Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetimi, Ortadoğu’da artan çatışmalar ve yaşanan sivil kayıplara, bölgede giderek derinleşen emperyalist sömürüye dikkat çekmek amacıyla “YOKSUL DÜNYA HALKLARI, ORTAK DÜŞMANI TANI” şiarıyla Abdullah Cömert Alanında basın açıklaması düzenledi.
Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetimi adına basın açıklamasını okuyan Salih Esmer şu ifadelere yer verdi:
YOKSUL DÜNYA HALKLARI ORTAK DÜŞMANI TANI!
ORTADOĞU YİNE KAN GÖLÜ!
Hem de ABD ve AB emperyalizminin, Siyonist İsrail’in hamiliği adı altında emellerini artık gizleme ihtiyacı duymayacak bir pişkinlik ve kana susamışlık ile ORTADOĞU yine kana bulanıyor.
Uluslararası hukuk, mahkemeler, BM, ADALET DİVANLARI, LAHEY, İnsan hakları bildirgeleri hepsi hikâye.
Dün de öyleydi ve bu ceberrut düzen devam ettiği sürece de hep öyle olacak buna kuşku yok. Fakat bu sefer bunları birinci ağızdan kendileri ifade ve itiraf ediyor. Yani “Emperyalizm kapitalizmin en yüksek aşamasıdır, tanrısı paradır ve buna erişmek için her yolu mubah kılar. Kan ile beslenir. Marx ve yoldaşları hep haklıydı” diyor.
Asıl sorun; bunlara yamanan, hala bunlardan medet uman, bunların aklı ve ayakları ile yol alma düşü kuran, küresel ve bölgesel her düşünceden, ideolojiden ve yapıdan nicesinin, “BEN ÇIRILÇIPLAĞIM” diye bağıran emperyalistlere ve emperyalizme hala ve ısrarla örtü görevi görme uğraşıdır.
Bu uğraş ve emperyalizme zımni destek kesilmediği sürece, dünyanın nice ve özelde mazlum Ortadoğu Halkları bunun ayırımına varmadığı sürece korkarız ki bu coğrafyada ve dünyamızda yoksul, emekçi halkların kanı akmaya, akıtanlar ise kanı süzülen cesetlerin üstünde tepinmeye devam edecektir. Hem de zafer naraları ile, hem de emellerini hiç gizlemeden, hem de her tükettiğini kendine yedekleyerek.
Dün Suriye’de olan buydu, bugün İran’da hedeflenen bu. Yarın istisnasız her coğrafyada olacak olan bu. Yoksul dünya halkları ortak düşmanı tanımadıkları ve onunla yüzleşme cesareti göstermedikleri sürece, ne yazık ki bunu durdurmak mümkün olmayacaktır.
Yoksul dünya halkları bir karar vermek zorundadır: Ya cellatlarına ilan aşk ve yedeklenme üzerinden kardeş katline ortaklık ya da direniş ve amasız, fakatsız bütün yoksul dünya halkları ile alenen, fikren ve bedenen kesintisiz dayanışma.
Emperyalist yamyamlığın egemen olduğu coğrafyalardaki emekçi halklar; bugün bu yamyamlıktan alınan sus payına rıza gösterdikçe, görecekler ki çember gün gelecek kendileri için de daralacaktır. Dış düşman kalmayınca bu sefer kendileri egemen efendilerinin iç düşmanı olarak tanımlanacak ve aynı kaderi yaşayacaktır.
Bugün dünyada ve özellikle AB’de tırmandırılan faşizmin ayak sesleri, bu kaderin görece varsıl ülke halklarına çok uzak olmadığının kanıtıdır.
İnsanlık tarihinin bizlere öğrettiği en değerli şey; her şeyin ileri akışıdır. Bu akış kaçınılmazdır. Ancak ve ne yazık ki bunun süresini ve hızını yoksul dünya halklarının anti emperyalist temelde ortaklaşmış sınıf mücadelesi dışında belirleyecek bir araç yoktur.
Farkında veya değil, ortak kaderi paylaşan dünya halkları türlü türlü nedenlerle ayrıştıkça, bu akışın yavaşlaması ve akabinde acı, kan ve gözyaşının artması kaçınılmaz olacaktır. Hatta daha da ilerisi, bu ceberrut düzenin sahipleri kendilerinden sonra ileriye akacak bir dünya bırakmayacak denli vahşileşebilecektir.
Buna seyirci kalınamaz, kalamayız. Ortak düşmanı tanımak zorundayız. Ortak düşmana karşı birleşmek zorundayız. Başka bir kurtuluş yolumuz yoktur.
Düne kadar alanlarda ve ülke veya en çok coğrafya için haykırdığımız “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganını tüm dünyada ve hep bir ağızdan atma zamanı çoktan gelmiş hatta geçmiştir.
Emperyalizm yenilecek. Emperyalizm döktüğü kanda boğulacak ve dünya halkları kazanacak.
Susma sustukça sıra sana gelecek.
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz.
Ülke ve Dünya Halklarına saygılarımızla.
Haber: Erdal YILMAZÇELİK







