Anasayfa / Manşet / MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. VEYSEL EREN 3 YILLIK İCRAATLARINI DEĞERLENDİRDİ: DEVİR TESLİM TÖRENİNİN  ARDINDAN GÖREVİMİZİ MAKAMDA DEĞİL, SAHADA DURARAK YERİNE GETİRDİK!

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. VEYSEL EREN 3 YILLIK İCRAATLARINI DEĞERLENDİRDİ: DEVİR TESLİM TÖRENİNİN  ARDINDAN GÖREVİMİZİ MAKAMDA DEĞİL, SAHADA DURARAK YERİNE GETİRDİK!

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, 3 yılık icraatlarını değerlendirirken, “Devir teslim töreninin hemen ardından, görevimizi makamda oturarak değil, sahada durarak yerine getirme kararlılığıyla “Bismillah” diyerek işe koyulduk” sözleriyle  konuşmasına başladı.

Rektör Prof. Dr. Veysel Eren, 31 Ana Başlıkta icraatlarını sıralarken, özellikle, 6 Şubat depremi sonrasında, “O sabah, felaketin ağırlığına rağmen yeise kapılmak yerine “Ayağa kalkacağız” diyerek yola çıktık” vurgusunu yaparak sözlerini öyle sürdürdü:

  1. Göreve Başlama ve İlkelerimiz

Şehrimizin güzide basın mensupları ve kıymetli mesai arkadaşlarım

Bugün sizlerle üç yılı aşan yolculuğumuzun, acıların içinden filizlenen umudun ve yeniden inşa iradesinin hikâyesini paylaşmak istiyorum. Bu yolculuk, 12 Aralık 2022 tarihinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğüne atanma kararımın yayımlanmasıyla başladı. Devir teslim töreninin hemen ardından, görevimizi makamda oturarak değil, sahada durarak yerine getirme kararlılığıyla “Bismillah” diyerek işe koyulduk.

13 Aralık sabahı fakültelerimizi, yüksekokullarımızı, enstitülerimizi ve araştırma merkezlerimizi ziyaret etmeye başladım. Amacımız, ihtiyaçları sahadan dinlemek, çözümü masada değil yerinde üretmek ve kurumsal hedeflerimizi ortak akılla belirlemekti. 21 Aralık 2022 tarihinde YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden mazbatamızı alırken, üniversitemizi ülkemizin yükseköğretim vizyonuna uygun biçimde daha ileriye taşıma sözümüzü tazeledik.

Göreve başladıktan sadece bir hafta sonra, 30 Aralık 2022’de öğrencilerimizle bir araya gelerek barınma, beslenme ve kampüs yaşamına dair beklentilerini dinledik. O gün onlara, “öğrenci odaklı yönetim” anlayışımızın bir slogan değil, bir yönetim felsefesi olduğunu açıkça ifade ettik.

Bu ilk günlerde attığımız adımlar, şehrimiz ve üniversitemiz için büyük bir dönüşümün tohumlarıydı. Fakat hiçbirimiz, birkaç hafta sonra yaşayacağımız felaketin bu tohumları nasıl ağır bir imtihanın içine sürükleyeceğini bilmiyorduk.

  1. 6 Şubat Depremi ve İlk Müdahale

6 Şubat 2023 sabahı, hepimizin hayatını geri dönülmez biçimde değiştiren karanlık bir güne uyandık. Yalnızca binalarımız değil, kalplerimiz de enkaz altına gömüldü. O sabah, felaketin ağırlığına rağmen yeise kapılmak yerine “Ayağa kalkacağız” diyerek yola çıktık.

Kampüse ulaşır ulaşmaz kriz masamızı kurduk. Havuzbaşı Restoranı, saatler içinde Afet Yönetim Merkezi’ne dönüştürdük. Kampüsümüzü depremzede vatandaşlarımız, arama kurtarma ekipleri ve kamu kurumları için güvenli bir yaşam alanına çevirdik. Risk analizleri hızla tamamlanan kapalı spor salonumuz, binlerce insan için sığınak oldu.

En büyük yük, sağlık çalışanlarımızın omuzlarındaydı. Üniversite Hastanemiz, Antakya’da ayakta kalan tek sağlık kurumu olarak adeta bir can simidi görevi gördü. Kendi yakınlarını enkaz altında bırakan hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve teknik personelimiz, bir an bile tereddüt etmeden insanımıza koştu. USAID desteğiyle kampüsümüzde 4.000 metrekarelik tam donanımlı bir sahra hastanesi kurarak sağlık ekibimizin gücünü artırdık.

Bu süreçte gördük ki, insanlık onurunun en parlak anları en karanlık günlerde ortaya çıkıyor. O fedakârlıkları asla unutmayacağız.

  1. Afet Sonrası Bakanlık ve Kurum Ziyaretleri

Deprem felaketinin hemen ardından devletimizin zirvesini yanımızda hissetmek bizlere büyük güç verdi. Bu süreçte Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca ve Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Akar, üniversite hastanemizi bizzat ziyaret ederek mevcut durum ve yürüttüğümüz çalışmalar hakkında yerinde değerlendirmelerde bulundular. Kendilerine birimler arası koordinasyon, personel ve ekipman desteği konusundaki eksikliklerimizi arz ettik ve sağladıkları hızlı destekler için şükranlarımızı sunduk.

Yine bu zorlu süreçte Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak, üniversitemizi teşrif ederek bizlerle makamımızda bir araya geldi. Sayın Bakanımızla üniversitemizin spor altyapısını, özellikle de kampüsümüzdeki stadyumun tadilatını ve gençlerimize yönelik projeleri detaylıca istişare ettik. Kendileri, stadyumumuzun yeniden yapılandırılması ve spor tesislerimizin ihyası konusunda bakanlık olarak tam destek vereceklerini belirterek bizleri ziyadesiyle memnun etti.

Bilimsel toparlanma sürecimizde ise TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Hasan Mandal, felaketin hemen ardından Afet Yönetim Merkezimizi ziyaret ederek yanımızda oldu. Kendisiyle afet sonrası yürüttüğümüz bilimsel çalışmaları ve teknik destek süreçlerini ele aldık; Sayın Mandal, üniversitemizin bu zorlu şartlarda gösterdiği bilimsel direnci ve çabayı takdirle karşıladığını ifade ederek bizleri yüreklendirdi.

Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar da deprem sonrasında üniversitemizi ziyaret ederek, yürüttüğümüz çalışmalar ve karşılaştığımız zorluklar hakkında bizden kapsamlı bir brifing aldı. Sayın Başkanımız, sadece yönetimle sınırlı kalmayıp dersliklerimizi ve hastane birimlerini gezerek, fedakârca çalışan sağlık personelimiz ve idari çalışanlarımızla bir araya geldi, onların dertlerini dinledi ve incelemelerde bulundu.

  1. Hatay AFAD Koordinasyon Merkezi

Süreci sadece kampüs sınırlarımız içinde değil, devletimizin ilgili makamlarıyla da tam bir eşgüdüm içinde yürüttük. Bu kapsamda Hatay AFAD Koordinasyon Merkezi’nde, dönemin İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun da katıldığı kritik bir toplantıya iştirak ettim.

O masada üniversitemizin ve sizlerin sesi olduk; afetin yarattığı ağır koşullara rağmen eğitim ve araştırma faaliyetlerimizin kesintiye uğramaması adına en acil ihtiyaçlarımızı devletimizin zirvesine taşıdık. Özellikle personelimiz ve öğrencilerimiz için hayati önem taşıyan barınma sorununun çözümü ve fedakârca görev yapan çalışanlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi taleplerimizi doğrudan Sayın Bakanımıza ilettik. Kendileri de bu taleplerin yakından takipçisi olacaklarını belirterek, üniversitemizin yeniden ayağa kalkması için devletimizin tüm imkânlarıyla yanımızda olacağını ifade ettiler.

  1. Cumhurbaşkanımız Üniversitemizde

Bu toparlanma sürecinin en somut ve umut verici adımlarından birine de bizzat kendi kampüsümüzde, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Kapalı Spor Salonumuzda şahitlik ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşen ‘Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne ev sahipliği yapmanın onurunu yaşadık.

Bu tören, üniversitemizin sadece akademik bilgi aktaran bir kurum değil, aynı zamanda bu şehrin sosyal destek ve dayanışma merkezi olduğunun en güçlü kanıtıydı. Salonumuz o gün, afetin izlerini silme adına devletimizin attığı somut adımların ve yeniden yükselişin sembolü haline geldi. Binlerce hak sahibinin yuvalarına kavuştuğu, umudun yeniden yeşerdiği o tarihi anlara kendi çatımız altında zemin hazırladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da o gün kampüsümüzde vurguladığı gibi, eğitim yuvalarının toplumsal dayanışmanın kalbi olduğu gerçeğini, bu ev sahipliğimizle bir kez daha ortaya koyarak şehrimizin yeniden inşasına kurumsal olarak en üst düzeyde katkı sağladık.

  1. Eğitimde Süreklilik

Bizler için hayatın sürdüğünü gösteren en güçlü işaret eğitimdi. Depremin üzerimizden sadece 50 gün geçtiği bir dönemde, pek çok kişi bunun imkânsız olduğunu düşünürken biz uzaktan eğitime başladık. Çünkü biliyorduk ki yıkılmış bir şehri ayağa kaldıracak olan şey binalar değil, o binaları inşa edecek yetişmiş insan gücüdür.

Barınma ihtiyacı için kampüsümüze ve çevreye 600 yaşam konteyneri kurduk. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle konteyner okullar kurduk.

  1. Merkezi Derslik ve Deprem Şehitleri Anıtı

Merkezi Derslik Binası’nın temeli 21 Kasım 2023’te atıldı. 11.000 m² kapalı alana sahip bu yapı, hafif çelik taşıyıcı sistemiyle deprem güvenliği esas alınarak inşa edildi. 68 derslikten oluşan bu merkez, 5.000 öğrenciyi aynı anda ağırlayabilecek kapasitededir.

Aynı alanda, depremde kaybettiğimiz 391 canımızın isminin yer aldığı Deprem Şehitleri Anıtı’nı öğrencilerimizin tasarımıyla hayata geçirdik. Böylece geçmişin hüznüyle geleceğin umudunu aynı avluda buluşturduk.

  1. Yeniden Yapılanma

Yıkılan yapılarımızı yeniden inşa etmek için de hızla harekete geçtik. Antakya Meslek Yüksekokulu için 11.115 m² kapalı alana sahip, 24 derslikli, 3 amfili, laboratuvar ve sosyal alanlarıyla 5.000 öğrenciyi aynı anda ağırlayabilecek modern bir kompleks inşa ediyoruz. Yıkılan Mimarlık Fakültemizi 9.200 m²’lik yeni bir yapıyla yeniden hayata geçiriyoruz. Yayladağı Sosyal Bilimler MYO ve Hassa MYO binalarını yeniden inşa ederek ilçelerimize kazandırıyoruz.

Kampüs genelindeki 305.000 m² kapalı alanın tadilat ve güçlendirmelerini tamamlayarak yapı stokumuzu güvenli hale getirdik.

  1. Güçlendirilen Binalarımız

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Fen-Edebiyat Fakültesi

Ziraat Fakültesi

Spor Bilimleri Fakültesi

Veteriner Fakültesi

Eğitim Fakültesi

2 Hastane Bloğu

  1. Yeni Kurulan Birimlerimiz

Kurumsal kapasitemizi güçlendirmek ve çağın gereklerine uyum sağlamak adına son üç yılda yönetim organizasyonumuza stratejik öneme sahip yeni yapılar kazandırdık; bu doğrultuda Kurumsal İletişim, Atık Yönetimi, Bilimsel Dergiler ve öğrenci odaklı vizyonumuzun bir parçası olan Öğrenci Koordinatörlüklerini faaliyete geçirirken, özellikle veriye dayalı yönetim anlayışımızın merkezi olan Kurumsal Veri Yönetimi Koordinatörlüğü bünyesinde Derecelendirme, İstatistik ve Veri Analitiği, Veri Yönetimi, Dış Kaynaklı Proje Destek ve Sürdürülebilirlik Ofislerini kurarak uluslararası görünürlüğümüzü ve proje kapasitemizi artırmayı hedefledik, ayrıca Akademik Performans Değerlendirme ve Eğitim-Öğretim Planlama Komisyonları ile de kalite ve planlama süreçlerimizi çok daha sistematik ve ölçülebilir bir yapıya kavuşturmuş bulunuyoruz.

  1. 100. Yıl Köyü Projesi

Personelimiz ve aileleri için hayata geçirdiğimiz 100. Yıl Köyü Projesi, 300 konuttan oluşan yapısıyla dayanışmanın, gayretin ve umudun somut bir simgesi oldu. Jandarma Asayiş Vakfı, Gülmek İyileştirir Derneği ve Blocks for Hope gönüllüleriyle birlikte başlatılan projede Kasım 2023’te temel atıldı, Ekim 2024’te ilk konutlar teslim edildi; Mayıs 2025’te 2. Faz, Kasım 2025’te ise 3. Faz tamamlandı. The Peninsula Otellerinin desteğiyle bugün üç fazı tamamlanan projede toplam 176 konut aktif olarak kullanılmaktadır.

  1. Güneş Enerjisi Santrali (GES)

Sürdürülebilir kampüs ve yeşil enerji vizyonumuz doğrultusunda da somut bir adımı tamamlamış bulunuyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘Kamu Binalarında Sismik Dayanıklılık ve Enerji Verimliliği Projesi’ (KADEV) kapsamında, Tayfur Sökmen Kampüsümüzde hastane ve stadyum otoparkı olarak kullanılan yaklaşık 5.000 metrekarelik alana Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurduk. Alt kısmı otopark olarak kullanılmaya devam eden bu alanda, 220 kW kurulu güce sahip sistem ile lisanssız elektrik üretimimizi gerçekleştirerek hem enerji verimliliğini artırıyor hem de kurumumuzun karbon ayak izini azaltıyoruz

  1. Bitki Sağlığı Kliniği

Bölgesel kalkınma ve tarımsal üretimdeki bilimsel yetkinliğimizi, ulusal düzeyde tescilleyerek büyük bir başarıya imza attık. Üniversitemiz Bitki Sağlığı Kliniği Uygulama ve Araştırma Merkezi (BİSAK), Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ‘Bitki Koruma Ürünleri Deneme Yetki Belgesi’ni alarak Türkiye’de bu alanda merkez düzeyinde yetkilendirilen tek üniversite merkezi konumuna yükselmiştir. Bu yetki sayesinde merkezimiz, bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırma sürecinde zorunlu olan başlangıç toksisitesi ve direnç çalışmaları gibi kritik bilimsel denemeleri yürütme kapasitesine ulaşmıştır. Bitki hastalıkları ve zararlılarının hızlı ve doğru tanısını koyarak üreticilerimize rehberlik eden merkezimiz, gıda güvenliğinin sağlanmasına ve tarımsal sürdürülebilirliğe hayati bir katkı sunmaktadır.

  1. Çağın İhtiyaçlarına Uygun Yeni Programlarımız

Eğitim vizyonumuzu, çağın dijital dönüşümüne ve bölgesel kalkınma hedeflerimize tam uyumlu hale getirerek radikal bir adım attık. Sektörde artık istihdam karşılığı azalan geleneksel bölümleri kapatarak; bunların yerine yapay zeka ve teknoloji temelli, piyasanın doğrudan ihtiyaç duyduğu ‘aranan elemanları’ yetiştirecek 5 yeni ön lisans programını hayata geçirdik.

Bu kapsamda; tarımın teknolojiyle buluştuğu noktada Altınözü Tarım Bilimleri Meslek Yüksekokulumuzda ‘Su ve Atık Yönetimi Teknikerliği’ ile ‘Dijital Tarım Teknolojileri’, Samandağ Meslek Yüksekokulumuzda ise ‘Akıllı Sera Teknolojileri’ programlarını başlattık. Yazılım ve veri dünyasının ihtiyaçlarına yönelik olarak ise Kırıkhan Meslek Yüksekokulumuzda ‘Arka-Yüz Yazılım Geliştirme’, Antakya Meslek Yüksekokulumuzda da ‘Kurumsal Bilişim Uzmanlığı’ bölümlerini açarak 2025-2026 eğitim yılında ilk öğrencilerimizle buluşturduk.

  1. Şehirle Bütünleşme ve Sosyal Sorumluluk

Bizim gözümüzde üniversite, dört duvar arasında bilim üreten bir kurum değil; şehrin aklı, vicdanı ve ihtiyaç anında güvenli limanı olmalıdır. Depremden sonra bu ilkeyi daha da görünür kıldık.

İŞKUR ile yaptığımız iş birliğiyle 699 öğrencimize üniversite bünyesinde yarı zamanlı istihdam sağladık. İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle öğretmen gelişimi, öğrenci projeleri ve bilimsel rehberlik alanlarında önemli iş birlikleri yürüttük.

Hatay Ekonomisi Çalıştayları ile tarım, lojistik, turizm ve sanayi sektörlerinin sorunlarını masaya yatırdık. Çiftçilerimizle bir araya gelerek turunçgil üretimi, tarımsal kalkınma ve ipekçilik alanlarında bilimsel rehberlik sunduk.

Kültür ve sanat etkinliklerini kampüsümüze taşıyarak şehrimizin ruhunu iyileştirmeyi amaçladık. Renkli festivaller, konserler, sergiler, tiyatro gösterileri, klasik müzik etkinlikleriyle kampüsün yeniden canlanmasını sağladık. Güzel Sanatlar öğrencilerimizin “Fay: Başımıza Gelenler” sergisi ve Mimarlık Fakültemizin deprem fotoğraf sergisi, yaşadığımız acının sanatsal bir kaydı olarak hafızalarda yer etti.

  1. Öğrenci Yaşamı, Destekler ve Başarılar

Öğrencilerimizi tekrar kampüste görmek bizim için en büyük mutluluktu. Yurt kapasitemizi yaklaşık 6.000’e yükselterek hiçbir öğrencimizin “nerede kalacağım?” kaygısı taşımamasını hedefledik. TOKİ iş birliğiyle tamamladığımız 1.200 kişilik yurt bu kapasitenin en önemli parçalarından biridir.

Ramazan aylarında kurduğumuz iftar sofralarında binlerce öğrencimizle aynı masada buluştuk.

TEKNOFEST’te Kırkbeşlik takımımız Türkiye şampiyonu, Gene’s Talk takımımız ise Türkiye ikincisi oldu.

Öğrenci topluluklarımızın faaliyetlerindeki artış, kampüsümüzdeki canlılığın aynasıdır. 2023’te 48 olan etkinlik sayımız, 2024’te 175’e, 2025’te ise rekor bir katılımla 252’ye ulaşmıştır. Bu sayılar, öğrencilerimizin üretme arzusunun ve üniversitemizin sosyal gücünün her geçen yıl katlanarak büyüdüğünü göstermektedir.

  1. Spor Faaliyetleri ve Başarılar

Sporla güçlenen bir gençliğin zihnen de daha güçlü olacağına inanıyoruz. “Takımını Kur Gel” turnuvalarıyla kampüsü hareketlendirdik. Kapalı spor salonumuz, açık tesislerimiz ve yüzme havuzumuzu modernize ederek tüm branşlarda öğrencilerimizin yanında olduk.

Cumhuriyetin 100. yılında 12 üniversiteyi Hatay’da ağırladığımız spor organizasyonlarıyla şehrimizin sporla yeniden ayağa kalktığını tüm Türkiye’ye gösterdik. Kickboks takımımız 2 altın, 3 gümüş, 1 bronz madalya kazanarak bizleri gururlandırdı.

  1. Bilimsel Başarılar

Öğrencilerin akademik başarıları zor koşullara rağmen gurur vericiydi. 2023 yılında 4 olan TÜBİTAK öğrenci proje başvuruları 2024’te 214’e çıktı, 109 proje kabul edildi ve üniversitemizi Türkiye’de 56. sıraya yükseltti. Bu yükseliş ivmesi 2025 yılında da artarak devam etti; 526 olan hedefimizi büyük bir farkla aşarak ulaştığımız 670 başvuru sayısı, öğrencilerimizin bilimsel üretime olan inancını ve motivasyonunu bir kez daha kanıtladı.

Deprem sonrası bilimi ayakta tutmak bizim için bir kararlılık göstergesiydi. Göreve geldiğimizde akademisyenlerimizin 3 olan TÜBİTAK proje sayıları, 2023’te 13’e, 2024’te 29’a yükseldi. 2025 yılında da 12 TUBİTAK, 2 TÜSEB, 1 AB projemiz yürütülmektedir.

Sürdürülebilir kampüs hedefimizde küresel bir eşiği aştık. Üniversitemiz tarihinde ilk kez, dünyanın en yeşil üniversitelerinin sıralandığı GreenMetric listesine girmeyi başardı. Özellikle altyapı ve enerji alanındaki yatırımlarımızla, bu kategorilerde dünyanın en iyi 1000 üniversitesi arasına girerek, yeşil dönüşüm kararlılığımızı uluslararası düzeyde tescilledik.

Akademik performansımızı istikrarlı bir şekilde artırarak, University Ranking by Academic Performance (URAP) 2025–2026 Türkiye sıralamasında dikkat çekici bir yükseliş kaydettik. Türkiye genelindeki 198 üniversite arasında 5 basamak birden yükselerek 84. sıraya yerleşirken, tıp fakültesi bulunan üniversiteler kategorisinde de geçen yıla göre 5 basamaklık bir ilerleme sağlayarak 62. sıraya yükselmiş bulunuyoruz; araştırma, yayın ve proje üretiminde kazandığımız bu ivmeyle öncelikli hedefimiz, üniversitemizi en kısa sürede Türkiye sıralamasında ilk 50 üniversite arasına taşımaktır.

Bilimsel altyapı ve akademik üretkenlik odaklı çalışmalarımızın neticesinde uluslararası sıralamalarda tarihi başarılara imza atıyoruz; SCImago 2025 verilerine göre Enerji alanında Türkiye’deki 116 üniversite arasında 4. sıraya, Veterinerlik alanında ise üç basamaklık bir yükselişle 10. sıraya yerleşirken, AD Scientific Index verilerine göre İktisat ve Ekonometri alanında Türkiye genelindeki 194 üniversite arasında 7. sıraya yükselerek ilk 10 içerisinde yer almayı başardık. Disiplinler arası iş birliği vizyonumuzun bir sonucu olarak tarihinde ilk kez girdiğimiz Times Higher Education (THE) Disiplinler Arası Bilim Sıralamalarında ise dünya genelinde 600-801+ bandında, Türkiye’de sıralamaya giren 93 üniversite arasında 59. sırada konumlanarak küresel görünürlüğümüzü ve akademik yetkinliğimizi somut verilerle tescillendirdik.

Birden fazla bilimsel disiplinin ve akademisyenin iş birliğiyle üretilen bilgiyi esas alan Times Higher Education (THE) 2026 Disiplinler Arası Bilim Sıralamalarında, üniversitemiz tarihinde bir ilke imza atarak yerini almıştır. Dünya genelinde 1261 kurumun değerlendirildiği bu prestijli sıralamada 600-801+ bandında konumlanırken, Türkiye’den sıralamaya giren 93 üniversite arasında 59. sıraya yerleşerek bilimsel iş birliği ve disiplinler arası çalışma vizyonumuzun uluslararası alandaki karşılığını somutlaştırmış bulunuyoruz

Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde dört akademisyenimizin yer alması, üniversitemizin bilimsel altyapısının gücünü ve uluslararası vizyonunu somutlaştıran en büyük gurur kaynaklarımızdan biridir.

  1. Milli Teknoloji Atölyesi

TÜBİTAK 4003-T kapsamında kazandığımız 30 milyon TL’lik rekor destekle hayata geçireceğimiz Millî Teknoloji Atölyesi ile üniversitemizi ve şehrimizi bilimsel dönüşümün merkezi hâline getiriyoruz. Robotikten yapay zekâya, veri biliminden dijital tasarıma kadar en ileri sistemlerle donatacağımız bu merkez; sadece öğrencilerimize değil, Hatay’daki tüm gençlerimize ve araştırmacılarımıza fikirlerini ürüne dönüştürme fırsatı sunacak bir ‘teknoloji üssü’ olacaktır. Deprem sonrası yeniden inşa sürecinde şehrimize yalnızca ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda geleceğe dair büyük bir umut aşılayacak olan bu proje sayesinde, üniversitemizi bölgesel kalkınmanın ve yerli teknoloji üretiminin en güçlü lokomotifi konumuna taşıyoruz.

 

  1. Geliştirme Ödeneğinde Artış

Üniversitemizin ve bölgemizin geleceği için büyük önem taşıyan bir gelişmeyi sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum. Bilindiği üzere, depremden etkilenen bölgelerdeki üniversitelerimizin yeniden güçlenmesi, akademik faaliyetlerini kesintisiz sürdürmesi ve gelişimlerini hızlandırması hayatiyet taşımaktadır.

Bu kapsamda, şahsımın da gündeme getirdiği depremden etkilenen bölgelerde geliştirme ödeneğinin artırılması önerisi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi gazetede yayımlanan kararıyla artık bir yasa haline gelmiştir.

Bu kararla birlikte, Hatay, Malatya ve Kahramanmaraş illerindeki üniversitelerimizde, Yükseköğretim geliştirme ödeneği 18 ay süreyle %250 oranında artırımlı olarak uygulanmaktadır.

Bölgemizin yükseköğretim geleceğine yapılan bu değerli katkı için Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum.

  1. Arkeoloji ve Tarihi Miras Çalışmaları

Hatay, insanlık tarihinin kalbidir. Üniversitemiz bu mirası ortaya çıkarmada öncü rol üstlenmektedir.

Erzin’deki İssos Epiphaneia kazıları, başarıları nedeniyle 2025 yılı itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnameli Kazı statüsü kazanmıştır. Roma dönemine ait benzersiz Takvim Mozaiği’nin yeni panelleri gün yüzüne çıkarılmıştır.

Aççana Höyük kazılarında 3.500 yıllık sarayın ayağa kaldırılması, Anadolu arkeolojisi açısından tarihi bir aşamadır. Burada bulunan Akadça çivi yazılı tabletler bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde sergilenmektedir.

Deprem sonrası, “Neden antik yapılar ayakta kalırken modern binalar yıkıldı?” sorusuna cevap aramak için TÜBİTAK 1001 projemizle antik yapıların mühendislik özelliklerini inceliyoruz.

Ev sahipliği yaptığımız ‘Hatay’ın Ana Vatana Katılışının 86. Yıldönümü Paneli’ ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ olarak nitelendirdiği bu milli davayı ve kazanılan büyük diplomatik zaferi akademik bir zeminde tüm yönleriyle ele aldık. Sadece bilim üreten bir kurum olmanın ötesine geçerek; bu kutsal mirasın taşıyıcısı olan gençlerimize tarih şuuru, vatan sevgisi ve millet bilincini aşılamak adına, akademi dünyası ve devlet erkânıyla omuz omuza vererek Hatay’ın sarsılmaz aidiyetini ve bu topraklardaki köklerimizi bir kez daha vurguladık.

  1. Toplumsal Katkı Çalışmalarımız

Kültürel mirasımızı ve Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini kampüsümüzde yaşatmak adına, Atatürk Araştırma Merkezi iş birliğiyle kütüphanemizde oluşturduğumuz ‘Atatürk Kitaplığı’nın açılışını gerçekleştirerek öğrencilerimizi tarihimizle daha güçlü bir bağ kurmaya teşvik ettik.

Bu tarih bilincini toplumsal duyarlılıkla birleştirerek, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde ‘Sesimiz, Rengimiz, Hikâyelerimiz’ temalı kapsamlı bir programa ev sahipliği yaptık. Sadece bir farkındalık günü olarak değil, empati ve erişilebilirliğin konuşulduğu bu etkinlikte, engelleri aşarak kendi hikayesini yazan kardeşlerimizi dinledik ve Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezimiz gibi sürdürülebilir projelerle sorunun değil, çözümün parçası olduğumuzu vurguladık.

Şehrimizin yeniden inşasında üstlendiğimiz ‘stratejik akıl’ misyonunu ise Hatay Büyükşehir Belediyesi ile başlattığımız ‘Hatay Şehir ve Medeniyet Buluşmaları’ ile sahaya taşıdık. ‘Doğu Akdeniz’de Güvenlik, Ticaret ve Yaşam’ başlıklı ilk oturumda, Hatay’ın jeopolitik ve tarihsel derinliğini akademik bir perspektifle ele alarak, üniversitemizin sadece eğitim veren bir kurum değil, şehrin medeniyet kodlarını geleceğe taşıyan bir hafıza merkezi olduğunu ortaya koyduk.

Toplumsal dayanışma vizyonumuzun bir diğer ayağı olarak, İçişleri Bakanlığı ve Romatoloji Hemşireleri Derneği ortaklığıyla yürüttüğümüz ‘Ailede Şifa, Toplumda Dayanışma’ projesini tamamladık. ‘Aile güçlü olursa toplum ayağa kalkar’ inancıyla, romatolojik hastalığı olan çocuklarımıza bakım veren fedakâr annelerimize psikolojik ve eğitimsel destek sağlayarak, ailenin ve toplumun omurgasını güçlendirecek bilimsel ve insani sorumluluğumuzu yerine getirdik.

  1. Doğa ve Yaban Hayatını Koruma Çalışmaları

Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezimiz ve Veteriner Hastanemiz, bölgenin doğal hayatını koruyan en önemli merkezlerden biridir. 2023 ve 2024 yıllarında 128 yaban hayvanını tedavi ederek yeniden doğaya kazandırdık. Kartallar, şahinler, leylekler, baykuşlar… birçoğu yasa dışı avcılık nedeniyle merkezimize ulaştı.

Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezimizde tedavi edilen Carettaları “Gazze”, “Filistin” ve “Özgür” isimleriyle denize bıraktık. Ayrıca bölgemizde ilk kez görülen nesli kritik tehlikede olan Şahin Gagalı Deniz Kaplumbağası’nı bilimsel olarak kayıt altına aldık.

Mersin Anamur’da bulunan yavru Akdeniz foku, üniversitemizde özel bakımla iyileştirilerek yeniden doğal yaşamına döndürüldü.

  1. Ulusal ve Uluslararası İşbirlikleri

Üniversitemiz, yalnızca yerel değil ulusal ve global ölçekte bir bilim ağı kurmayı hedeflemektedir.

Tunus’ta düzenlenen 5. Türk-Arap Rektörler Kongresi’nde pek çok üniversiteyle iş birliği protokolleri imzaladık. Columbia Üniversitesi ile afet sonrası dirençli şehirler üzerine stratejik ortaklık geliştirdik. İspanya’daki üniversitelerle zeytincilik, iklim değişikliği ve Türkiye çalışmaları üzerine protokoller hayata geçirdik.

Ülkemizin güzide üniversiteleriyle de “akademik kardeşlik” bağları kurduk. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ile çocuklarımız için sağlık taramaları; Cerrahpaşa ile tiyatro etkinlikleri; Fırat, KSÜ ve İSTE ile Erasmus+ hibeli mesleki eğitim projeleri yürüttük.

  1. İşbirliği Protokolleri ile Üniversitemiz Bölgeye Değer Katıyor

Sağlık ve Engelsiz Yaşam Alanındaki İş Birliklerimiz “Toplumsal sorumluluk anlayışımızın en somut göstergesi olarak sağlık ve engelsiz yaşam alanında kritik protokolleri hayata geçirdik. Fiziksel Engelliler Vakfı ile imzaladığımız protokolle, Ortez Protez Merkezimizin işleyişini güçlendirirken Engelli Akademisi projesiyle özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyonuna ve topluma entegrasyonuna destek oluyoruz. Türkiye Beyazay Derneği ile ‘Engelsiz Üniversite’ vizyonumuz doğrultusunda engelli bireylerin eğitime ve sosyal hayata erişimini kolaylaştıracak adımlar attık. Ayrıca LÖSEV ve Sağlık ve Eğitim Vakfı ile yaptığımız protokollerle sağlık desteğine ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın yanında yer alıyoruz.

Eğitim ve Kamu Kurumları ile Güçlü Bağlar “Kamu kurumlarıyla kurduğumuz iş birlikleriyle hem öğrencilerimize hem de kamu personeline yeni ufuklar açıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle imzaladığımız kapsamlı protokolle, öğretmenlerimizin mesleki gelişimine katkı sunarken lise öğrencilerinin bilimsel süreçlere katılımını teşvik ediyoruz. Hatay Çalışma ve İş Kurumu ile hayata geçirdiğimiz ‘Gençlik Programı’ sayesinde 699 öğrencimize istihdam ve mesleki deneyim fırsatı sağladık. Hatay Büyükşehir Belediyesi personeline lisansüstü eğitim imkânı sunarken, Adalet Bakanlığı ile yürüttüğümüz iş birliği çerçevesinde denetimli serbestlik uygulamalarına akademik destek veriyoruz.

Sivil Toplum ve Meslek Örgütleriyle Ortaklıklar “Sivil toplumun dinamizmini üniversitemizin akademik birikimiyle buluşturuyoruz. Tohumluk Vakfı ile eğitim, kültür ve sanat alanlarında toplumsal gelişimi destekliyoruz. Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği (KAİSDER) ile kurduğumuz iş birliği sayesinde kampüsümüze modern bir dil laboratuvarı kazandırarak öğrencilerimizin yabancı dil eğitim altyapısını güçlendirdik.

Tarım, Girişimcilik ve Güvenlik İş Birlikleri “Bölgesel kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda tarım ve girişimcilik alanında sahaya dokunan projeler üretiyoruz. Hatay Kadın Girişimciler Derneği ile dijital tarım alanında kadın istihdamını destekliyor; HASAT Merkezi ve Gastronomi Akademisyenleri Derneği ile şehrimizin gastronomik zenginliğini bilimsel platformlara taşıyoruz. TÜRSİYEV ile Asi Nehri ve su kaynaklarının rehabilitasyonuna yönelik çevre dostu projeler geliştiriyoruz. Ayrıca güvenlik güçlerimizle dayanışma içinde, askeri birliklerimizle ordu hizmet hayvanlarının sağlık kontrollerine yönelik protokolleri başarıyla sürdürüyoruz.

  1. Ev Sahipliklerimiz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum üniversitemizde şeref defterimizi imzaladı. Kendisine Hatay’ın Fahri Hemşehrilik Beratının takdim edildiği törene de ev sahipliği yaptık.

2024–2025 Akademik Yılı açılışımızı YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’ın teşrifleriyle gerçekleştirdik. Kendisi, merkezi derslik binamızı ve hastanemizi gezerek toparlanmamızı yerinde incelemiştir.

Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu toplantısına ev sahipliği yaparak yükseköğretim politikalarına katkı sağladık.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’a, deprem sonrası verdikleri destek nedeniyle üniversitemiz tarafından Fahri Doktora Unvanı takdim ettik.

  1. Basın ve Kamuoyu ile Şeffaf İletişim

Şeffaflık ilkesi gereği, medya kurumlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliği ağı sayesinde sürecin her aşamasını kamuoyuyla paylaştık. Anadolu Ajansı başta olmak üzere ulusal ve yerel basın aracılığıyla; toparlanma adımlarımızı, tamamlanan altyapı projelerimizi ve yüz yüze eğitim kararlılığımızı tüm açıklığıyla duyurduk. Böylece hem öğrencilerimizle hem de bölge halkıyla güvene dayalı, doğru ve zamanında bir iletişim köprüsü inşa ettik.

Yerel ve ulusal basın temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda, üniversitemizin deprem sonrası toparlanma sürecini, sağlık ve barınma olanaklarımızı tüm şeffaflığıyla kamuoyuyla paylaştık.

TVNET ve Akit TV ekranlarında aday öğrencilerimize seslenerek, güçlü akademik kadromuz, fiziki altyapımız ve yüz yüze eğitim hazırlıklarımız hakkında ulusal çapta bilgilendirmelerde bulunduk.

Doğuş TV ve Mazman Medya yayınlarına katılarak, kriz yönetimi süreçlerimizi, tamamlanan tadilatlarımızı ve şehrimizin yeniden inşasında üstlendiğimiz bilimsel öncülüğü bölge halkımıza aktardık.

TRT Çukurova Radyosu’nda ise Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezimizdeki rehabilitasyon hizmetlerini ve atölye çalışmalarını anlatarak, üniversitemizin sosyal sorumluluk alanındaki güçlü duruşunu vurguladık.

  1. Sağlık Merkezlerimiz: Engelli Sosyal Girişimcilik ve Fizik Tedavi Rehabilitasyon Merkezlerimiz

Üniversitemiz bünyesinde, özellikle depremden etkilenen ampute bireylerimiz, çocuklarımız, gençlerimiz ve yaşlılarımız için hayati bir öneme sahip olan Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’ni hayata geçirmiş bulunuyoruz. Merkezimizde, vatandaşlarımıza yalnızca medikal bir destek sunmakla kalmıyor; yüksek teknolojiyle donatılmış kapsamlı rehabilitasyon hizmetleri sağlıyoruz. Kişiye özel protez ve ortez tasarımlarımızı, 3 boyutlu yazıcı teknolojileri ve sanal rehabilitasyon imkânlarıyla destekleyerek, hastalarımızın tedavi süreçlerini en ileri standartlarda ve ücretsiz olarak yürütüyoruz.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üreten ve Yöneten Kadınlar Platformu ile kurduğumuz güçlü iş birliği neticesinde inşa ettiğimiz Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Kocaeli Kadınları Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezimizi, düzenlediğimiz törenle hizmete açmış bulunuyoruz.

Bu anlamlı açılış törenini; Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Büyükakın, milletvekillerimiz ve çok sayıda kıymetli davetlinin katılımlarıyla gerçekleştirdik.

Fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında en modern cihazlarla donattığımız merkezimiz, aynı anda 80 hastaya hizmet verebilecek kapasiteye sahiptir. Bizler bu merkezle, sadece Hatay’dan değil, çevre illerden gelen hastalarımıza da modern sağlık hizmeti sunarak bölgemizin sağlık altyapısına güçlü bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.

29. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanemiz

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi olarak sağlık alanındaki sorumluluğumuzu, bölge halkının ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda her geçen gün daha da ileriye taşıyoruz. Üniversitemiz hastanesi bugün yalnızca Hatay’a değil, çevre illerimize de hizmet veren, uzmanlık çeşitliliği, güçlü akademik kadrosu ve modern sağlık altyapısıyla bölgenin en önemli sağlık üssü olma yönünde hızlı adımlar atmaktadır.

Hastanemiz, aile hekimliğinden beyin ve sinir cerrahisine, çocuk kardiyolojisinden enfeksiyon hastalıklarına, nükleer tıptan göğüs cerrahisine uzanan 35 farklı branşta hizmet veren geniş bir yapılanmaya sahiptir. 120 öğretim üyesi, 335 asistan hekim,  693 sağlık çalışanını ile birlikte toplam 1148 personelden oluşan güçlü kadromuz, bölgemizdeki hasta yoğunluğunu karşılayabilecek nitelik ve kapasiteyi barındırmaktadır.

Servis ve yoğun bakım altyapımız da aynı şekilde büyümeye devam etmektedir. Mevcut durumda 368 servis yatağı ve 70 yoğun bakım yatağı ile hizmet veren hastanemiz, devam eden projelerin tamamlanmasıyla birlikte 632 servis yatağına ve 110 yoğun bakım yatağına ulaşacaktır. Yeni doğan, çocuk, genel ve karma cerrahi yoğun bakımların yanı sıra Anestezi Yoğun Bakımı ve Beyin Cerrahi–KVC Yoğun Bakımı da tam kapasiteyle çalışmaktadır.

Hastanemiz aylık olarak binlerce hastaya hem ayaktan hem yatarak tedavi hizmeti sunmakta, ameliyathanelerimizde ise çeşitli zorluk düzeylerinde çok sayıda operasyon gerçekleştirilmektedir. A, B, C, D ve E grubu ameliyatların tümünde geniş bir yelpazede hizmet veriyor; özellikle en ileri düzey müdahalelerin gerçekleştirildiği ameliyat gruplarında bölgemizin başvuru merkezi olmayı sürdürüyoruz.

Teknoloji altyapımızı güçlendirmek için yaptığımız yatırımlar sayesinde görüntüleme ve girişimsel işlemlerde yüksek standartları yakalamış durumdayız. Hastanemizde 1.5 ve 3 Tesla MR, ileri teknoloji bilgisayarlı tomografi cihazları, anjiyo üniteleri ve girişimsel radyoloji sistemleri bulunmaktadır. Aktif olarak kullanılan 14 ameliyathanemiz ise yeni projelerle birlikte 19 ameliyathaneye çıkarılacaktır.

Tüm bu altyapı ve uzmanlık birikimi, hastanemizin bölgedeki en kritik ve karmaşık ameliyatları başarıyla gerçekleştirmesini mümkün kılmaktadır. Gerek onkolojik cerrahi, gerek kalp ve damar cerrahisi, gerekse beyin ve sinir cerrahisi alanlarında yalnızca ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren çok sayıda operasyon, ekiplerimiz tarafından başarıyla uygulanmaktadır.

Bununla birlikte hastanemize kazandırdığımız yeni birimler sağlık hizmetimizin kapsamını genişletmiştir. Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi, Gebe Okulu, Radyoloji Görüntüleme Merkezi, Nükleer Tıp Merkezi, Kornea Nakil Merkezi, Terapötik Aferez Merkezi ve Kemoterapi Ünitesi artık aktif bir şekilde hizmet sunmaktadır. Yakın dönemde açılması planlanan Göz Bankası, Karaciğer ve Böbrek Nakil Merkezi ile Palyatif Bakım Ünitesi ise bu güçlü yapıyı daha da ileriye taşıyacaktır.

Üniversitemiz hastanesinin ulaştığı bu nokta, hem akademik hem teknik altyapı bakımından bölge sağlığına üst düzeyde katkı sunma kararlılığımızın bir göstergesidir.

  1. 57. Alay Sancağının Teslimi

6 Mayıs 2025’te Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle öğrencilerimizin Çanakkale’den teslim aldığı 57. Alay Sancağı’nı üniversitemizde devraldık. Bu sancak, ecdadımızın fedakârlığının ve vatan sevgisinin bizlere bıraktığı en onurlu emanetlerden biridir.

  1. Kapanış

Kıymetli misafirler,

Tüm bu çalışmaların ortak bir amacı var:

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin şehrimizin aklı, vicdanı ve geleceği olduğunu göstermek.

Bizler, acılarımızı bilimle, yıkılan duvarlarımızı dayanışmayla, geleceğimizi köklerimizden aldığımız güçle yeniden inşa ediyoruz.

Devletimizin desteği, milletimizin duası ve sizlerin emeğiyle Hatay’ı ayağa kaldırana kadar durmadan çalışacağız.

Katılımlarınız için teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir