Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 6,06 / Satış: 6,09
€ EURO → Alış: 6,78 / Satış: 6,81

SON DAKİKA

DOYUMSUZ DİYANET!!??..

Ali Dal
Ali Dal
  • 16.04.2019
  • 79 kez okundu

Sevgili okurlarım;

Allah aşkına söyler misiniz; üretimden el çektirilmiş (?!), her şeyi ithal eder olmuş ve aşsızlığın, işsizliğin, yokluğun, yoksulluğun ve bilhassa yolsuzluğun diyarına dönüştürülmüş Ülkemde; israfta sınır tanımaz oluşuyla anılan “AKP Tek Adam Siyasi iktidarın”; yine aynı şekilde, sekiz bakanlığın bütçesine denk bütçesine ilaveten yüz milyon liralarla ifade edilen ödenekle de doymayan Diyanet’in; her bakımdan halk nezdinde ki inandırıcılığı kalır mı?!  Hal böyle iken, israfa, ikraha, iftiraya, istismara, cehalete, harama, zulme ve gaspa cevaz vermeyen dinimiz İslam’ın ve kutsal Kitabımız Kuran- Kerim’in hilafına görüntü vermeyi sürdüren Diyanet Kurumu’nun, asli görevlerine yakın olması düşünülebilir mi?! Şahsen biz toplum olarak ülke hayrına hizmetlerin teşvikinde; bilhassa beytülmalın korunup kollanmasında Diyanet Kurumunun yapıcı ve inandırıcı etkilerini görmeyi çok isterdim… Ama maalesef Diyanet; dini siyasallaştıranlar karşısında “üç maymunu” oynamayı tercih ederek, mana ve önemini adeta bilerek ve isteyerek şüpheye düşürmenin tarafı olmayı sürdürmektedir?!..

Öyle ki, Diyanet Kurumu; “Ikra” ile başlayan kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in kati tebliğlerinin hilafına; “Okuyan insandan haz etmem” diyebilecek derecede bağnazlaşanları “rektör” yapan, yine aynı şekilde fen ve Anadolu liseleri imam hatipleştiren “AKP Tek Adam Siyasi iktidarı” na karşı uyarıcılık ve yol göstericilik görevini, kallavi bütçeye konmak uğruna es geçebilmiştir?!.

2018 yılında 7.7 milyar TL.lik bütçeye ilaveten 600 milyon TL. lik ek ödenekle birlikte toplam 8.3 milyar TL yi eriten Diyanet Kurumu, bu doyumsuz yönüne rağmen, toplumun genelini kapsayan bir bakışla irşada, ihyaya, iyiye, doğruya ve aydınlanmaya dair hangi rehberliği yerine getirebilmiştir?!.. Doğrusu “AKP Tek Adam Siyasi iktidarı” nın “malûm sesi” olmanın dışında (?!) bu kurumun hizmetlerle anılması henüz gerçekleşmiş değildir?!.. Ayrışmaların, aldatmaların, zulümlerin, haramların, yalanların, talanların ve hoyratça yapılan israfın artarak sürmesi bu iddiamızı doğrulamıyor mu?!.. Dinimiz İslâm’ın ve kitabımız Kuran’ın emirlerini topluma doğru ve tam olarak zamanında yansıtmakla yükümlü olan Diyanet, görevlerini yerine getirememekteyse bu kadar bütçeyi hangi alanlarda kullandığını da topluma izah etmek zorundadır!!..

Bu denli devasa bütçesiyle, 110 bin personeliyle, 100 bini aşkın cami ve mescidi ile asli görevlerini yerine getirmesi beklenen Diyanet Kurumu; kendini inkâr edercesine (?!) kalkıp da siyasi iktidarın propaganda afişlerini minareler arasına, cami duvarlarına, şadırvan sütunlarına asmakla; ibadet için camiye ve mescide gelen cemaate siyasi iktidar lehine telkinlerde bulunmakla ve toplumun büyük bir kısmını yok saymakla anılmaya başlanmışsa; ister istemez insanın aklına “ihmalin, israfın, inkârın diğer kanadı Diyanet’in” olabileceği gelmiyor değil hani?!..

Sevgili okurlarım;

Benim Ülkemde; “din adına” diyerek ortalığa doluşan “cemaat” görünümlü (?!) karanlık odakların toplumda  nerelere kadar sindiklerini ve onulmaz dertler açtıklarını defalarca birlikte gördük!!??.. “15 Temmuz 2016 FETÖ Kalkışması” Ülkeme “din yaftası” adı altında yaşatılan bunca rezaletler ortadayken (?!); hiç değilse Diyanet, bundan sonrası için irkilip kendine gelmeli ve ‘cemaat’ görünümlü ‘illegal yapılanmalara” karşı teyakkuzda olmanın sorumluluğu ile hareket etmeli… Dahası, her yıl katlayarak artan bütçesini; “zengin babanın çapkın oğlu” misali har vurup harman savurmak yerine Ülkemin kıt kaynaklarını ve öncelikli hizmetlerini dikkate alarak değerlendirmelidir…. 

Bu yönde rehber arama ihtiyacı hissettiğinde Kurtuluş Savaşı yıllarında; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün atadığı ilk Diyanet İşleri Başkanı Börekçi Rıfat Efendi anlayışını düstur edinmelidir… Aksi durumda “Doyumsuz Diyanet” olarak anılmayı göze almalıdır?!..

Söylemle eylemi ters düşen imam

Bana “gel arkamda saf tut” demesin

Şüpheli niyete teslim olamam

Çünkü ben elmaya armut demesin

***

“Elif gibi” demem, yamuk gidişe

Kefili olurum, sağlamsa işe

Hakikat dururken, hayale, düşe

Aklı inkâr edip somut diyemem

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ