Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

SON DAKİKA

Bu Gün Anlaşılamayan Şey NEDİR?

Aytekin Ertuğrul
Aytekin Ertuğrul
  • 26.02.2019
  • 170 kez okundu

Bu sorunun yanıtını 1993 te yazdığım bir yazıyı tekrar yazarak cevap vermek istiyorum. Ahmet Abdullahoğlu’nun sahipliğindeki Özyurt Gazetesinde  1993yılındaki yazıyı yazayım ki güncel bir zülfü yâre dokunmasın.

Yazımızın başlığı şudur. “ 16 Şehit Daha” Daha henüz sırtımda üniforma var. O nedenle yazımdaki imza başka. Şevket Raşit Dor. Aslında Şevket Raşit Dor diye bir yazar da yok. İskenderun Gündem gazetesinin baş yazarı Rahmetli Hüsamettin Tacettin böyle zülfü yâre dokunan yazılarda kendi imzası yerine bu imzayı kullanırdı. Şevket Raşit Dor. Bana da Asker olduğumdan kullanmak için izin verdi. Ben de bu imzayı iki yıl kadar kullandım. Herkes bu yazıları Hüsamettin Tacettin yazdı sanırlardı. Ben de Hüsamettin Tacettin’in şemsiyesi altına sığınır siyasi yazılar yazardım. RahmetliHüsamettin bey, kalemi güçlü bir Gazeteciydi, iyi bir yazardı.  Bu yazı 28 Ağustos 1993 tarihlidir. O zaman da doğuda anarşi var. Doğudan şehit haberleri var. Ama Ankara’da işe el koyacak TBMM ve hükumeti yok. Tıpkı 14 Mayıs 1950 den sonra günümüze kadar olduğu gibi. Yazı oldukça uzun aralarda kısaltmalarla sunuyorum.

“22 Ağustos gecesi İran’dan sızan bir grup terörist Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Sultantopu sınır karakolunu bastılar. 4 saat süren çatışmada bir Teğmen, bir asteğmen ve 16 erimiz şehit oldu.

Bu haber ne ilktir ne de sondur. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir.

Ardı arkası kesilmeyen 1071 den beri devam eden Türk düşmanlığı + Haçlı düşmanlığı devam ediyor.

Gazetelere bakıyorum bu olayı tarih açısından bir milletin geleceği açısından ele alan pek yok.

Bir olay olduğu zaman o olay incelenir. Güncel önlem nedir bu uygulanır. Adam asılacaksa asılır. Tutuklanacaksa tutuklanır. Bir de bir daha bu olaylar yaşanmasın diye ne yapmak gerekir onlar araştırılır ve bulunur. Onlar uygulanır. İşte Atatürkçülük budur. Önce yurdumuzun işgalden kurtarılması gerekiyordu. Bu yapıldı. İmkanlar ne ise kullanılarak yapıldı. Ondan sonra da bir daha bu olaylar olmasın, Türk Milletinin hayatına son verilemesin diye alınacak önlemler alındı. İlkeler saptandı. Ve bunlar Türkiye Cumhuriyetinin ilkeleri olarak uygulamaya konuldu. Ve aşağıdaki ilkeler Cumhuriyetimizin temel esasları olarak benimsendi.

DENK bütçe

Devletçilik esasları dahilinde karma ekonomi

Bağımsız bir MALİYE

Yabancıların Türkiye Cumhuriyetinin kanunlarına uymak şartı ile Türkiye’de ekonomik faaliyetler yapabilmeleri,

Yerli sanayiimizin gümrüklerle korunması

Laiklik , halkçılık ve devrimcilik esaslarını toplum yaşamının her sahasında uygulanması

Milli Eğitimizin ve Milli Savunmamızın Milli amaçlarımıza uygun olarak milletimizi imkanları dahilinde yürütülmesi gibi daha bir çok esaslar.

Ama biz ne yapmışız.

DENK bir bütçe yapamamışız

Devletçilik esasları dahilinde bir ekonomik sistem yerine özel teşebbüsleri esas alan bir ekonomik sistem kurmuşuz. Bununla da yetinmemiş eldeki devlet teşebbüslerini satılığa çıkarmışız.

Bağımsız maliyemizi sürdürememiş İMF ye bağlamışız.

Yabancı sermaye kanunlarımıza uyarak gelmeyince biz kanunlarımızı yabancı sermayeye uydurmuşuz. Ve o zaman gelmişler.

 Yerli sanayiimizi gümrüklerle korumamışız. Bunun sonunda bir çok yerli üretimimiz durmuş iflas etmiştir.

Laiklik, halkçılık ve devrimcilik kitap yazılarında ve derslerde kalmış. Milli eğitimimizi ve milli savunmamızı yabancı özel okullara ve şirketlere bırakmışız.

…Ve daha bir çok şeyleri yapmışız. Ve yapmaya devam ediyoruz. Dahili ve harici bedhahlar kimlerdir ne yapıyorlar bunları unutmuşuz. Ve dahası bizin de gaflet içinde bir bedhah olabileceğimizi de….”

1993 te bir ABD doları 9.500 TL idi. Bu gün itibari ile 5.300.000 TL dir. Yanı o günden bu yana Dolar.557 misli değer kazanmıştır. TL ise 557 defa değer kaybetmiştir. Tersine ve yanlış gidiş  işte budur. Şimdi anladınız mı neden şehitlerimiz bitmiyor. Parasının değerini koruyamayan bir sistem Mehmetçiğini de koruyamıyor. Burada anlaşılamayacak bir şey yok. Ama Anlaşılamayacak bir şey var. Anakaradaki TBMM toplanarak neden DENK bütçe yapmıyor. Anlaşılamayan şey işte budur.

Seçimlerimiz için notlarımız.

1-Sayın Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay diyor ki: Zillet ittifakı gücünü Kandil’den ve FETO dan alıyor. Kem söz sahibine aittir.. Bu sözlerle Türk milletinin derdine çare bulamazsınız. DENK bütçe ve Laik eğitime dönmek zorundasınız. Bu gerekliliği  söylemeyen hiç bir şey söylemesin sussun daha iyidir. Türk milletinin bu gibi  sözlere ihtiyacı yoktur. Denk bütçeye dönelim laik eğitime dönelim demeye ihtiyacı vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bize göre bir çatlak daha vermiştir

2-AKP  kandırmaya devam ediyor. Sebze ve meyve fiyatları artmıyor. Artıyor ama tayfundan kaynaklanan küçük bir artış olabilir. Ama esas artış orada değil. Para basılarak paramızın değeri düşürüldüğünden fiyatlar artıyor. AKP nin karnesi ve bütçe rakamlarına bir göz atın. İşte AKP nin karnesi.

2002 den bu yana   Açık bütçeler yapılarak Türk milletinin cebinden 545 milyar YTL kanun zoru ile alınmıştır.

Bir gram altın 18 YTL den 226 YTL ye çıkmıştır. Artış 12 mislidir

 ABD Doları 1.320.000 TL den 5. 247.000 TL ye çıkmıştır. Artış 4 mislidir

Çeyrek altın 24 YTL den 371 YTL ye çıkmıştır. Artış 14 mislidir

Dış Borç 129. Milyar Dolardan 453. Milyar Dolara çıkmıştır. BU karneye Türk milleti DEVAM demez. Demeyecektir. 14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra hiçbir siyasi parti 1954  ve 1965  hariç tutulursa seçim kazanmamıştır. 2002 de  seçim kanun gereğince oyların  %44 lük büyük bir kısmı çöpe atıldığından AKP %34 ile kazanmıştır. AKP o gün bu gündür hiç seçim kazanmamıştır. Hele 7 Haziran seçimlerinde evine gönderilmişken 1Kasım seçimlerinde nasıl kazanmıştır? Yazmaya elim varmıyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ