Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,31 / Satış: 7,34
€ EURO → Alış: 8,65 / Satış: 8,69

SON DAKİKA

EMPATİ Mİ, BASKI MI?

EMPATİ Mİ, BASKI MI?
  • 04.05.2020
  • EMPATİ Mİ, BASKI MI? için yorumlar kapalı
  • 284 kez okundu

Son zamanlarda “empati kurmak ile baskı altında kalmak” arasında ezilip duruyoruz. Zor geçen korona virüslü günlere ek olarak sistem baskısından kaynaklı yapay sorunlar eklenince hayat çekilmez oldu. “Evde kal hayat eve sığar” diyerek herkes evde kalarak hayatın koşuşturmasından ihmal ettikleri, unuttukları aileyi aile yapan değerleri tekrar yaşayarak telafi etme şansını (Çocuklarla zaman geçirmek, bireysel olarak kendine zaman ayırmak, kitap okuma, varsa yeteneğini keşfederek resim çizmek, şiir, hikâye yazmak vb.) bulduk diye sevinirken büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Bu sürece veli penceresinden bakacak olursak: veli imdat diyecek hale geldi. Evde okulun her kademesinden olan ve içerde kalmaktan sıkılan çocuklar ve bunların sıkıntısını gidermek için kendini unutacak kadar çaba sarfeden veliler…. çoğu evde elektronik olarak tek televizyon ve ebeveyn telefonları vardır. Herkesin evinde bilgisayar, her çocuğa telefon, tablet ve benzeri malzeme yoktur. Evde varsa bir internet desen tam bir facia… rahat konuşmak için evde köşe bucak dolaşacaksın ki çeken bir yer bulasın. Buna rağmen biz çoluk çocuğumuzla televizyon izleyerek, ortak oyunlar oynayarak, kitap okuyarak zaman geçiririz bu koronavirüs sürecini de atlatırız diye düşündükleri bir anda sorunlar başladı. Neden sorunlar başladı? çünkü her çocuğun en az on öğretmeni vardır. Bu öğretmenler gönderdikleri ödevlerle dört bir koldan faaliyete geçerek kendilerini hissettirmeye başladı. Bir taraftan televizyonda eba dersleri diğer taraftan öğretmenin ebaya yüklediği dersler öbür taraftan öğrenci ebayı açamazsa diye öğretmenin whatsapp üzerinden gönderdiği aynı etkinlikler yetmezmiş gibi şimdilerde eba canlı ders …. Ne var bunda diyeceksiniz buraya kadar bir şey yok. Âmâ evde birkaç çocuk tek televizyon, ebeveyne ait iki telefon, varsa çekim gücü yok denecek kadar az internet (faturası cabası) ve ayrı kademelerde aynı saate denk gelen dersler……bu aşamada bir tarafta sıra bende, benimki daha önemli bu nedenle   telefon (çocukların elinde fazla durması sakıncalı dediğimiz) bende olacak veya televizyonu ben önce izleyeceğim kavgası bir taraftan çocukların bu kavgası arasında telefonundan uzak duran veli……

Birlikte zaman geçirme, oyun oynama, birbirini sevme sayma, kendini keşfetme rafa kaldırıldı. Çocuk verilen dersleri artık kendisi için değil, öğretmeni ve onu takip eden arkadaşları için yapmaya başladı. İletişim araçlarının (bilgisayar, telefon, internet) Eksikliğinden dolayı çocuk verilen dersleri yapamayınca bir taraftan öğretmen beni yanlış anlayacak, yapmadım diye bana kızacak, arma alamayacağım, puanım düşük olunca öğretmenin gözünden düşeceğim, arkadaşlarım beni geçecek kaygısı diğer taraftan her göndereni yapmak için uğraşan çocukların sıkıldım, yeter göndermesin, yapmak istemiyorum serzenişleri. Veli de aynı sıkıntılarla neredeyse öğretmeni arayıp yeter hocam ben dayanamıyorum artık bir şey göndermeyin biraz ben de çocuklar da dinlenelim, çocuklar resim yapsın, kitap okusun, kendini keşfetsin, boş oturarak kendilerini dinlesin bu sayede biz de veli olarak dinlenmiş kendimize zaman ayırmış oluruz, gerekirse ve ihtiyaç duyarsa seni arar etkinlik isteriz diyecek hale geldi. Emin olun okul açıkken çocuklar da veliler de daha çok kitap okuyorlardı, birbirleriyle daha çok zaman geçiriyorlardı. Yani az zamanda daha çok birlikte hareket ediyorlardı. Şimdi ise çok zaman az birlikte hareket etme  sözkonusu. Telefonu ver şu dersi dinleyeceğim, şu etkinliği yapacağım şu puanı ve armayı alacağım.  Evde veli çocuğuyla papaz oldu. Veli, ebeveynlik ile öğretmen vekilliği arasında gidip gelerek görevleri karıştırmaya başladı. Anlayacağınız bu durum süreç bittiğinde telafisi zaman alacak yıkımlara neden oldu ve olmaya devam ediyor. Çocuk kendisi için değil, karşısındakine kendini ispatlamak için çalışır hale geldi. Hele son süreçte gündeme gelen canlı ders tam bir facia. sisteme ne öğretmen girebiliyor ne de öğrenci. Bu durumdan öğrenci de öğretmen de çocuğuna yardımcı olamayan veli de stresleniyor. Tam da burada ey insaf biraz empati diyoruz.

Bu sürecin bir de öğretmen penceresi var; o da ayrı bir facia. Çünkü öğretmen aynı zamanda bir veli de olabilir. Velinin çektiklerine ek olarak öğretmen olarak çektikleri eklenince vay ki ne vay….

Veli olarak bir taraftan; onun ve çocuğunun yaşadığını başka bir veliye ve çocuğa, önüne gelen her etkinliği ebadan, eba açılmaz düşüncesiyle aynı etkinlikleri whatsapptan atarak, yetmedi TRT  eba  ile canlı ders ebaya mahkûm ederek yaşatıyor düşüncesi, öte taraftan ise bunların hepsini  öğrenci merkezli değil de amir ve baskı merkezli yapmak zorunda olduğu düşüncesi. Neden öğrenci merkezli olmadığını düşünür çünkü bir öğrenciye bu kadar yoğun bilgi aktarımının “geriye ket vurma ’ya “neden olacağını bilir, rekabetin imkanı olanla olmayan ( telefonu, tableti, televizyonu, interneti hatta elektriği olmayan bir sürü ev )arasında eşitsizliğe neden olacağını bilir. Öğretmenler kendi sınıflarında ders anlatırken sadece kendileri ve öğrencileri vardır. Her türlü eksiklik öğrencileriyle elbirliği içinde halledilir, bir aile gibidirler ve sınıfta aile mahremiyeti olduğundan stres altında olmazlar. Âmâ şu anki süreçte mahremiyet olmadığından her iki taraf kasılmaktan hata yapma durumu ortaya çıkar ki amacına ulaşamaz.  Yapılan bütün çalışma artık karşıdakine kendini beğendirme ve kendini kabul ettirme merkezli olduğunda yarar getiremez. Hani ücra bir köye ilk defa bir televizyon gider ve halk “Zeki Müren de bizi görecek mi? der ya şimdi öğretmen ve öğrenciler için de aynı durum. Öğretmen, idare ebaya ne kadar girdiğimi, kaç puan aldığımı ne kadar paylaşım yaptığımı yani ne kadar çalışkan olduğumu görecek bunu öğretmen grubunda paylaşacak ve ben rencide olmayacağım diye ha bire paylaşım yapacak. Öğrenci ise bütün öğretmenlerim ve arkadaşlarım ne kadar puan aldığımı, aldığım armaları, yaptığım çalışmaları görecek ve beni takdir edecek puan verecek ve arkadaşlarımı geçerek öğretmenlerimin gözüne gireceğim diye çırpınacak.

Özellikle canlı yayın derslerinde bir taraftan ya açamazsan ya dersi güzel anlatamazsam veya öğrenci beni zor durumda bırakacak bir ortam oluşturursa düşüncesindeki öğretmen, diğer taraftan bu düşüncelere ek olarak ya ben anlamazsam ve anlamadığımı söylediğimde ders kayıt edildiğinden benimle alay ederlerse, ağzımdan komik bir şey çıkarsa veya öğretmen bana laf söylerse düşüncesindeki öğrenci….

Veli olan öğretmen bir taraftan yukardaki öğrenci psikolojisinden dolayı çocuklarının sıkıntı yaşamaması için kendi çocuklarına öğretmenlerinin gönderdiği çalışmaları yapmaları için ortam hazırlarken öte taraftan telefonu veya bilgisayarı çocuklarından dolayı eline geç geldiğinde kendi paylaşımları için sabahlamak zorunda kalması.

Öğretmen zaten ebada veya whatsappta paylaştığı derslerin takibini yapmak adına 7/24 öğrencilere dönüt yapıyor. İletişim bireysel olarak devam ediyor. Görüntülü arayarak öğretmenini görüyor. Öğrenci bireysel olarak anlamadığı takıldığı soruyu whatsapptan arayarak veya mesajlaşarak soruyor. Bu nedenle sürekli bağlantı sorunu yaşatan ve iki tarafın mahremiyetini ortadan kaldıran canlı derslerle daha çok sıkıntı yaratmanın bir anlamı yok. Sınıfta ders anlatmak ile görüntülü ders anlatmak aynı şey değildir. Aynı sıcaklığı vermediği gibi strese sokar ve amacına ulaşmaz. Ama bireysel olarak görüşüldüğünde öğrencinin yanlışı öğrenci ile öğretmen arasında kalacağından öğrenci gönül rahatlığıyla öğretmeni ile iletişime girer.

Hal böyleyken bütün taraflar kendi pencerelerinden baktıklarında empati mi, baskı mı diyecek hale geldiler. Lütfen biraz empati… süreci bütün taraflar için sağlıklı atlatabilmek için biraz empati…bu süreç içinde herkesi (veli, öğrenci, öğretmen) biraz rahat bırakalım. Bu zaman zarfında ne öğrenci ne öğretmen ne de veli boş durmaz. Rahat bırakırsak Öğrenci evde aile ile geçirdiği zaman içinde mutlaka ders yapmak isteyecektir. Bırakalım o süreçte öğretmenine başvursun ki öğretmen de bilgiye aç öğrenci gördüğünde bu süreci daha verimli geçirmek için istekli olsun. Zaten bu süreç bitince herkes üzerine düşeni fazlasıyla yaparak eksikliği telafi edecektir. Veli, çocuğumla çok verimli bir zaman geçirdim diye düşünerek gönül rahatlığıyla çocuğuma çalışma ortamı yaratacak, öğrenci ben ailemle iyi zaman geçirdim, dinlendim düşüncesiyle derslerine dört elle sarılacak, öğretmen ise hem veli hem de öğretmen olarak kendini hazır hissederek daha bir içten dersleri telafi edecektir. Önce huzur, önce aile, önce paylaşım…. Öncelerimiz bittikten sora bilgi gelir çünkü bilginin telafisi vardır. Ama kaybettiğiniz aile değerlerinin telafisi yoktur.

Haber ve Yorum: Erdal YILMAZÇELİK

Samandağ’da uyuşturucu operasyonu
Hatay’ın Samandağ ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 1 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Büro Amirliği ekiplerince yapılan...
Hatay Emniyeti Suçlulara Göz Açtırmıyor
Hatay Emniyeti suçlulara karşı göz açtırmayacağını yaptığı başarılı operasyonlarla kamu oyuyla paylaşırken vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için gece gündüz çalıştıklarını...
Antakya İlçe Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadelede Hız Kesmiyor
Antakya İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen bilgiye göre 12/08/2020 günü saat:14.00 sıralarında  Odabaşı Mah. Bulunan bir ikamete intikal edilmiş, ikamet...
Reyhanlı Emniyetinden Kaçakçılara Geçit Yok
Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılık olaylarının önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda; Reyhanlı ilçesi Yeşilova  Mahallesi Büyüksu Caddesi üzerinde durumundan şüphelenerek...
Hatay Valiliği Hatay Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Yaşanan Olaylarla İlgili Basın açıklaması yaptı
Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon olaylarıyla ilgili yaptığı Basın açıklamasında, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına 18 bin...
51 Baro İstanbul Sözleşmesi için Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu
Aralarında Hatay Barosu’nun da bulunduğu 51 Baro İstanbul sözleşmesi hakkında Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu belirtildi. Hatay Barosundan yapılan açıklamada, İstanbul...
Hatay Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı olağan Meclis toplantısını gerçekleştirdi
Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos ayı olağan meclis toplantısını gerçekleştirdi. Bugün  saat 14.00’te Hatay Büyükşehir Belediye  Meclis Salonu’nda Hatay Büyükşehir...
Başkan Savaş: Alt yapı sorunlarına kalıcı çözümler geliştiriyoruz
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, sağanak yağmur yağışı sonrasında İskenderun’da oluşan yağmur suyu birikintilerini bertaraf etmek...
MHP Antakya’da Mehmet Kanlı Dönemi
Milliyetçi Hareket Partisi 13. Olağan Antakya İlçe kongresi gerçekleşti. Ay Işığı Kır Bahçesi ve Restaurant’da gerçekleşen kongreye MHP Hatay Milletvekili...
Dörtyol MHP’de atamayla gelen İlyas Berik, yeni dönemde seçilmiş ilçe Başkanı oldu
Milliyetçi Hareket Partisi Dörtyol İlçe Teşkilatı 13. olağan kongresini Atatürk Parkı Salonunda gerçekleştirdi. Pandemi süreci nedeniyle salona delegeler haricinde kimse...
Başkan İzzetin Yılmaz: Yemyeşil bir Antakya için çalışmalar tam hız sürüyor
Antakya Belediyesi’nin 95 mahalle genelinde bulunan 40 parkı revize ettiği, 5 yeni parkın da Antakya’ya  kazandırıldığı bildirildi. Antakya Belediye Başkanı...
İsmail Bayrakdar: Covid-19 salgının gölgesinde eğitim, riskler ve öneriler raporumuzu Bakanlığa ilettik
Memur Sen Hatay İl Temsilcisi Ve Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, Covid-19 salgının gölgesinde eğitim,...
CHP Milletvekili Mehmet Güzelmansur: Kriz derinleşiyor, intiharlar artıyor
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur ekonomik krizin derinleşmesi artan işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı ile Hatay’da ve Türkiye’de artan intihar...
Hatay Büyükşehir Belediyesinden Dilenci operasyonu
Hatay halkının huzuru için gereken tüm önlemleri il genelinde alan Hatay Büyükşehir Belediyesi, çalışmalarına tüm birimleriyle devam ederken dilencilere yönelik...
Başkan Savaş Büyükelçileri makamında ağırladı
TÜRKSOY Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Genel Sekreteri Düsen Kasseinov, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Shukhratjon M. Yıgıtalıev, Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ