
Gazetemizin Yazarı Eğitimci-Yazar-Şair Halil Yılmaz Hıtmiye, Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin yandaşı olduğunu 10 yıl önce öngörmüştü.
23 Ağustos 2016 yılında, Antakya – Atayurt Gazetesi’nde “KASTİN MONİ KILIÇDAROĞLU?” başlıklı yazısında, Sözde Alevi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu’na şöyle seslenmişti:
“Sayın Kastin Moni Kılıçdaroğlu!
Aleviler, Atatürk Cumhuriyetinin, demokrasinin, Laikliğin çimentosu, mayası, teminatıdır, TE-Mİ-NA-TI. Fakat siz değilsiniz. Çünkü, Küresel güçlere, Aleviliğiniz üzerinden AKP iktidarının devamlılığını sağlatarak, Irak ve Suriye’den sonra Türkiye’yi, BOP’a kurban ettirdiniz. Türk Ordusunu, camcı dükkanına giren filler gibi dağıttırdınız.”
YAZARIMIZ HALİL YILMAZ HITMİYE’NİN 23 AĞUSTOS 2016 TARİHLİ YAZISI ŞÖYLE:
KASTİN MONİ KILIÇDAROĞLU?
“Hava kurşun gibi ağır!/ Bağır, bağır, bağırıyorum./ Koşun kurşun eritmeye çağırıyorum…/ Yüreklerin, kulakların sağır…/ Hava kurşun gibi ağır…/ Hava toprak gibi gebe/ Bağır bağır bağırıyorum./ Koşun kurşun eritmeye çağırıyorum…” Nazım HİKMET
“Bak şu bebelerin güzelliğine/ Kaşı destan gözü destan/ Elleri kan içinde/ Kör olasın demiyorum/ Kör olma da gör beni…” – Gör halkı. H.H. KORKMAZGİL
Bir gün Bizans Hükümdarı birkaç Türk askerini esir almış. Kastamonu Kalesi’nin zindanına attırmış. Bizans hükümdarının “Moni” adında güzeller güzeli bir de kızı varmış. Güzeller güzeli “Moni” zindana atılan Türk askerlerinden birine gönlünü kaptırıvermiş. “Moni”, bir gece yarısı kalenin anahtarını aşık olduğu Türk askerine vererek, askerlerin kaçmalarını sağlamış. Durumun farkına varan babası – Bizans hükümdarı, güzeller güzeli kızı Moni’ye, “Kastin Moni? – Kastın ne idi Moni?” diye sormuş.
“Kastin Moni” sözü, zaman içinde “KASTAMONU” ilimizin adı olmuş.
Şimdi ben de Siz Kılıçdaroğlu’na soruyorum:
“Kastin Moni Kılıçdaroğlu?”
Sizin, Atatürk’ün kurduğu ve Cumhuriyeti kuran CHP’ye yaptığınız ile; “MONİ” arasında bir fark var mı? CHP’ye Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarını niçin doldurdunuz Kastin Moni Kılıçdaroğlu?
Deniz Baykal’ın iktidar olmak yerine; hizipçiliğinden, Tanrı’nın, sadece kendilerini siyaset yapmak için yarattığı vehmine kapılmış olan her ildeki siyasi Baronlarından bıkan; partiden kaydı silinen, uzaklaştırılan, küstürülen, cenazesine, düğününe gidilmeyen halk, size umut bağladı, güvendi. Siz bu umuda, güvene karşın; CHP’yi kuruluş felsefesinden çıkardınız. Politik ve siysi omurgasını; emperyalizmin FETÖ gibi İBLİS ve firavunlarına, CIA ajanlarına tartışmaya açtırdınız.
Size gözleri kör, kulakları sağır Kılıçdaroğlu demeyeceğim. Çünkü sizin gözünüz de görüyor, kulağınız da duyuyor. Yalandan delilik yaparak, size verilmiş üç maymun rolünü güzel oynuyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu.
Okyanus ötesinin referanslarıyla seçtiğiniz belediye başkalarınız, milletvekilleriniz, partililerin gözünde dökülüyor, dökülüyor Kılıçdaroğlu. Hiçbir belediye başkanınızın kapıları partililere açık değildir. Hiç kimse CHP ve partililer için çalışmıyor. Seçtikleriniz, seçtirdikleriniz; partilileri, ”Burası işçi bulma kurumu değildir.” diyerek kovuyor Kılıçdaroğlu. Seçtikleriniz partiyi, partiliyi değil; siyasi ikballerini düşünerek hazırlık yapıyor. Seçtiğiniz belediye başkanları da, milletvekilleri de, birçok il başkanı da dahil; bu CHP’liler kuzu, koyun, saf, alık; başka yere oy vermezler, veremezler anlayışındalar. Bu halk – bu partililer, siz Kılıçdaroğlu’na, belediye başkanlarınıza ve milletvekillerinize, öyle tarihi bir ders verecek ki…
Siz, kendini çok uyanık sanan kinci ve kindarları; partilileri salak gören, ciddiye almayan tilkileri kümeslere bekçi yaptınız, bekçi. Siz hiçbir zaman partilileri düşünmediniz sayın Kastin Moni Kılıçdaroğlu.
Yarım asırdır iktidar olmamış CHP’ye oy vermeyi namus borcu, yurtseverlik, Atatürk’e ve cumhuriyete bağlılık bilen partililere dönüp de bakmadınız. Meclisteki, genel merkezdeki e – postanıza gönderilen, cebinize konan patililerin çığlıklarını anlatan bildirimleri çözmek şöyle dursun; okuduğunuz veya dinler göründüğünüz anda unuttunuz. Partililere, dolaylı olarak da cumhuriyete ihanet ettiniz.
1 Refarandum, 5 seçim geçirdiniz. Siz, muhalefet yapmıyorsunuz; size verilen rolü oynuyorsunuz.
Şair H.H. Kormazgil’in yukarıdaki dizelerinde belirttiği gibi, ülkeyi kan götürüyor. Yetim kalan bebelerin destansı elleri, masalsı gözleri kan içinde Kılıçdaroğlu.
Büyük Üsat Nazım’ın dediği gibi; Sizin yüreğinize, gözlerinize, kulaklarınıza denizlerin ötelerinden ipotek konmuş Kastin Moni Kılıçdaroğlu. Siz, bir büyük projenin yedeğisiniz, yedeği.
Tunceli insanını ben yakından tanırım. Siz Tunceli’li olamazsınız Kılıçdaroğlu. Tunceli kültüründe halkı kandırmak, bu aymazlık, bu sapkınlık yotur, yok. Düşün halkın yakasından. CHP’de bir umut, bir ışık olsun.
Sayın Kastin Moni Kılıçdaroğlu!
Aleviler, Atatürk Cumhuriyetinin, demokrasinin, Laikliğin çimentosu, mayası, teminatıdır, TE-Mİ-NA-TI. Fakat siz değilsiniz. Çünki, Küresel güçlere, Aleviliğniz üzerinden AKP iktidarının devamlılığını sağlatarak, Irak ve Suriye’den sonra Türkiye’yi, BOP’a kurban ettirdiniz. Türk Ordusunu, camcı dükkanına giren filler gibi dağıttırdınız.
Kına yakın Sayın KILIÇDAROĞLU, KINA YAKIN.
23 Ağustos 2016 / Antakya





