Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Hatay İl Başkanı İsmail Bayrakdar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Öğretmen ve Öğrencilerin okullarında katledilmelerine yönelik meydana gelen olayların ardından, kaosa izi vermeyeceklerini söyledi.
Öğretleh ve Öğrenciler için bugün Cuma namazı sonrası Gıyabi Cenaze namazı kılan ve ardın Basın açıklaması yapan Eğitim Bir Sen Hatay İl Başkanı İsmail Bayrakdar, “ İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, hepimize çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor” dedi.
Başkan İsmail Bayrakdar, sorunların çözülecek basit olaylar olmadığını, uzun ve soluklu bir çalışma gerektiğinin altını çizerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Öğretmene şiddet görüntüsüyle başladı, arkasından çok daha büyük bir plan çıktı. Şer odakları, dijital ortamda tuzağa çektiği çocuklarımızı, oyunlar ve sapkın inançlarla, arkadaş ve öğretmen katili haline getiriyor.
İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar, hepimize çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor.
Gün suçlu arama günü değil, aklıselimle düşünüp milletçe yaşadığımız bu kötü günleri atlattıktan sonra, ortaya sivil toplum, üniversiteler ve devletimizin bütün birimlerinin katkısıyla kalıcı çözüm üretecek bir eylem planı koyma günüdür.
Karşı karşıya kaldığımız problem, işi bilen bilmeyen herkesin bir çırpıda söylediği tespit ve önerilerle çözülecek kadar basit bir problem değildir. Çok yönlü ve uzun soluklu bir çalışma gerekmektedir.
Zorunlu eğitim süresinden, geç kaldığımız dijital terörle mücadeleye, öğretmenin toplumda yıpranan saygınlığı ve rehberlik hizmetlerinden disiplin yönetmeliğine, okullarda eğitimli profesyonel güvenlik personelinden mesai saatlerinin düzenlenmesine kadar geniş bir alanı uzmanlarıyla çalışmak ve sisteme dönüştürmek gerekmektedir.
Uzun vadede çalışacağımız bu görevimizden önce bugün okullarımıza sahip çıkmaya, insanlığın düşmanı şer odaklarının sergiledikleri kirli oyunlara karşı dik durmaya ihtiyaç vardır.
Devletimizin bütün birimleriyle hızlı reaksiyon verdiği, binlerce dijital bataklığa erişimin engellendiği, zehirlenip zombiye dönüşen suç ortaklarının bir bir enselendiği, bizim de toplumsal duyarlılık oluşsun, gerekli önlemler alınsın diye tepkiyi yükselttiğimiz iki günlük muhasebeden sonra dipdiri görevimizin başında olacağız.
Bugün yaşanan bu elim olayları kaosa dönüştürmek için her türlü provokasyonu yapanların; okullarımızda sapkın akımları nasıl desteklediklerini, din ve maneviyat adına ne varsa nasıl karşı çıktıklarını, değerlerimize nasıl düşmanlık ettiklerini çok iyi biliyoruz. Sözde tepkilerine, içine düştükleri çelişkilerle baktığımızda maskelerinin arkasındaki kirli yüzü görmüyor değiliz.
Artık bu sapkınlara tahammül edeceğimiz günler geride kaldı. Mecliste on beş yaş altına sosyal medya kullanımına sınır getiren düzenlemeye karşı çıkıp;
Bir ay önce “Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez.” Deyip, Urfa ve Maraş meydanında ise “Bakanlığın önünde polis var, okulların önünde yok. Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?” diyerek, sorumsuzluğun dibini görenlerin gerçek yüzlerini milletimize anlatacağız.
Yeniden başlıyoruz. Ayağa kalkıyor ve sahip çıkıyoruz. Tıpkı gezi olaylarında, 15 Temmuz gecesinde yaptığımız gibi.
Başlıyoruz, bir milyon yüz bin üyemizle buradayız. Bunun bir vatan savunması olduğunun farkındayız. Yeniden öğretmenin öğretmen, velinin veli, öğrencinin öğrenci olduğu günlere kavuşmaktan, taşları yerli yerine oturtmaktan başka çaremiz yoktur.
Bu arada yıllar yılı yazıp söylediklerimizi görmeyen, duymayan, CİMER’i kapatmayıp öğretmenini korumayan, veliyi şımartıp öğretmenin başına çıkaran, veli şikayeti ile öğretmenini süren, cezalandıran, okulları proje çöplüğüne döndürüp ders yapılamaz hale getiren, her gün sudan sebeplerle öğretmeni sınıftan alıp toplantı salonlarına yığan, öğrenci merkezli eğitim deyip öğrenciyi şımartanlara; sitemimiz, itirazımız, isyanımız da devam edecek. Umarım bu sefer derdimizi anlatabiliriz. “







