim, bir kültürel birikim, içselleştirilmiş bir yaşam biçimi olduğu yadsınamaz.

Gerçeklerin, en karşıt düşüncelerin bile kırmadan, dökmeden çarpışmasından – tartışılmasından –Düşünce Özgürlüğü- doğacağına inanılan bir sistemdir demokrasi.

Demokrasinin özü, seçimle iktidara gelen bir siyasi partinin; seçimde çoğunluğu sağlayan bir başka parti ile iktidarın el değiştirmesi prensibidir.

Demokrasi kavramı her ne kadar günümüzde 2500 yıl öncesi antik Yunan’a uzansa da; demokrasinin beşiği İngiltere kabul edilir.

İngiltere, anayasası olmayan bir ülkedir. Çünkü İngiltere’de demokrasi, toplumsallaşmış, her bir yurttaşın düşüncelerine, yaşamına sinmiş, yaşam biçimi olmuştur. Aileden devlet sistemine kadar güçlü geleneksellik kazanmış olan demokrasi; toplumun yaşam biçimi, devlet sisteminin kendisi olmuştur.

Demokrasi, diğer adıyla parlamenter sistem; üç temel sacayağı üzerine oturur. Yasama (Meclis), Yürütme (Siyasi İktidar) ve Yargı (Hukuk – Adalet).

Demokrasilerde işte bu üç sacayağı,devletin omurgasını – rejimin ana dişlilerini oluşturur. Siyasi iktidarın da bu sistemi birbiriyle uyumlu – eşgüdüm içinde yönetmesi;demokrasinin – parlamenter sistemin kendisi ve olmazsa olmazıdır.

İngiltere’de demokrasi, ete ve kemiğe bürünmüş,yurttaşın aldığınefes, karşıdan karşıya geçen bir insan, karakol ve mahkemelerin temeli hukuk – devlet olmuştur.

Demokrasilerde, karakollar ve mahkemeler yani devlet; her bir yurttaşa, eşit yakınlıkta veya eşit uzaklıkta olması ilkesidir.

Ayağa kalkıp, cübbesinde ilik düğme arayan, çay toplayan yargıçlar; rakibine ağır eleştirilerde bulunan bir siyasi parti liderini alkışlayan ‘Generaller’ yoktur gerçek demokrasilerde.

Demokrasilerde, üçlü sacayağı kurumlar – devlet yani halk: “Kindar ve Dindar Nesiller Yetiştireceğiz.”, “Yargı ve Meclis Bize Ayak Bağı Oluyor”anlayışını, yaşama geçirmek isteyen partileri ve kişileri; toplumsal barışın, ulusal birliğin temeline dinamit koyacağından, “Polikliniklik Bir Vaka”  olarak görür.

Yani demokrasi, sizin bildiğiniz – anladığınız gibi;“Gideceğiniz Durağa Kadar Binebileceğiniz Bir Tramvay” değildir Beyler!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ