Hatay’da Deprem konutlarını uzmanlarına ve Oda Başkanlarına sorduk. Ne durumdalar ve konutların anahtarları teslim edildiği ama konutlara vatandaşlar taşınmadığı konusunda bilgiler bulunmaktadır.
Hatay’ın Depremden üç yıl sonraki durumunu Hatay İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı İnal Büyükaşık ve Hatay Mimarlar Odası Başkanı Mustafa Özçelik ile görüştük.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AFAD, TOKİ ve Hatay Valiliğinin açıklamaları ile gerçek durum arasında fark bulunmaktadır. Bunu ancak yapılanları ve açıklamaları değerlendirerek karar vermek gerekiyor. Halen konteyner kentlerde kalanların sayısı 150 bin ve bunların yarısı hak sahipleri dışında vatandaşlardır, 2026 Haziran sonuna kadar konteyner kentler kaldırılacak, hak sahipleri taşınacak ama kiracılar nereye gidecektir? Bunun cevabı yoktur. Fazla olan 40 bin konutun depremzedelere verilmesi ise belirsiz bir durumda sadece verileceği söylenmektedir.
İNAL BÜYÜKAŞIK (HATAY İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANI)
Bizler da Hatay Valiliğinin internet sayfalarından takip etmeye çalışıyoruz. Sürekli değişmektedir ve elimdeki bilgileri sizinle paylaşıyorum.
TOKİ ve Çevre Şehircilik Bakanlığı yoğun çalışmakta ve emek veriyorlar ama yeterli olduğunu söylemek zor. Depremde evini yitirenler için 180-190 konut projelendirilmişti, ancak bunların %70 civarında konutlara başlandığını biliyoruz. Bazı konutlar teslim edildi, bazılarının anahtarları verildi ama konutlara taşınacak durumda olmadıklarını biliyoruz. Çünkü alt yapıları daha tamamlanmadı. Antakya merkezde ise halen başlanmayan konutlar bulunmaktadır. Antakya merkezinde taşınan insanlar bulunmuyor, ancak biraz daha yukarı kesimler yani amanos etekleri civarındaki konutlarda taşınmalar bulunmaktadır.
Halen konteyner kentlerde hak sahibi ve kiracılar olmak üzeri 140-150 civarında depremzede hayatlarını sürdürmektedir. Antakya merkezinin yüzde 85’i depremde yıkılmıştı. Halen merkezde yapımlar devam etmekte ve merkezde konutlarda yaşayan insan yoktur. Bittiği denilen konutlar ise alt yapıları yani su, elektrik, yol gibi sorunlar çözülmüş durumda değildir. Zaten Antakya, Samandağ ve Defne gibi ilçelerde elektrikler sürekli kesilmektedir. Yani 240 bin depremzeden konutlara taşınmayı bekleyen 140 bin civarındadır. Ancak 100 bin insan taşınabilmiştir.
MUSTAFA ÖZÇELİK (HATAY MİMARLAR ODASI BAŞKANI)
Bizim bilgimiz Deprem olduğunda 190 bin konut ihale edilmişti, 150 Bin konut hak sahiplerine diğer kalan 40 bin konut ise kiracı olanlara verilmesi planlandı. Konutlar kent merkezi dışındaki yerlerde bitti ve taşınmalar olmuştur.
Konteyner kentlerde 250 bin insan yaşıyordu. Bunlardan 100 bin insan konteyner kentlerden yapılan TOKİ evlerine taşındılar. Şu an ise konteyner kentlerde 150 civarında depremzede yaşamaktadır. Halen konteyner kentlerde kalanların yarısına yakını kiracı olanlar ve diğer yarısı ise hak sahipleridir.
190 Bin yapılan konutların 150 bini hak sahiplerine geri kalan 40 bin konutta hak sahibi olmayan ama deprem bölgesindeki depremzedelere verilecektir. Bu 40 bin konutun vatandaşlara nasıl verileceği, hangi kriterlere göre verileceği belirsiz durumdadır.
Hatay Valiliği bir açıklama yaparak Haziran 2026 tarihine kadar TOKİ’lerin tamamlanacağını ve hak sahiplerine verileceği açıklanmıştır. Bize göre ise bu tarih 2026 yılının sonuna kadar uzayacağı düşüncesindeyiz. Çünkü alt yapıları ve diğer sorunların bu tarihte bitmesi mümkün görünmüyor.
Diğer bir sorunda Antakya merkezdeki Riskli alanlar yani tescilli tarihi yerlerdir. Bu yerler rezerv alan ilan edildi, sonra yeniden revize edildi, biz de Mimarlar Odası olarak itiraz ettik. Bazı bölgeler yapıldı, Habibi Naccar Camisi, Kurtuluş Caddesi ön cepheler yapılıyor. Fakat Vakıflar olduğu Saray Caddesi, Eski Antakya Evlerin bulunduğu alanlar koruma alanları olduğu için halen yapılmadı. Sanıyoruz bunlar daha beş yıl sürebilir. Önce planlar, projeler yapılır arkasından yapılır. Bir önemli de bu koruma alanlarında insanların yıkılan evleri bulunuyor. Tapulu yerler ama koruma bölgesi olduğundan onların evleri yapılması mümkün görünmüyor. Ancak koruma bölgeler tamamlandıktan sonra onlar konutlarını yapabilirler.
Depremin yaraları sarıldı mı? Buna cevap vermek kolay değildir. Ölen canlarımız ve Antakya başka bir kente dönüştü, eski Antakya yoktur. TOKİ’li bir Antakya vardır, yani eski Antakya artık tarihe karışmıştır. Eski Antakya artık insanların anısında, fotoğraflarda kalmıştır. Yani belirsizlik, süreceğini söylemek daha doğru olur.
HÜSEYİN GÜLER
HATAY







