Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,93 / Satış: 7,96
€ EURO → Alış: 9,39 / Satış: 9,43

SON DAKİKA

EMPATİ Mİ, BASKI MI?

EMPATİ Mİ, BASKI MI?
  • 04.05.2020
  • EMPATİ Mİ, BASKI MI? için yorumlar kapalı
  • 454 kez okundu

Son zamanlarda “empati kurmak ile baskı altında kalmak” arasında ezilip duruyoruz. Zor geçen korona virüslü günlere ek olarak sistem baskısından kaynaklı yapay sorunlar eklenince hayat çekilmez oldu. “Evde kal hayat eve sığar” diyerek herkes evde kalarak hayatın koşuşturmasından ihmal ettikleri, unuttukları aileyi aile yapan değerleri tekrar yaşayarak telafi etme şansını (Çocuklarla zaman geçirmek, bireysel olarak kendine zaman ayırmak, kitap okuma, varsa yeteneğini keşfederek resim çizmek, şiir, hikâye yazmak vb.) bulduk diye sevinirken büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Bu sürece veli penceresinden bakacak olursak: veli imdat diyecek hale geldi. Evde okulun her kademesinden olan ve içerde kalmaktan sıkılan çocuklar ve bunların sıkıntısını gidermek için kendini unutacak kadar çaba sarfeden veliler…. çoğu evde elektronik olarak tek televizyon ve ebeveyn telefonları vardır. Herkesin evinde bilgisayar, her çocuğa telefon, tablet ve benzeri malzeme yoktur. Evde varsa bir internet desen tam bir facia… rahat konuşmak için evde köşe bucak dolaşacaksın ki çeken bir yer bulasın. Buna rağmen biz çoluk çocuğumuzla televizyon izleyerek, ortak oyunlar oynayarak, kitap okuyarak zaman geçiririz bu koronavirüs sürecini de atlatırız diye düşündükleri bir anda sorunlar başladı. Neden sorunlar başladı? çünkü her çocuğun en az on öğretmeni vardır. Bu öğretmenler gönderdikleri ödevlerle dört bir koldan faaliyete geçerek kendilerini hissettirmeye başladı. Bir taraftan televizyonda eba dersleri diğer taraftan öğretmenin ebaya yüklediği dersler öbür taraftan öğrenci ebayı açamazsa diye öğretmenin whatsapp üzerinden gönderdiği aynı etkinlikler yetmezmiş gibi şimdilerde eba canlı ders …. Ne var bunda diyeceksiniz buraya kadar bir şey yok. Âmâ evde birkaç çocuk tek televizyon, ebeveyne ait iki telefon, varsa çekim gücü yok denecek kadar az internet (faturası cabası) ve ayrı kademelerde aynı saate denk gelen dersler……bu aşamada bir tarafta sıra bende, benimki daha önemli bu nedenle   telefon (çocukların elinde fazla durması sakıncalı dediğimiz) bende olacak veya televizyonu ben önce izleyeceğim kavgası bir taraftan çocukların bu kavgası arasında telefonundan uzak duran veli……

Birlikte zaman geçirme, oyun oynama, birbirini sevme sayma, kendini keşfetme rafa kaldırıldı. Çocuk verilen dersleri artık kendisi için değil, öğretmeni ve onu takip eden arkadaşları için yapmaya başladı. İletişim araçlarının (bilgisayar, telefon, internet) Eksikliğinden dolayı çocuk verilen dersleri yapamayınca bir taraftan öğretmen beni yanlış anlayacak, yapmadım diye bana kızacak, arma alamayacağım, puanım düşük olunca öğretmenin gözünden düşeceğim, arkadaşlarım beni geçecek kaygısı diğer taraftan her göndereni yapmak için uğraşan çocukların sıkıldım, yeter göndermesin, yapmak istemiyorum serzenişleri. Veli de aynı sıkıntılarla neredeyse öğretmeni arayıp yeter hocam ben dayanamıyorum artık bir şey göndermeyin biraz ben de çocuklar da dinlenelim, çocuklar resim yapsın, kitap okusun, kendini keşfetsin, boş oturarak kendilerini dinlesin bu sayede biz de veli olarak dinlenmiş kendimize zaman ayırmış oluruz, gerekirse ve ihtiyaç duyarsa seni arar etkinlik isteriz diyecek hale geldi. Emin olun okul açıkken çocuklar da veliler de daha çok kitap okuyorlardı, birbirleriyle daha çok zaman geçiriyorlardı. Yani az zamanda daha çok birlikte hareket ediyorlardı. Şimdi ise çok zaman az birlikte hareket etme  sözkonusu. Telefonu ver şu dersi dinleyeceğim, şu etkinliği yapacağım şu puanı ve armayı alacağım.  Evde veli çocuğuyla papaz oldu. Veli, ebeveynlik ile öğretmen vekilliği arasında gidip gelerek görevleri karıştırmaya başladı. Anlayacağınız bu durum süreç bittiğinde telafisi zaman alacak yıkımlara neden oldu ve olmaya devam ediyor. Çocuk kendisi için değil, karşısındakine kendini ispatlamak için çalışır hale geldi. Hele son süreçte gündeme gelen canlı ders tam bir facia. sisteme ne öğretmen girebiliyor ne de öğrenci. Bu durumdan öğrenci de öğretmen de çocuğuna yardımcı olamayan veli de stresleniyor. Tam da burada ey insaf biraz empati diyoruz.

Bu sürecin bir de öğretmen penceresi var; o da ayrı bir facia. Çünkü öğretmen aynı zamanda bir veli de olabilir. Velinin çektiklerine ek olarak öğretmen olarak çektikleri eklenince vay ki ne vay….

Veli olarak bir taraftan; onun ve çocuğunun yaşadığını başka bir veliye ve çocuğa, önüne gelen her etkinliği ebadan, eba açılmaz düşüncesiyle aynı etkinlikleri whatsapptan atarak, yetmedi TRT  eba  ile canlı ders ebaya mahkûm ederek yaşatıyor düşüncesi, öte taraftan ise bunların hepsini  öğrenci merkezli değil de amir ve baskı merkezli yapmak zorunda olduğu düşüncesi. Neden öğrenci merkezli olmadığını düşünür çünkü bir öğrenciye bu kadar yoğun bilgi aktarımının “geriye ket vurma ’ya “neden olacağını bilir, rekabetin imkanı olanla olmayan ( telefonu, tableti, televizyonu, interneti hatta elektriği olmayan bir sürü ev )arasında eşitsizliğe neden olacağını bilir. Öğretmenler kendi sınıflarında ders anlatırken sadece kendileri ve öğrencileri vardır. Her türlü eksiklik öğrencileriyle elbirliği içinde halledilir, bir aile gibidirler ve sınıfta aile mahremiyeti olduğundan stres altında olmazlar. Âmâ şu anki süreçte mahremiyet olmadığından her iki taraf kasılmaktan hata yapma durumu ortaya çıkar ki amacına ulaşamaz.  Yapılan bütün çalışma artık karşıdakine kendini beğendirme ve kendini kabul ettirme merkezli olduğunda yarar getiremez. Hani ücra bir köye ilk defa bir televizyon gider ve halk “Zeki Müren de bizi görecek mi? der ya şimdi öğretmen ve öğrenciler için de aynı durum. Öğretmen, idare ebaya ne kadar girdiğimi, kaç puan aldığımı ne kadar paylaşım yaptığımı yani ne kadar çalışkan olduğumu görecek bunu öğretmen grubunda paylaşacak ve ben rencide olmayacağım diye ha bire paylaşım yapacak. Öğrenci ise bütün öğretmenlerim ve arkadaşlarım ne kadar puan aldığımı, aldığım armaları, yaptığım çalışmaları görecek ve beni takdir edecek puan verecek ve arkadaşlarımı geçerek öğretmenlerimin gözüne gireceğim diye çırpınacak.

Özellikle canlı yayın derslerinde bir taraftan ya açamazsan ya dersi güzel anlatamazsam veya öğrenci beni zor durumda bırakacak bir ortam oluşturursa düşüncesindeki öğretmen, diğer taraftan bu düşüncelere ek olarak ya ben anlamazsam ve anlamadığımı söylediğimde ders kayıt edildiğinden benimle alay ederlerse, ağzımdan komik bir şey çıkarsa veya öğretmen bana laf söylerse düşüncesindeki öğrenci….

Veli olan öğretmen bir taraftan yukardaki öğrenci psikolojisinden dolayı çocuklarının sıkıntı yaşamaması için kendi çocuklarına öğretmenlerinin gönderdiği çalışmaları yapmaları için ortam hazırlarken öte taraftan telefonu veya bilgisayarı çocuklarından dolayı eline geç geldiğinde kendi paylaşımları için sabahlamak zorunda kalması.

Öğretmen zaten ebada veya whatsappta paylaştığı derslerin takibini yapmak adına 7/24 öğrencilere dönüt yapıyor. İletişim bireysel olarak devam ediyor. Görüntülü arayarak öğretmenini görüyor. Öğrenci bireysel olarak anlamadığı takıldığı soruyu whatsapptan arayarak veya mesajlaşarak soruyor. Bu nedenle sürekli bağlantı sorunu yaşatan ve iki tarafın mahremiyetini ortadan kaldıran canlı derslerle daha çok sıkıntı yaratmanın bir anlamı yok. Sınıfta ders anlatmak ile görüntülü ders anlatmak aynı şey değildir. Aynı sıcaklığı vermediği gibi strese sokar ve amacına ulaşmaz. Ama bireysel olarak görüşüldüğünde öğrencinin yanlışı öğrenci ile öğretmen arasında kalacağından öğrenci gönül rahatlığıyla öğretmeni ile iletişime girer.

Hal böyleyken bütün taraflar kendi pencerelerinden baktıklarında empati mi, baskı mı diyecek hale geldiler. Lütfen biraz empati… süreci bütün taraflar için sağlıklı atlatabilmek için biraz empati…bu süreç içinde herkesi (veli, öğrenci, öğretmen) biraz rahat bırakalım. Bu zaman zarfında ne öğrenci ne öğretmen ne de veli boş durmaz. Rahat bırakırsak Öğrenci evde aile ile geçirdiği zaman içinde mutlaka ders yapmak isteyecektir. Bırakalım o süreçte öğretmenine başvursun ki öğretmen de bilgiye aç öğrenci gördüğünde bu süreci daha verimli geçirmek için istekli olsun. Zaten bu süreç bitince herkes üzerine düşeni fazlasıyla yaparak eksikliği telafi edecektir. Veli, çocuğumla çok verimli bir zaman geçirdim diye düşünerek gönül rahatlığıyla çocuğuma çalışma ortamı yaratacak, öğrenci ben ailemle iyi zaman geçirdim, dinlendim düşüncesiyle derslerine dört elle sarılacak, öğretmen ise hem veli hem de öğretmen olarak kendini hazır hissederek daha bir içten dersleri telafi edecektir. Önce huzur, önce aile, önce paylaşım…. Öncelerimiz bittikten sora bilgi gelir çünkü bilginin telafisi vardır. Ama kaybettiğiniz aile değerlerinin telafisi yoktur.

Haber ve Yorum: Erdal YILMAZÇELİK

Başkan Savaş’tan Başkan İmamoğlu’na geçmiş olsun mesajı
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, korona virüs testi pozitif çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı geçmiş olsun mesajı...
Başkan Savaş’tan zeytin diyarı Altınözü’ne çıkartma
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Altınözü’nde hemşehrileri ile bir araya geldi. Zeytin diyarı Altınözü’nün Sarıbük, Keskincik, Mayadalı,...
Hatay Ülkü Ocakları Başkanı Metin Taşçı:  Ülkü Ocakları İl binası Eğitim ve spor yuvası olacak
Beyzade FM & TV’de yayınlanan Haftanın Dosyası programına bu hafta Hatay Ülkü Ocakları Başkanı Metin Taşçı konuk oldu. Metin Taşçı,...
Vergi Borçlarına Yapılandırma Geliyor
Vatandaşların uzun zamandır beklediği, oluşan faizler nedeniyle ödeyemediği vergi borçlarına yapılandırma konusu Meclis komisyonunda görüşülüyor. Ak Parti Grup Başkan Vekili...
Vali Doğan’a Nezaket Ziyareti
Hatay Valisi Rahmi Doğan, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Yusuf Karaloğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti. 23 Ekim 2020 Cuma...
CHP İl Başkanı Parlar Van depreminin yıl dönümünde mesaj yayınladı: Böylesi felaketlerin bir daha yaşanmamasını diliyorum!
CHP Hatay İl Başkanı Dr. Hasan Ramiz Parlar, 2011 yılında yaşanan Van  deprem dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Hasan...
Başkan İzzettin Yılmaz: Akevler Mahallesine Jilet gibi asfalt döktük
Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz, Akevler Mahallesi 20. Sokak’ta sürdürülen asfaltlama çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan İzzettin Yılmaz denetimler esnasında ilgili...
Antakya Belediyesi Kadın Voleybol  Seçmeleri 5 Kasım’da
Antakya Belediyesi Gençlik Spor Kulübü Kadın Voleybol Takımı için Kapalı Spor Salonu’nda 5 Kasım Perşembe günü sporcu seçimi yapılacağını duyurdu....
Samandağ Yaylıca Mezarlık çatısı sorunu çözüldü
Samandağ Belediyesi ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin ortak yürüttüğü çalışmada Yaylıca Mahallesi’nde kış mevsimi  öncesi mezarlık çatısı yapıldı.   Konuya ilişkin...
Hatay Büyükşehir Belediyesinden Hatay ilkokulu bahçesine kilitli parke taşı
Hatay Büyükşehir Belediyesi, sorumluluk alanlarında yürüttüğü altyapı ve üstyapı hizmetlerinin yanı sıra kurum ve kuruluşlardan gelen taleplere de ivedilikle cevap...
Hatay Büyükşehir Belediyesi Çocuk oyun alanlarını yeniliyor
Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay  genelindeki park ve çocuk oyun alanlarındaki sterilizasyon, bakım ve yenileme çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Hatay...
Gönüllü İtfaiyeciler Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesinde göreve başlıyor
Hatay Büyükşehir Belediyesi kent merkezi dışında kalan kırsal bölgeler ve ormanlık alanlarda çıkabilecek yangınlara hızlı müdahale için somut çözümler üretiyor....
Önlem Almak İçin Birilerinin Ölmesi mi Lazım
Defne İlçesine bağlı Armutlu Mahallesi’nde bulunan battı-çıktı civarı Özel Akdeniz Hastanesi yolu üzerinde geçtiğimiz günlerde yaşanan zincirleme kaza sonrası yetkililerin...
Vali Doğan’a Ziyaret
Hatay Valisi Rahmi Doğan, Vali Yardımcısı Yusuf İzci ile Türk Telekom Bölge Müdürü Yılmaz Tohumoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti....
Buğday ve Mısır’da Gümrük Vergisinin sıfırlanması Tüccara yarar!
Hükümetin Buğday ve Mısıra sıfır gümrük vergisine Hataylı ziraat odaları başkanları ve çiftçilerden büyük tepki geldi. Çiftçiler “Daha önce bu...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ