Anasayfa / Manşet / NARENCİYE ÜRETİMİNDE PLANLAMA YAPILMADIĞINDAN ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR

NARENCİYE ÜRETİMİNDE PLANLAMA YAPILMADIĞINDAN ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR

 

Hatay’ın Erzin ilçesinde narenciye üreticileri ile üreticilerin sorunlarını, sıkıntılarını ve çözüm yolları önerilerinin neler olduğunu sorduk. Üretici bu yıl üretim yılında büyük zararlar ettiler. Ürün ya dalında ya bahçede kaldı. Üretici önümüzdeki sene üretimi sürdürmenin mümkün olmadığını ifade ettiler.

Narenciye üretiminde en önemli sorunun üretimin kısa değil, uzun vadeli bir planlamaya ihtiyaç olduğunu, bu planlamanın üretim alanlarından, pazarlama ve girdiler konusunda bakanlığın bir planlaması gerektiğini yoksa her yıl üretici zarar etmeye mahkum olduğunu söylediler.

Erzin Ziraat Odası Başkan vekili ve Ziraat Mühendisi Hüseyin Erdil Korkmaz “Benim önerim narenciye üretiminde bir planlama yapılmalıdır. Yine planlamada özellikle ovalarda narenciye dikimine izin verilmemelidir. Çukurova gibi üç ürün alınan yerlere dikilen narenciye yasaklanmalıdır. Bu uzun vadeli bir plan olmalıdır. Hemen olması mümkün değildir.” Yine Erzin Yeşil kennt Sulama Kooperatifi İdari işler müdürü Kamuran Vural “Dünyada su sıkıntısı çekilmektedir. Bu anlamda sıkıntısını aşmak için devletin bir su politikası olmalı ve buna göre su meselesini çözmelidir.” İfadesini kullandı.

Üretici Bekir Özel ve Cevdet Hantaş “Devletimiz üreticinin malını elinde kalmasını önlemek için Pazar ve hal sorununu çözmelidir” dediler.

HÜSEYİN ERDİL KORKMAZ (ERZİN ZİRAAT ODASI BAŞKAN VEKİLİ VE ZİRAAT MÜHENDİSİ)

Narenciyede kısa vade değil, uzun vadede çözüm yolları olmalıdır. Bizim önceliğimiz narenciyede dikim yasaklanmalıdır. Çok fazla dikim var, bundan sonrakiler yasaklanmalıdır. Bunun dışında ihracatçıya ihracat desteği, tarım kredilerinde düşük faizli işletme kredileri verilmelidir. Zamanla tarım entegre tesislerinin çoğaltılması, tüketimin sanayilik ve sofralık şeklinde ayrılması, bunlarla birlikte kesim döneminde işçilerle ilgili problemlerin çözülmesi, her hasat döneminde barınma, ücret olayları yaşıyoruz. Bunlar olursa zamanla hepsi çözülür. Üretici don, kuraklık yüzünden kalite ve boy ve rekolte  sorunu yaşadı. Yine Pazar sorunu yaşıyoruz, Afrika ülkeleri ile kur farkından dolayı rekabet edemiyoruz, ihracatçının kendi maliyetinden kaynaklanan bir durumdur. Mevcut pazarlarımızı kaybetmeye başladık. Yani ihracatçının girdi masrafları diğer ülkelere göre iki mislidir. Yasaklanan ürünler ürün bazında olmalıdır. Çukur ovada mısır, buğday, pamuk ekimi yerine narenciye ekilmemelidir.

KAMURAN VURAL (YEŞİL KENT SULAMA KOOPERATİFİ İDARİ İŞLER MÜDÜRÜ)

Devletin bir su politikası olmalı, çünkü su olmazsa ziraat olmaz, çiftçilik olmaz. Çiftçilerimizin ürettiği ürün pazarlanması lazım, biz kooperatif olarak ortaklarımızın ürünlerinin pazarlanmadığı zaman biz ortaklarımızdan su borcunu tahsil etmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bizim gider kalemleri olarak en büyük elektrik ve yanında bizim çalışanların ücretleridir. Elektrikte süspansiyon yani tarımsal sulamada elektrik indirim yapılmalı, bir cüzü indirim var, bu yeterli değildir. Devlet yüzde yirmi bir KDV bizden almaz ise bizim için bulunmaz bir nimet olur. Biz yer altından su çekerken elektrik kullanıyoruz. Bölgemiz narenciye üretimi var, bunun için bir destek olmalıdır. Sonradan bir yasa çıkardılar yüzde beş eğimin olmadığı yerlere narenciye ekimi yasaklandı ama geç alınmış bir karardır. Düz ovada narenciye üretimini yasaklamaları lazım, bunun içinde üreticiye 5-10 yıl bir süre vermeleri gerekir. Narenciye 3 milyon, 4 milyon ton gibi ülkemizde tüketilmez. Yazık onun için üç ürün aldığımız topraklarda narenciye ekilmesi durdurulmalıdır.

BEKİR ÖZER (NARENCİYE ÜRETİCİSİ)

Narenciye üreticisi şu anda zor durumda, bunun nedeni ise malın para etmemesi ve işçi ücretlerini ödeyemez duruma gelmeleridir. Portakal normalda ton başına 20-25 bin olması gerekirken şurup olarak 4 bin liraya satıyoruz. Üretici olarak çeşitli illere mal gönderiyoruz, satamadık diyerek bizim paraları ödemiyorlar. Devlet mazot, gübre, ilaç ve sulama desteği vermelidir. Çiftçi bahçeyi sulamakta zorlanıyor, bir saat sulama 600 lira, bunu ödeyemiyoruz. Yani biz destek görmez isek üretimi sürdürmekte zorlanıyoruz.

CEVDET HANTAŞ (NARENCİYE ÜRETİCİSİ)

Biz üretici olarak Pazar ve tüccar bulamadığımızdan ötürü sıkıntı yaşadık. Bizim dönüm başına 8-10 bin arasında bir giderimiz olmaktadır. Yıllar önceki ürünümüz para etseydi, çiftçi hiçbir sıkıntıya düşmezdi. Ürün çok olduğu için arz ve talep oluşmadığı için sıkıntı çekmekteyiz. Üretici olarak borç ve kredilerimizi ödeyemedik. Devletin çiftçinin borcunun borcu konusunda öteleme yapmadı, çiftçi mağdur oldu. Devlet mazot ve gübre desteği veriyor ama üreticiye değil mal sahibine yani tarla bazında veriyor, üreticiye verse daha iyi olur. Çiftçi son senelerini oynuyor, bundan sonra çiftçi traktörünü, arabasını, toprağını satarak ayakta kalmaya çalışıyor. Yani çiftçi “seneye iyi olur” diyerek bu günlere geldik ve artık böyle gitmiyor.

HÜSEYİN GÜLER

ERZİN

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir