Hatay’ın Yayladağ Çilek hasadı başladı. Çilekler tarladan toparlanarak pazarlara gönderilmektedir. Yayladağ çileğinin Antalya ve Mersin gibi illerde üretilenden farklıdır. O bölgelerde bir yıl çilek ürün verir ikinci yıl yeniden ekilir, Yayladağ’da ise rakım yüksek olduğundan iki yıl ürün verebilmektedir. Yayladağ rakım yüksek olduğundan kalite ve aroması da farklı olmaktadır.
Yayladağ’ın çilek üretimindeki yeri, aroması ve fiyatlarının ne olması konusunda Yayladağ Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Mühendisi Mehmet Ali Ballı ve Üretici Sabır Bozça ile görüştük. Çilek fiyatlarının şu anda kalitesine göre kilosu; 60-75 lira arasında tarlada satılmaktadır. Üretici ise bu fiyatın çok az olduğunu, en az 90 lira olmasını istemektedir. Pazarda ve marketlerde fiyatlar ise 100 liradan başlayarak 150 liraya kadar satılmaktadır. Marketlerde fiyatlar tarladan alınanın iki katından daha fazladır.
Yayladağ Çilek üreticileri çilek tarlalarının sigorta kapsamına alınmasını ve devletin desteğini beklemektedir.
Samandağ Çilek Üretimi bu seneden sonra örtü altı üretime geçeceklerini ifade ettiler.
MEHMET ALİ BALLI (YAYLADAĞ ZİRAAT ODASI BAŞKANI VE ZİRAAT MÜHENDİSİ)
Yayladağ İlçe’de 1200 Dönüm Ekilmekte ve 4-5 Ton Çilek Üretilmektedir.
Yayladağ Çilek hasadına başladık, Yayladağ Çilek üretimi 1200-1300 dönüm civarında bir çilek ekimi yapılmaktadır. Bizim çileklerin tadı, aroması diğerlerinden farklı ve ömrü ise uzun bir bitkidir. Bu çilek üretiminde bin kişiyi istihdam etmekteyiz. Birim anlamında en çok verim elde ettiğimiz çilektir. Ortalama dönümden 4-5 ton ürün alınmaktadır. Çilek üreticileri ilçemize güzel bir getiri sağlamaktadır. İlçemizde üç adet soğuk hava deposu mevcuttur. Çilekler sofralık, reçellik ve meyve suyu sanayisinde de değerlendirilmektedir. Bizim diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi girdi maliyetleri yüksek ve üreticileri zorlamaktadır.
Barajın Dolması Bizim Gelecek Yıl Daha Bol Ürün Alabilmemizi Sağlayacaktır.
Çilek üretimi meşakatlı bir üretim süreci vardır, çilekte yılda çiftçi 8-9 ay çilek üretimine emek vermektedir, bunun sonunda hasada geçmektedir. Çiftçilerin en çok zorlayan susuzluk ve girdi maliyetleridir. Kaliteli bir ürün için iyi bir toprak hazırlığı, kaliteli fide kullanımı, dikim tarihini zamanında yapılması ve bunlar çok önemlidir. Yine çiftçilerimize önerimiz; Ziraat mühendisleri ile istişare ederek, bilinçli bir ekimin yapılması gerekmektedir. Gelecek yıl şöyle bir planımız var, geçen sene suyumuz yoktu, bu sene barajımız doldu, ziraat odası olarak hem de ziraat ilaç bayileri olarak çiftçilerimize yardımcı olarak, üretimin kalitesini, genişlemesini hesap ediyoruz. Fidelerimizi bizim soğuk hava depoları, Adana ve Kayseri illerinde bağlantımız var, bu şekilde temin edilmektedir. Buralardan sertifikalı, faturalı fide temin edilmesi gerekir.
Bizim iklim ve Rakım Yüksekliğinden Çilek Hasadı Diğer İllerden Sonra Başlamaktadır.
Yayladağ Çilek üretimi için iklim ve rakım son derece uygundur. Bizim iklim ve rakım açısından Antalya ve diğer bölgelerden çilek hasadı biterken, Bizim hasadımız o ilerden sonra başlamaktadır. Bu da bize biraz fiyat avantajı sağlamaktadır. Geçen dolu yağdı ve çilek bitkisine zarar verdi, bu anlamda çiftçilerimiz dolu ve diğer zararları önlemek için örtü altı üretime yönelecekler. Bizim ekim iki yılda bir yapılmaktadır. Bölgemizin iklimi çileğin kışın soğuklama ihtiyacını giderdiği için ürün vermesi iki yıldır. Çilek kilo başına duyduğumuza göre, 75-80 lira diye biliyoruz, yetmez ama idare eder diye düşünüyorum.
SABIR BOZÇA (ÇİLEK ÜRETİCİSİ)
Bizi Bu Fiyatlar Kurtarmıyor.
Çilek üreticileri yağmurların çok olması, dolu yağması ile biraz mağdur oldular. Gördüğünüz gibi çilek hasadı yeni başladı, inşallah iyi olur diyorum. Bizim çilek fiyatları çok düşük, en azından giden senin fiyatları olan kilosunun 80-90 olmasını isteriz. Enflasyon yüksek ama bizim çilek fiyatları düşüyor. Bizim aldığımız bilgi ise kilosu 60 liradan başladığını öğrendik. Bizim işçilik, gübre ve diğer kullandığımız girdiler hemen, hemen iki misline çıkmıştır.
Sigorta Yaptıramıyoruz, Çiftçi Bitti
Bize devlet desteği yok, sigorta yapmıyorlar, geçen sene beş dönüm arazimi sigortalamıştım, bizi o zaman dolu vurmuştu ama sigorta ve devlet bize paramızı ödemediler. Bakın giden sene dönümünü 700 liraya sürdürmüştüm, şimdi ise 1500 liradır. İşçilik giden sene 500 iken bu sene 1500 olmuş, bize bir dönümün maliyeti 150 bin lirayı bulmaktadır. Bana göre çiftçilik bitmiş, ben bu alanda en iyi durumda olanlardanım, benim halim kötü ise diğerlerinin halini siz düşünün.
HÜSEYİN GÜLER
YAYLADAĞ







