Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,28 / Satış: 7,31
€ EURO → Alış: 8,56 / Satış: 8,59

SON DAKİKA

İKTİDAR OLMAK SİTEYEN VAR MI?

Halil Yılmaz
Halil Yılmaz
  • 10.07.2020
  • İKTİDAR OLMAK SİTEYEN VAR MI? için yorumlar kapalı
  • 86 kez okundu

Sevgili Okuyucularım!

Biraz düşünsel ufuk turu yapalım mı?

İktidar olmak isteyen bir parti ne yapar? Bu sorunun ilgilisi elbette ki iktidar olmak isteyen siyasi partinin ülkesel ve bölgesel sorunu ve sorumluluğudur.

Hatta bu soru, özünde iktidar olmak istemeyen; fakat iktidar olmak oyunu oynayan partinin beynine çöreklenmiş, “Çevir Kaz Yanmasın, Padişah Uyanmasın” anlayışında, Piramit’in tepesinde ceylan derisi koltuklarında oturan; girdikleri tüm seçimleri kaybetmiş, siyasi dinozorlarının huzurlarını, renkli ve tatlı düşlerini kaçıracağını, Onları çok kızdıracağını da biliyorum.

Fakat Ben, okuyup öğrendiklerimden ülkemizin, bölgemizin nereye gittiğini – savrulduğumuzu; naçizane az – çok görebildiğimi düşündüğümden; doğduğum bu topraklar ve Halkımın yarınları için; her şeyimi borçlu olduğuma inandığım; Atatürk Cumhuriyeti’nin Kemalist bir öğretmeni olarak: ülkemin her gün biraz daha yıkıma gittiğinin çığlığını atmanın ulusal sorumluluğum olduğunu düşünüyorum.

Her şeyden önce, iktidar olmak isteyen partinin yöneticilerinin şu sorulara namusluca, samimi ve sorumluluk içinde yanıt araması; “Aynaya Bakması” gerekmiyor mu?

Bu halk 100 yıl önce Mustafa KEMAL’e nasıl inandı, nasıl iman etti? Soruyu tersinden düşünürsek, Mustafa Kemal; eğitimsiz, aç, sefil, yorun işgal edilmiş Anadolu Halkını Kendine ve kurtuluşa nasıl inandırdı?

Bu soruların yanıtı: Samimi ve öngörülü olmak, inanmak, risk alacak kadar yürekli, başka beyinlere bağlı olmayan lider olmayı gerektirir.

İktidar olmak isteyen her partinin bir ideolojisi olur. Partiler ideolojilerini, politik ve siyasi duruşlarını parti tabanına, ülkenin ve halkın içinde bulunduğu koşullara göre belirler.

Atatürk’ün CHP’si, YCHP olduğundan bu yana; antiemperyalizm – tam bağımsız, üniter – ulus devlet gibi kurtuluş ve kuruluş felsefesini – ideolojisini reddi miras eyleyen bir partiye dönüştü.

İzlediği politikalarla beyni çıkarılmış – yön duygusunu kaybetmiş bir serçe kuşu gibi; siyasi iktidarın belirlediği gündemin arkasından sürükleniyor – Ona cevap yetiştirmeye çalışıyor. Siyasi iktidar bir şey söylesin de YCHP de Salıdan Salıya; “Züğürt Ağa” filminde, domates satarken Şener ŞEN’in utangaç, ürkek, korkak, ayıp bir şey yapıyormuş gibi bir ses tonuyla Muhalefetçilik yapsın.

“Bizi sokağa Çekmek İstiyorlar” savı, “Hadi Canım Sen de…” politika – siyasi çözüm üretememenin, alternatif olamamanın verdiği acizliğe sığınmanın diğer adıdır. Demokratik zeminde, kitleleri ayağa kaldırmanın, muhalefet yapmanın bin bir türü vardır.

Lider, halkının sosyolojik ve psikolojik dünyasını; eğitimsiz toplumların günlük yaşadığını çok iyi bilecek. Onun, sadece bu günü vardır; yarına, yarınlarına tevekkül eder, istiareye yatar. Gördüğü en korkunç rüyalarını bile hayra yorar. Ve tekrar daha çok tevekkülle günlük yaşamına sarılır.

Ülkenin durumu, geleceği, felsefe, sanat, demokrasisi, insan hakları, çağdaşlaşmak, en yüksek uygarlık düzeyine ulaşmak, tam bağımsız bir ülkede onurluca yaşamak, Onu hiç mi hiç ilgilendirmez. Eğitimsiz toplumların duygusu, düşüncesi, cebi ile midesi arasındadır.

İktidar olacak parti, halkına somut – onun yaşamına dokunacak ve onu daha iyiye ve daha güzele götürecek, ayakları yere basan – gerçekçi – kaynaklarıyla birlikte seçim stratejisini – seçim bildirisinin toplumuyla bir namus sözleşmesi olduğunu açıklayacak.

Ülkenin kurtuluşu için iktidar olacak parti korkmayacak, taze gelin gibi utanmayacak. Toplumun ufkunu açacak, devrim niteliğinde yenilikler sunacak: Esaslı bir toprak reformu ile topraksızı topraklandıracak. Çiftçinin geleceğini sağlama alacak, üretim seferberliği başlatacak. Köy ve kent farkını ortadan kaldıracağını ilan edecek. Çıkaracağı yasalarla Sosyal Devlet olmanın ön koşulu; Türkiye Halkına, ulusal gelirden daha çok pay vererek; işçisine, emeklisine, esnafına onurlu bir yaşam sağlayacak. Bütün demokratik kanalları açacak ve Hukuku egemen kılacak

Köy Enstitülerini daha çağdaş koşullara kavuşturarak: Gençliği ilk ve ortaokuldan başlayarak yeteneği doğrultusunda yönlendirecek. Eğitimin bütün aşamalarını ücretsiz yapacak. Halkı esaslı bir eğitimden geçireceğinin, her bir öğrenciye, ücretsiz internet erişiminin teminatını verecek. Başarılı öğrencilerin yurt dışındaki tüm eğitim masraflarını karşılayacak.

Anadolu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez yörelerinden kopup gelen yoksul ailelerin üniversite gençliğini, ruhunu şeytana satmış hain FETÖ/PDY ve onun mankurtlaştırılmış, her biri sinsi bir yılan “ABLA ve ABİ” çetesinin ve benzeri örgütlerin tuzağına düşmemeleri için; barınmalarını sağlamak amacıyla ücretsiz yurt yapacaksın.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal varlığı – üniter yapısını korumak için, ‘Baroların’; demokrasi, Hukuk alanındaki haklı ve onurlu savaşımlarını korkmadan destekleyeceksin.

Çünkü bileceksin ki Vurgunu, talanı, soygunu, Hukuksuzluğu, ayrıştırmak yoluyla yaratılan ve yaratılacak şiddeti; ülkenin içine düşürüldüğü kör girdaptan kurtuluşunu dua ederek, istiareye yatarak durduramazsın.

11 ilin Büyükşehir Beledilerini almakla (Ki Tüm Demokrasi Bileşenleri Sayesinde) Kendinizi zafer kazanmış kahraman yerine koymayın. Genel bir seçimde, demokrasi bileşenlerinin oyları; Kendi partilerine dağıldığın da karlar eriyecek…

Tüm Muhalefet, Siyasi İktidarın Ayasofya’yı – camileri kullanarak toplumu uyuşturma kervanına katılacağına; ‘Ey halkım! Memlekette 110 bin cami var; fabrika açalım’ diyebilecek.

Gazeteci Levent Gültekin: “Erdoğan’ın En Yakınından, 1. Halkada – Yetkili Olan Bir Dostum; ‘ülke Yıkıma Gidiyor, Anlatamıyoruz, Durduramıyoruz, Biliyoruz Süreç Uzadıkça Yıkımın Boyutları Daha da Artıyor’ ” diye açıklama yapıyor.

Uğruna ölebileceğin tek ve son yurdum diyerek Anadolu’yu; çağdaş uygarlık yolu diye Cumhuriyeti; onurluca yaşamak için tam bağımsızlığı; tarihin bir daha göndermeyeceği önder

diye Atatürk’ü sarılmadan – Onu anlamadan; haini çok bu belalı topraklar Sana yar olmaz, buralarda yaşayamazsın, Arkadaş!

Beyni işgal edilmiş CHP’yi kurtarmadan; ülkenin kurtuluşu için iktidar olmak, yıldızlar kadar uzak ve hayal ürünüdür.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP’nin yani YCHP’nin 37. Kurultayı, şimdiden sahipleri için hayırlara vesile olsun.

Kendisi iktidar olacağına inanmayan ya da olmak istemeyen hiçbir siyasi parti; halkı da iktidar olacağına inandıramaz.

10 Temmuz 2020 / ANTAKYA

Halil Yılmaz Hıtmiye

Eğitimci – Şair – Yazar

Suha_6331@hotmail.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ