Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,39 / Satış: 6,41

SON DAKİKA

Kısa Kısa 31 Mart 2019 a Doğru

Aytekin Ertuğrul
Aytekin Ertuğrul
  • 18.03.2019
  • 142 kez okundu

2. Cihan savaşının tam ortasında Churchill İngiltere’nin Başbakanıdır. Durum hakkında BRİFİNG alıyor. Almanya Rusya’nın yarısın işgal etmiş. Danimarka Hollanda Belçika ve Fransa’nın tamamını işgal etmiş. Ada İngiltere’si hemen hemen her gün Alman Bombardıman uçaklarının taarruzunda. Velhasıl, savaşın bilinen ölçülerine  göre hemen hemen her şey kaybedilmiştir. Brifingin sonunda şu tarihi cümleyi söyler. “ Durum vahim ama umutsuz değildir.” Churchill de bildiğiniz gibi Atatürk döneminde  Çanakkale’de Bahriye nazırı idi. O nu kendisine örnek almış bir devlet adamı idi. Sonuçta İngiltere’nin de taraf olduğu Anti fasit cephe 2. Cihan savaşını kazanmıştır.

AKP karnesine Tekrar Göz Atalım.

 AKP karnesi  kötü bir brifingdir, Bakalım son durun nedir?

Bir gram altın 18 YTL den 228 YTL ye çıkmıştır. Artış 12 mislidir

 ABD Doları 1.320.000 TL den 5.470.000 TL ye çıkmıştır. Artış 4 mislidir

Çeyrek altın 24 YTL den 374 YTL ye çıkmıştır. Artış 14 Mislidir

Bu ne demektir AKP yönetimi 2002 de kış uykusuna yatmış  memleketin bütçesi ile uzaktan yakından ilgilenmemiş ve  18 YTL olan bir gram altın 228 YTL ye . 24 YTL olan bir çeyrek altın 374 YTL ye ve bir ABD doları 1.320.000 TL den 5.470.000 TL ye çıkmıştır. Şimdi diyorlar ki. “ Durum vahim” peki NEDEN durum vahim. DENK bütçe yapmadınız da ondan durum vahim kimse demiyor diyemiyor.  Atatürk bu tablo için şöyle demiştir: Bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır. İsmet Paşa bu tablo için 1957 de şöyle diyordu: “Enflasyon politikası iktidarın daha ilk yıllarından itibaren iktisadi bünyeyi süratle takatinden düşürerek 1952 son baharı başlarında memleketi tam manasıyla iflasa sürüklemiştir. Kelimeyi tartarak kullanıyoruz.” NOKTA

Mansur Yavaş olayı Nedir?

Mansur Yavaş daha önce MHP den iki dönem Beypazarı Belediyesi başkanlığı yapmıştır. Beypazarı’nda insanlara üretmeyi ürettiğini ambalajlamayı ve onları pazarlayıp satmayı öğreterek Beypazarı’na yeni bir gelir kaynağı ve ufuk açmış değerli bir Türk vatandaşıdır. Şimdi ise 24 senedir belediye başkanı yetersizliği ve çağdaş düşünceden uzak duruşu  ile Ankara bir orta çağ kasabasına dönüşürken Cumhuriyeti kuran Türk halkının partisi CHP tarafından Ankara belediye başkanlığına aday gösterilmiştir. ( Geçen seferde de adaydı. Ancak sandık ve oy pusulaları karmaşası ile seçilemediği bilinmektedir.)Adayımızın Kamu oyu yoklamalarında açık ara ilerde olmasını gören AKP bu konuda  uyduruk bir haber yayınlamışlardır. İşte bu yayına Mansur Yavaş’ın cevabı şudur:

“Bizim PKK ile ittifak yaptığımız yönünde iftira atmaya çalıştılar. Bunlar çare olmayınca, belediye çalışanlarının işten çıkarılacağı yerine 20 bin PKK’lının işe alınacağı duyuruldu. Siyasi tarihimizin en ahlaksızca yürütülen kampanyanın özeti şudur: Bu şahıs resmi evrakta sahtecilik, şantajdan hapis cezası almış bir kişidir. Avukatlığını yaptığım şirketin ödemesini alıp kaçmış, şahsıma bıraktığı senedi icraya verdiğimde, senetteki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bir suçun mağdurunun suçlu ilan etmek çirkef iddiadır. Rakibim bu şahsı bana karşı maşa yapmaktadır. Yargıtay’ın onayladığı herhangi bir ceza kararı bulunmamaktadır. Şahsın bana verdiği sahte senetle ilgili bir icra inkar kararı vardır. Asıl mağdur benim. Yargıtay’ın hakkımda onayladığı herhangi bir ceza davası, ceza kararı yoktur.”

Bu kumpas dolayısı ile demokrasinin olmazsa olmazlarını tekrar hatırlatmak gerekmiştir. Demokrasilerde iktidarlar rakip partilerin haklarının korunmasından birinci derecede sorumludurlar. Demokrasilerde insan haklarına, insan hukukuna, insanın benliğine ve maddi ve manevi değerlerine  saldırılamaz. Bu cümleden olarak insanların ceplerinden paralarını sofralarından yiyecek ve içeceklerini alma anlamındaki açık bütçeler yapılamaz. Açık bütçe yapanlar ve yaptıranlar derhal cezalandırılır. Açık bütçede ısrar eden partiler Temelli kapatılır. Bunlara karşı yasalar derhal uygulanır. Demokrasilerde sadece iktidarın değil muhalefete verilen oyların da bekçisi YSK dur. Demokrasilerde Cumhurbaşkanları ile YSK tarafsız olurlar. Ve seçimlerim düzen içinde ve dürüst olarak yürütülmesini gözetlerler. NOKTA.

Seçimlerimiz ve umutlarımız

Türk milleti iktidara da muhalefete de güvenmiyor. Çünkü ikisi de Türk milletinin yok edilmesi programı olan AÇIK BÜTÇEDE birleşiyorlar da ondan güvenmiyor. İktidar da muhalefet de Atatürk’ün şu direktifinden bihaberler. ” Bu günkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. MALİ BAĞIMSIZLIĞIN KORUNMASI İÇİN İLK ŞART BÜTÇENİN EKONOMİK BÜNYE İLE ORANTILI VE DENK OLMASIDIR. Atatürk’ün bu direktifi 10 Kasım 1938 den beri gizli gizli ve 14 Mayıs 1950 den beri de açıktan Türk milletinin gözünün içine baka baka “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma” diye yemin edenlerce çiğneniyor. Meselenin özü budur. PKK açık bütçenin ve laik eğitimden uzaklaşmaların bir ürünüdür. NOKTA.

Bu seçimler BEKA seçimleridir. Bu nedenle bizim bekamızı tehlikeye koyan açık bütçeler ve enflasyona devam edeceklerle yandaşlarına Türk milletinden oy yok. Başarılar dilenir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ