Anasayfa / Manşet / SAMANDAĞ EĞİTİM-SEN ŞUBE YÖNETİMİN’ DEN SERT ELEŞTİRİ: OKULLARIN İTİBARI ÖĞRETMENİN TEBESSÜMÜ, ÖĞRENCİNİN GÜLER YÜZÜDÜR!

SAMANDAĞ EĞİTİM-SEN ŞUBE YÖNETİMİN’ DEN SERT ELEŞTİRİ: OKULLARIN İTİBARI ÖĞRETMENİN TEBESSÜMÜ, ÖĞRENCİNİN GÜLER YÜZÜDÜR!

Samandağ Eğitim Sen Şube Yönetimi, eğitimde dayatılmaya çalışılan ticari zihniyete sert bir dille tepki gösterdi.

Yapılan açıklamada, okulların itibarının öğretmenin tebessümü ve öğrencinin güler yüzü olduğu vurgulanarak, öğrenciyi müşteri, öğretmeni köle, kendini ise “Kalın Enseli Tüccar” olarak görenlere yüklenildi.

Açıklamada, bu anlayışın “Cehalet” olarak nitelendirilirken, eleştiriler yalnızca zihniyetle sınırlı kalmadı. “Fakir ruhunda, kaba dilinde, asık suratında ve yitik vicdanında hiç değil!” ifadeleriyle, eğitimi metalaştıran ve insanı yok sayan anlayışın her yönüyle reddedildiği belirtildi.

Sendika yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.

 

İTİBAR HER AĞZA YAKIŞMAYABİLİR!

EĞİTİM KURUMLARININ İTİBARI NASIL KORUNUR?

OKULLARIN İTİBARI NEDİR, NASIL KORUNUR! KALDI Kİ OKULLARLA İLGİLİ SIKINTILARI DİLE GETİRMEMEKLE Mİ İTİBAR KORUNUR? BU BAKIŞ AÇISININ NEYE VE KİME HİZMET EDECEĞİ HERKESİN MALUMUDUR!

Okulların itibarı, öğretmenin huzurunda, öğrencinin güler yüzündedir.

Okulların itibarı, temel unsurları ve asıl sahipleri olan öğretmene ve öğrenciye saygı ile olur. Onlara hizmetle korunur. Kibir abideleri, egoları tavan yapanlar ve bu egolarını öğretmen ve öğrenci üzerinden tatmin etme cüretini gösterenlerle değil!

Okulların itibarı, yöneticilerin yetki sopası ile çalışanları zapturapt altına almakla, gardiyanlıkla değil yetilerine dayalı önderlikleriyle korunur.

Okulların itibarı; yandaşlaşarak, en yakın mesai arkadaşının emeğine göz dikerek, hakkını gasp ederek, kendisinden istendiği gibi koşulsuz biat talep ederek değil, bir ülkenin aydınlık yüzü olma sıfatıyla avuç açmayanların, yalvarmayanların, boyun eğmeyenlerin bayrağını devralarak, o yolda yürüyenlerle omuzdaşlık yaparak korunur.

Okulların itibarı, bir eğitim emekçisinin, basit bir masa uğruna kendini inkar ederek, o masa başında ahkam keserek; ruhen, bedenen, aklen, fikren kanının uyuşmayacağı alanlarda yer alarak, halkından ve tüm değerlerinden koparak, yedeklenerek ve yedekleyerek değil, başlarken edilen öğretmenlik yeminine ve nimetini yediği, borçlu olduğu halkına sadık kalarak korunur.

Okulların itibarı öğretmenin tebessümünde, öğrencinin güler yüzündedir. Öğrenciyi müşteri, öğretmeni köle, kendini kalın enseli tüccar sananların “cehaletinde” değil! Fakir ruhunda, kaba dilinde, asık suratında ve yitik vicdanında hiç değil!

HEYHAT, LAF ANLAYANADIR!

Ve fakat bilinsin ki bizler sadece haklı bir mücadelenin emekçileri değiliz. Aynı zamanda yeri ve zamanı geldiğinde, devir değiştiğinde “BUKALEMUN GİBİ” RENK DEĞİŞTİRECEKLERİN GEÇMİŞLERİNİ SURATLARINA ÇALMAK ÜZERE TARİHE NOT DÜŞENLERİZ!

Bu notumuz da kayda girsin.

Hatta kimi “zavallılar” bu ifadelerimize yönelik “Kime olduğunu anlayamadık, biz göremedik fakat burada da mutlaka bir hakaret vardır.” diyerek suç duyurusunda bulunabilirler. “KÜÇÜK ENİŞTEYİ TUTAN MI VAR!”

Bizim savunusunu veremeyeceğimiz söz, hesabını ödeyemeyeceğimiz adımımız olmadı, olmaz ve olmayacak!

ANCAK NE ACIDIR Kİ OKULLARIN İTİBARININ GÜYA KORUYUCULUĞUNA SOYUNANLAR VE OKULLARIN İTİBARINI, LİYAKATSİZ, KENDİNE BİLE SAYGISI OLMAYAN KİMİ İDARECİLERİN İŞGAL ETTİĞİ MASANIN VE ONA TEKABÜL EDEN KİBİRLERİNİN BÜYÜKLÜĞÜ İLE ÖLÇMEYE KALKIŞANLAR: İLÇEMİZDE OKULLARIN İTİBARINI KORUMA DERDİNE DÜŞECEĞİNİZE ÖNCE İTİBARI KORUNACAK OKUL İSTEYİN OKUL!

EĞRİ OTURAN NEDEN DOĞRU KONUŞAMAZ!

Bireysel istikbal ile kurumsal- kamusal itibarı karıştıranlara:

Bireysel istikbal için bir güce yamanma ve karşılığında yaranma yeterlidir. Oysa kurumsal itibar için saygınlık, yoğun emek, adalet ve ciddiyet gerekir. Dahası sorumluluk bilinci ve liyakat gerekir.

Kurumların kendilerinden menkul itibarları olmaz. Bir kurumun itibarını o kurumun yöneticilerinin irfanı ve vicdanı belirler ve korur.

Eğer biri bunlardan yoksun ve fakat hala kurumsal itibarı koruma derdi ile dertleniyormuş görüntüsü veriyor ise siz anlayın ki tek kaygısı haksız bireysel istikbaldir. Nicedir yaranarak bir türlü teminat altına alamadığı istikbal. Eğri oturanın doğru konuşamayışının nedeni budur.

Neticede “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz!” Bu tiplere isimlerini “kibir abidesi” olarak biz verdik, ömürlerini Allah versin. “TUTMAYIN KÜÇÜK ENİŞTEYİ.”

Eğitim Emekçilerine ve Halkımıza saygılarımızla.

 

Haber: Erdal YILMAZÇELİK

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir