Anasayfa / Manşet / TMMOB MİMARLAR ODASI HATAY ŞUBESİ  DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ: SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE BARINMA HAKKI İÇİN  MİMARLIK!

TMMOB MİMARLAR ODASI HATAY ŞUBESİ  DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ: SAĞLIKLI VE GÜVENLİ BİR ÇEVREDE BARINMA HAKKI İÇİN  MİMARLIK!

Mimarlar Odası Hatay Şubesi, 5 Ekim Dünya Mimarlar Gününde yayınladığı Basın bildirisinde, “Sağlıklı ve Güvenli bir Çevrede Barınma Hakkı için Mimarlık” vurgusu yaptı.

Mimarlar Odası Hatay Şubesi 11.dönem Yönetim Kurulu’nun yaptığı Basın açıklaması şöyle:

“Kurucu üyesi olduğumuz Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından her yıl farklı bir tema çerçevesinde mimarlığın, kentlerimizdeki ve yaşam alanlarımızdaki sorunların toplum gündemine getirilmesi ve farkındalık oluşturulması amacıyla Dünya Mimarlık

Günü kutlanmaktadır.

İlk kez 1985 yılında kutlanan Dünya Mimarlık Günü bu yıl, Birleşmiş Milletler Habitat Günü ile eşzamanlı olarak 5 Ekim 2026 tarihinde kentlerimizin, mesleğimizin ve toplumun geleceğine odaklanan “Barınma Bir İnsan Hakkıdır-Onu Geliştirin” teması ile Uluslararası Mimarlar Birliği üyesi yüz yirmi dört ülkede bir milyondan fazla mimar tarafından kutlanacak. Mimarlar Odası olarak bu çerçevede, tüm Birimlerimiz ve doksan bine yaklaşan meslektaşımız ile Dünya Mimarlık Günü ile başlayan hafta ve Ekim ayı boyunca “Mimarlık Haftası Etkinlikleri” gerçekleştireceğimizi değerli

kamuoyumuzla paylaşıyoruz.

Birlik; küresel konut krizine dikkat çeken 2026 Dünya Habitat Günü Teması olan  “Herkes için Yeterli Konut” bağlamında UIA tarafından Dünya Mimarlık Günü kapsamında barınma ve konutu bir insan hakkı olarak önceleyen “Barınma bir İnsan Hakkıdır – Onu Geliştirin” temasını seçmiştir.

UIA, 2026 yılı için belirlediği tema ile mimarları tasarım, araştırma ve mücadele yoluyla  herkesin konuta eşit erişimini sağlamaya çağırmaktadır.

Ülkemizde ve dünyada ekonomik krizle birlikte, toplumsal ve sosyal alanlarda yaşanan  krizin yaşam koşullarını giderek ağırlaştırdığı günümüzde; barınma ve konut sorunu, geçim sıkıntısı ve yükselen kira bedelleri nedeniyle büyümektedir.

Uluslararası Mimarlar Birliği; yapı ve mekân tasarımı ile barınaktan kent ölçeğine kadar  yaşam alanlarını düzenleyen mimarları sadece tasarım pratiğiyle sınırlı kalmayıp tüm  gelir gruplarının eşitçe erişebileceği sağlıklı, güvenli ve dayanıklı konut üretimini  benimseyen politikaların üretilmesine katkı vermeye çağırmaktadır.

Uluslararası Mimarlar Birliği, Dünya Mimarlık Günü kapsamında; kentlerin ve  toplumların karşı karşıya olduğu en acil sorunlardan birisi olarak “barınma krizi”ne  dikkat çekmektedir. “Konut bir haktır, lüks değil” anlayışıyla; yeterli ve uygun konuta  erişimin temel bir hak olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek; mimarlığın ve  mimarların bu hakkın sağlanmasındaki rolünü vurgulamaktadır.

Mimarlık, yalnızca nitelikli yapı tasarlama ve inşa etme sanatı değildir. Her bireyin temel  hakkı olan nitelikli ve dayanıklı yaşam çevrelerinin oluşturulmasına; herkes için yeterli konut ve barınma hakkının sağlanmasına katkı sunmak, mimarın hem mesleki görevi   hem de topluma karşı sorumluluğudur.

Yapılı çevrenin sağlıklı ve kamu yararını gözeten politikalar çerçevesinde üretilmesi,  korunması ve kullanılması; kamu yönetiminin, merkezî ve yerel yönetimlerin, meslek  mensuplarının, meslek kuruluşlarının ve ilgili tüm kesimlerin ortak yükümlülüğüdür.

Geliştirilecek tüm proje ve uygulamaların bilimsel ilkeler ve gerçekler çerçevesinde,  kamu ve toplum yararı gözetilerek oluşturulması; bilim insanlarının, yerel yönetimlerin,  meslek odalarının, akademik kuruluşların ve tüm ilgili kesimlerin koordinasyonunun ve  işbirliğinin sağlanması gözetilmelidir.

Hatay’da 6 ve 20 Şubat 2023 depremlerinin ardından kentimizin büyük ölçüde yeniden  şekillendiği bugün, önümüzde “kaç konut yapılacağı” sorusunun ötesinde, çok daha  temel bir soru bulunmaktadır: Nasıl bir kentte, nasıl bir yaşam çevresinde yaşayacağız?

Bugün Hatay’da yapılar yükselirken ve kentin “yeniden ayağa kalktığı” ifade edilirken,  asıl sorulması gereken sorulardan biri de şudur: Bu kent kimin için yeniden kuruluyor?  Bir kentin yeniden inşasını yalnızca tamamlanan konutların, yükselen yapıların ve  gerçekleştirilen projelerin sayısıyla değerlendirmek mümkün değildir. Yeniden  yapılanmanın gerçek ölçütü; kentte yaşayanların yaşamlarına, ihtiyaçlarına ve  haklarına ne ölçüde karşılık verdiği, onları kendi kentlerinde yaşamaya devam  edebilecekleri bir gelecekle buluşturup buluşturmadığıdır.

Hatay; mahalleleri, sokakları, kamusal alanları, kültürel mirası, belleği ve kuşaklar  boyunca oluşmuş yaşam kültürüyle, üzerinde yapıların yükseldiği bir alanın çok  ötesinde bir bütündür.Bu nedenle yeniden yapılanma sürecinde mesele yalnızca  güvenli konut üretmek değil; kentlinin kendisini ait hissedebileceği, sosyal ve kültürel  sürekliliğini koruyabileceği, nitelikli ve yaşanabilir bir kenti yeniden kurabilmektir.

Bugün alınan planlama ve yapılaşma kararları Hatay’ın önümüzdeki onlarca yılını ve  gelecek kuşakların yaşayacağı kenti belirleyecektir. Bu nedenle yeniden inşa sürecinin  insanı ve yaşamı odağına alan, sosyal ve kültürel değerlerini koruyacak bütüncül bir  kentleşme anlayışıyla ele alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Hatay’ın  geleceğinin; kentlinin kendi kentinde yaşamaya devam edebildiği, belleğini ve kimliğini  koruyan, güvenli, nitelikli ve yaşanabilir bir kent olarak kurulmasının ortak  sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz.

Mimarlar Odası Hatay Şubesi olarak mesleki bilgi ve birikimimizi kamu yararı  doğrultusunda kullanmaya, kentimizin geleceğine ilişkin süreçleri takip etmeye ve  Hatay için söz söylemeye devam edeceğimizi ifade ediyor; eşitliğe dayalı, temel insan  hak ve özgürlükleri bakımından hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı,  sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelecek dileğiyle meslektaşlarımızın ve tüm kentlilerimizin  Dünya Mimarlık Günü’nü kutluyoruz.

 

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir