Anasayfa / Manşet / KAYISI ÜRETİCİSİ ‘ÇİFTÇİNİN EMEĞİ YERDE KALMASIN İSTİYORUZ’

KAYISI ÜRETİCİSİ ‘ÇİFTÇİNİN EMEĞİ YERDE KALMASIN İSTİYORUZ’

Hatay’ın Arsuz içesi Kurtbağ Mahallesinde hummalı bir kayısı hasadı sürdürülmektedir. Kayısılarını toplayan, satan üreticiler bir sevinç içinde ürettiklerini değerlendirmek için uğraşırken, diğer taraftan bu elde edilecek kazanç ile üretimin yeniden sürdürülmesi konusunda endişe içindeler.

Kurtbağ Mahallesi Hatay’ın kayısı üretiminde merkez duruma gelmiş bir bölgedir. Bölgenin yayla olması, şekeri ve aroması ile ön plana çıkmaktadır. Bu sene yağmurların yeterli yağması ile üretici biraz olsun kuraklık sorunundan kurtuldu, kayısılar biraz seyrek tuttu ama kalitesi ve büyüklüğü her seneden daha iyi oldu.

Kurtbağ Mahallesinde devletin elinde olan ama orman vasfını yitirmiş alanlar bulunmaktadır. Üreticiler bu alanları devletten kiralayarak, ya da satın alarak kayısı bahçeleri yapmak istiyorlar. Bu gün kayısı üretimi 15-20 bin ton üzerinde ama bu alanlar kullanılırsa üretim iki misline çıkacağını ifade ediyorlar.

Kayısı üretiminden binlerce insan ekmek yemektedir. Ayrıca mevsimlik işçiler çalışmakta, yurt içi ve yurtdışı ihracatlar yapılmaktadır. Üreticiler önemli sorunlarından su, ilaç ve yol sorunun çözümünü beklemektir. İlaçların kalitesinin düşük olduğunu ve bunun da Akdeniz Sineği oluşmasına neden olduğunu belirtiyorlar.

Üreticilerle Kurtbağ Kayısı Üretimi konusunda sorunlarını, çözüm önerilerini ve kayısı üretimin daha geniş nasıl yapılması konusunda düşüncelerini aldık.

HANİFİ KASAP (KAYISI ÜRETİCİSİ VE MUHTAR)

Orman Vasfını Yitiren Topraklara Köylü Kayısı Eksin

Mahallemizde kayısı üretimi yapılmaktadır, mahallede yaklaşık 15-20 bin ton kayısı üretimi yapılmaktadır. Türkiye’nin birçok yerine ihracat yapmaktayız, kayısımız şekerparedir, şeker oranı çok yüksek olduğundan, bundan ötürü Akdeniz Meyve sineğinden sıkıntı yaşamaktayız. İlacın kalitesinin düşüklüğünden midir, yoksa başka neden mi, hasadın sonuna doğru kayısımız kurtlanma yapmaktadır. Devletimizin bu ilaç meselesinde bize çözüm bulmasını istiyoruz. ÇKS kayıtları olan arkadaşlar devletin gübre, ilaç gibi desteklerinden yararlanmaktadır. Bizim en büyük kalem işçiliktir.

Bizim burada orman vasfını yitirmiş araziler var, devletimiz burayı bize kiralarsa, 15 bin değil 50 bin ton kayısı üretimi gerçekleştirebiliriz. Zaten buralarda ciddi ağaç yok ama biz el gücüyle kayısı ağaçlarını burada yetiştirebiliriz. Bu vasıfsız yerlere şeker pare kayısı bahçeleri yaparak, dünyaya yaymak istiyoruz. Yer altı sularımız depremden sonra kaydı, 5 bin dönüm sulanması gereken bir toprağımız bulunmaktadır. Sulama sisteminde devletin bir el atması gerekiyor. Suyu sondaj sistemi ile bu ağaçlarımızı kurtarabiliriz. Bunlardan baraj olur, gölek olur, illaki gölek olması daha iyidir. Yoksa ağaçlarımız kurur.

EMİR ŞAHAN (KAYISI ÜRETİCİSİ)

Biz Üreticiler Önümüzü Göremiyoruz. Devlet Öncülük Yapsın.

Kayısı üretiminde en önemli sorunların başında su sıkıntısı gelmektedir. Bu sene yağışların bol olması dolaysıyla bir nebze olsun rahatladı. Malımız hasada geldi ama sattığımız kayısı ne gübre, ne ilaç parasını ödemektedir. Biz üreticiler olarak hesabı vurduğumuzda üç-beş liraya çalışmış oluyoruz. Ağaca gübre, ilaç atıyor, bir riske giriyoruz ve de ne kazanacağımızı bilmiyoruz! Yani çok büyük bir Pazar sorunumuz bulunmaktadır. Devlet bize biraz yardımcı olsa, bizim sorunlarımızı çözse, biz yüksek meblağlar kazanmak peşinde değiliz. Biz bu kayısıyı yiyende ucuzu yesin istiyoruz. Ama çiftçinin emeği yerlerde kalmasın, bizim derdimiz tamamen budur. Bu gün ilaç, gübre fiyatları almış başını gidiyor, ama bizim malımız on senedir yerinde saymaktadır. Ağacı kesip atamıyoruz, kayısıyı başında da bırakamıyoruz, biz zarar de etsek bu meyveyi toplamak zorundayız. Yoksa ağacımıza zarar verir. Devlet gelip, Pazar, ihracat sorununu ve de yol sorunu çözsün istiyoruz.

MUSTAFA TİRYAKİ (KAYISI ÜRETİCİSİ)

Devletin Bize Önerdiği Akdeniz Meyve Sineği İlacı Sineği Öldürmüyor!

Kayısı üretmek zordur, kayısı üretmek gerçekten emek ister. Dışarıdan bakıldığında kolay gibi görünür ama kayısı bakımı çok isteyen meyvelerdendir. Kayısının yaz bakımları, toplanması, ilaçlanması, kayısıların toplanmasından sonraki süreçteki budanması, temizlenmesi derken kayısı yıl boyunca bakım isteyen ağaçtır. Kayısı üretiminden elbette para kazanıyoruz ama bizim giderlerimizi eklenince çok kazanmadığımız ortaya çıkıyor. Özellikle Devletin kayısıya attığımız ilaç dozunun düşürülmesidir. İlacın dozu düşük olduğundan meyveyi on günde bir ilaçlamak zorunda kalıyoruz. Devletin verdiği ilaçlar Akdeniz Meyve Sineğini öldürmüyor. Devlet bize yeni ilaç versin diyoruz. Tarım Müdürlükleri bu konuda yardımcı olsunlar. Tekrar ediyorum, devletin önerdiği bu ilaç Akdeniz Meyve Sineğini öldürmüyor ve bize yeni ilaç üretsinler.

MUSTAFA KALE (KAYISI ÜRETİCİSİ)

Kurtbağ Kayısısı aroması, tadı ile bir numara diyebiliriz, hatta Malatya’ya bile biz kayısı gönderiyoruz. Yağmurlar bu sene bol yağdı, meyve biraz seyrek tuttu. Bu da meyvenin kalitesini ve büyüklüğünü etkiledi. Kayısı hasadının son günleri ve sıcaklar arttıkça kayısı hızlı olgunlaşıyor ve fiyatlar düşebilir. Bizim kayısımız ihracata uygun ve bu yol daha da geliştirilmesi gerekir.

UMUT TÜĞEN (KAYISI ÜRETİCİSİ)

Çiftçinin Gideri Sonucunda Eline Kilo Başına Ancak Beş Lira Kalmaktadır.

Biz bu malı hale, komisyoncuya gönderiyoruz ve 35 liraya satılmaktadır. Bu kayısının yüzde 12 komisyon, yüzde 20 işçilik, çiftçinin eline kalan ise 5 liradır. Günah, çiftçi perişan durumdadır. Bizden 35 liraya alınan bu kayısıların pazarlardaki fiyatı ise 100 liradır. Çiftçi ihracat olduğu zaman kazanır. Bu sene beklenen yüksek mahsul alınmadı ama parada etmedi. Bu kayısıların çiftçiye para kalması yeniden üretim yapabilmesi için 70-80 liraya satılması gerekir. Çiftçi başka türlü üretime devam edemez.

HÜSEYİN GÜLER

ARSUZ

 

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir