Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

SON DAKİKA

YERLİ VE MİLLİ SOFRA… PEKİ YA DAHA SONRA?!..

Ali Dal
Ali Dal
  • 17.09.2018
  • 66 kez okundu

Sevgili okurlarım;

Yerli ve milli sofranın tanımı hususunda sizlere ahkâm kesecek değilim… Zaten sefilliğin tevazusu ile (?!) devam eden yaşantınızın üç öğün sofrası “yerli ve milli” bakımdan oldukça aşikârdır… Ayrıca, şimdiye kadar özentiye kapılmadan “yerli malı yurdun malı” düsturunu benimsemiş olmaktan “Chia, Liçi, Efuli, Stareks, Pataşur” gibi “çakma zamazingoların” ihtiyacını duymadığınızı da göz ardı etmemek gerek…

Çünkü, “Yerli ve milli” sofra dendiğinde de; başta tarhana çorbasını, mercimek çorbasını, yoğurtlu çorbayı, domates çorbasını, erişte çorbasını, yuvalamayı, analı kızlıyı, işkembe ve tuzlama çorbalarını, sac kavurmasını, Hatay, Adana, Urfa, Gaziantep kebaplarını, Hatay’ın oruğunu, Ankara tavayı, Adıyaman çiğ köftesini, Elbistan’ın içli köftesini, tavasını, Belen tavayı, İnegöl köfteyi, Tokat kuyu kebabını, Erzurum cağ kebabını, Erzincan biryan kebabını, kuzu kapamayı, balık kızartmayı, balık ızgarayı, güveç çeşitlerini, bol nar ekşili çoban salatayı, Hatay künefesini, Antep baklavasını hatırladığınızdan şüphe duyulmaz…

Yani, takiye siyasetinden nemalanan “malum” anlayışın her fırsatta  “yerli ve milli hamasetlere” kalkıştığı gibi (?!) Türk mutfağının katmerini, elin “susamlı levrek simidine”…Taze sıkılmış halis nar suyunu, şeftali suyunu, portakal, mandalina suyunu elin “Chia tohumu eşliğinde ejder meyveli smoothie’sine… “Liçi eşliğinde efuli’sine… Stareks eşliğinde aloevera’sına… Orman meyveli spesiyal”’ına feda etmeyeceğinizi bir alem bilir…

Yani, Hatay’ın “tuzda tavuk” lezzetini, ne menem yapıldığı meçhul “Pataşur içinde eziyete maruz bırakılan” Çerkez tavuğuna değişmeyeceğinizi; envai baharatlarla terbiye edilip Defne yaprağıyla dinlendirilen balık ve kırmızı et ızgaralarının damak tadını; elin “zencefilli somonlu şuşi” sine; turşuyla, taze domatesle, taze biberle, maydanozla süslemeli ve zeytinyağı veya tereyağıyla takviyeli Antakya humusunun lezzetini elin “sarayın tartalet makyajından geçmiş çakma humus” una feda etmeyeceğinizden eminiz…

Bu mukayeseden sonra saraylı Recep Beye sormak lazım:

*“yoksulluk içinde, altı delik ayakkabılarla, simit satarak, limon satarak, su satarak, kağıtlı şeker satarak geçirdiğinizi söylediğiniz çocukluğunuzu; uzaktaki okulunuza yaya gittiğinizi ve bisiklet özlemi çektiğinizi unutmak bu kadar mı kolay oldu?!..”

* “Yerli ve milli” maskeli nutuk atmada Guinnes rekorunu kırmaya koşarken; külliyenizin devasa mutfağında milli soframıza dair milli yemek türlerine ait isimlere rastlanılmayışı sizce de tuhaf değil midir?!..

*Mesela, Antakya’nın oruğunu, kağıt ve sini kebaplarını, künefesini,  külliyenize davet ettiniz de “gelmeyiz” mi dediler?!..

* Limon ve elma kabuklarını ziyan etmeyip bunlardan sirke yapacak derecede mutfakla ilgili olduğu söylenen Emine Hanımın; bir Siirt kızı olarak, yerli ve milli değerlerimizi tanıtmak bakımından, Anadolu mutfağını küçümsemesi veya yok sayması, “kendini inkâr” değil midir?!..

Mutfak zenginliğimiz bakımından iz bırakmış “Yerli ve milli” değerlerin, “varoluş mücadelesi” demek olan “30 Ağustos Zafer Bayramı” nın resepsiyonunda unutulmuş olması daha da düşündürücü değil midir?!..

“YERLİ VE MİLLİ SOFRA… PEKİ YA DAHA SONRA?!..”

Bundan sonra da “Yerli ve milli” hamasetleri sürdürdüğünüzde; yine de itibar edenlere “aldatılmayı kanıksamış balık hafızalılar” denmez de ne denebilir ki?!..

“Yerli ve milli” yemek

“Pataşur, suşi” midir

“Stareks, chia” demek

Sizce Türk işi midir

***

“Efuli, somon, suşi”

Sanmayın tavuk döşü

“Ejder suyu”içişi

“Ayran”ın eşi midir

***

“Alovera” denilen

“Liçi” ile yenilen

“Yerli, milli” bilinen

Mercimek aşı mı dır

***

Ayaküstü uyutan

Onu alkışa tutan

“Yerli, milli” unutan

Kör mü dür, şaşı mı dır

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ