Anasayfa / Manşet / BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN!

BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN!

Emperyalizm, bir kere daha yanına işbirlikçilerini de alarak bütün dünyayı tehdit ediyor. Üstelik bu işi çok keyfi ve pervasızca yapıyor. Neden mi? Çünkü karşısında politikaları ve tehditlerini boşa çıkaracak birleşmiş, kenetlenmiş, örgütlü bir halk yok. Bunun sebebi egemen güçlerin toplumlara bireyci olmayı, yalnızca kendilerini düşünmelerini, her şeyin emperyalizmin isteği doğrultusunda değişmez, sabit olduğuna ikna etmiş olmasıdır. Bizzat emperyalizm ve işbirlikçileri bize şunu söyletiyor: “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın!” Ama gördüğünüz gibi defalarca deneyimlediğimiz gibi bu düşünce hiçbir işe yaramıyor ve halklara hiçbir fayda sağlamıyor. Bizler birbirimize sıkı sıkı sarılmadıkça bu emperyalistler ve işbirlikçisi selefi çeteler; sırasıyla böl, parçala, katlet mantığıyla hareket ederek mazlum insanları yok etmeye, kaçırmaya ve her türlü işkenceye devam edeceklerdir.

Yılardır Suriye’de devam eden bir iç savaş ve etnik kimlikler üzerinden mazlum halklara ardı arkası kesilmeyen canice saldırılar, katliam ve soykırım var.

Martin Niemöller’in şu sözleri örnek niteliğinde;

“Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim.

Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.

Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.

Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.

Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı. ” Bugün tam olarak bunu yaşıyoruz. Ve hâlâ yapılan birlik ve eylem çağrılarına kulak tıkıyoruz.”

Ha bu arada birde meşhur bir hikâye var hepimizin bildiği. “Sarı Öküz Hikayesi”

Nedir bu sarı öküz Hikayesi?

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış.

Ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları.

Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye.

Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki,

Bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları.

Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı.

“Herhalde bize bu otlağı terk etmek düşüyor” demiş aslanlardan birisi.

“Nereye gideriz” diye düşünürlerken.

“Bir dakika” diye bir ses duymuşlar

Sürünün en çelimsiz, ama kurnaz mı kurnaz bir ferdi olan topal aslanmış söze atılan.

“Hayır” demiş, “Hiçbir yere gitmiyoruz.

Siz bana bırakın, ben hallederim bu işi.”

Topal aslan elinde beyaz bayrak gitmiş öküzlerin yanına.

Topal aslan “Saygıdeğer öküz efendiler” diye başlamış lafa:

“Bugün buraya sizden özür dilemek için geldik. Evet size defalarca saldırdık, ama niye biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdaki sarı öküz yüzünden. Verin onu bize, siz de kurtulun biz de barış içinde yaşayalım!..”

Boz öküz, diğer önde gelenlerle görüşmek üzere geri çekilmiş.

Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife.

Bir tek yaşlı benekli öküz “Olmaz” demiş ama kimseye dinletememiş sözünü.

Zavallı sarı öküz teslim edilmiş aslanlara.

Bütün sürünün selameti için bir öküz.

Gerçekten de günlerce sürüye saldıran olmamış.

Ama aslan milleti bu, ne kadar sabreder ki? Hele öküz etinin tadını aldıktan sonra.

“Acıktık” demişler.

Topal aslan boz öküzün yanına giderek “Selam” diye girmiş söze:

“Gördünüz ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. Ama büyük bir problemimiz var!..”

“Nedir?” demiş boz öküz…

“Şu sizin uzun kuyruklu öküz” demiş topal aslan ve devam etmiş:

“Gelin verin onu bize bu mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve huzur içinde iki taraf da hayatını sürdürsün.”

Boz öküz yine istişare yapmış sürünün ulularıyla.

Yine sadece benekli öküz olmuş karşı çıkan.

Hepsi de “Verelim gitsin” demişler.

Tekrar tekrar yinelenmiş bu olanlar.

Her geçen gün aslanlar daha da güçlenmişler.

Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar

Aslanlar küstahlaştıkça küstahlaşıyorlarmış.

Artık bir sebep bile söyleme gereği duymuyorlarmış.

“Verin bize şu öküzü sonra karışmayız” derlermiş sadece.

Zavallı öküzlerin “Hayır” diyebilecek güçleri kalmamış.

Boz öküz de aralarında olmak üzere birkaçı kalmış en sonunda.

“Ne oldu bize ne zaman kaybettik bu savaşı aslanlara karşı, oysa ne kadarda güçlüydük?” diye sormuş biri boz öküze.

“Biz” demiş boz öküz, gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla titreyerek,

“Sarı Öküz’ ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı!..”

Yani birlik olup mücadele etmediğimiz, birbirimize sıkı sıkı sarılmadığımız sürece bu kan emici vampirler kanımızın son damlasına kadar kanımızı emmeye devam edeceklerdir…

Haber ve Yorum: Erdal YILMAZÇELİK

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir