Anasayfa / Manşet / ÖZGÜR ÖZEL,  CHP GRUP TOPLANTISINDA YENİ PARTİNİN KURULUŞUNU RESMEN AÇIKLADI!

ÖZGÜR ÖZEL,  CHP GRUP TOPLANTISINDA YENİ PARTİNİN KURULUŞUNU RESMEN AÇIKLADI!

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı’nda yeni parti kuracaklarını resmen açıkladı.

“Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz”  diyen Özgür Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

KÜRSÜYE VEDA HÜZNÜYLE ÇIKTIM

“Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım.

Hep beraber tarihi bir kavşaktayız.  Bugün buradan tarihi bir konuşma değil tarihe not düşen, hatırlatan ve emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.

Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla. Tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinden, ailelerimizin akşam sohbetlerinden bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz.

Herşey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri ‘gelir geçer’, ‘unutulur’, yapanın yanına kar kalır’, ‘rüzgar alır sel alır’ diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak!”

YÜRÜYÜŞÜMÜZ KAYBETMEYİ HAZMEDEMEYENLERE CEVAPTIR

Konuşmasında, butlancı Kemal Kılıçdaroğlu’na zaman zaman eleştiriler yönelten Özgür Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti –ki durmaz ki o zaman onlar ana muhalefette– yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağız sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. O yüzden, o yüzden… Butlan kararının üstünden 61 gün geçti. ‘Bayram geçsin, tepki durur’ diyenler; ‘Bayramdan önce strateji yaptık, 3 gün konuşulur, 4. gün durulur, sonra geçilir partinin başına oturulur’ diyenlerin bugün içinde bulundukları durum da sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğine dair umutları da tam bu noktada, bu kör düğümün olduğu yerde; ya biz bu kör düğüme oturup susacağız, milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız, memleketin önünü açacağız. O gün bugün. O günlerde çıktım. Herhalde partimin benim için olan kıymetini, altı okun kıymetini, bu partide 9 yıl grup başkanvekilliği yapmış, 3 yıldır grup başkanlığı yapan, bu partiye, geçmişine, tarihine, üyesine, neferine söz söyletmeyen, toz kondurmayan Özgür Özel’in herhalde o günden bugüne gelene kadar mücadelenin en iyisini yapmak için; hukuken, siyaseten, fiziken, salonda, mahkemelerde ve sokakta en iyisini yapmak için üzerine düşeni yapacağından hiçbirimizin şüphesi yoktu. Bu konuda kendime şu kadar güvenmem. 1333 oy aldım son seçimde. 1333 oy! Tarihin en yüksek genel başkanlık oyu. Dedim ki; 1333 oyu aldım, dedim ki üçünü kendime saymıyorum. Böyle bir oy yok, böyle bir birliktelik yok. Yeniden kurulmuş sandıklarla 2025 yılında mahalleden ilçeye, ilçeden ile, ilden genel merkeze o kurultayda gelen bu oyun bir anlamı var. Bu oy Özgür Özel’in şahsına, ekibine verilmiş oy değildir. Bu oy partinin birlik ve beraberlik ihtiyacına, bu partinin iktidar yürüyüşüne, bunun ancak güçlü bir birliktelikle, ayrışmadan, hep birlikte durarak bu inancı paylaşanların oylarını göstererek, oylarını sandığa atarak gösterdikleri dayanışmanın ürünüdür.

KEMAL BEYE OY VERMİŞ 500 DELEGE KURULTAY İSTEDİ

60 kişilik PM, 40’ın altına düşemez, 23’e düşüyor. 23’le toplanıyorlar. Kanun diyor ki: ‘Derhal kurultay!’, ‘Yapmam kurultay!’. Mücadeleye devam. 1040 arkadaştan imza alırız. O 1040 arkadaşın 500 tanesi son seçimde, yani bizim yarıştığımız son seçimde Kemal Bey’e oy vermiş delegedir. 3 sene sonra diyor ki ‘Yapma etme Kemal Bey, o gün sana verdik ama biz partiliyiz Kemal Bey. Bu partide kurultay yapmazsan felaket gelir Kemal Bey, gel kurultayı yapalım, kararı biz söyleyelim’ diyor. Kendine oy veren 500 delegeyi dinlemeyip o kurultayı da yapmıyor. Bunun üzerine… 2023 seçimi; yarışmışız biz kazanmışız, yok ben kazanacaktım. Peki, burada yoksun, burada yoksun, burada yoksun, 4 mazbata var. Gel şimdi soruyorum: Burada yokum, Fatma kazandı; burada yokum, Ayşe kazandı; burada yokum, Emine kazandı. Yahu senin bu kurultayından son kurultayı kazanan Emine’ne buradan, AK Parti’den karar çıkarttırıp son kurultayın sonucunu değiştiriyorsun.

Burada, burada il başkanları var. 74 il başkanı. İçlerinden, içlerinden 56 tanesi geçen dönemde de Kemal Bey’in döneminde de il başkanı olanlar. 2025 yılında bir daha aday olmuşlar, bir daha seçilmişler, bir daha seçilmişler. 2025’te kararı Trabzon vermiş, kararı Burdur vermiş, Hakkari vermiş, Edirne vermiş, Hatay vermiş, Sinop vermiş, 2025’te. 2023’ten onlara ne? Gelip 2025’in başkanlarını, bugün butlancılık yapmadıkları için, bugün “O gün sizinle beraberdik ama bugün Özgür Bey’le beraberiz” dediği için 38 tanesi, “Biz bu partinin iktidar yürüyüşüne inanıyoruz, biz ocu bucu değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz” dedi diye görevden alınıyorlar.

BİR DÖNEM DAHA ERDOĞAN’I SEÇTİRMEK İÇİN

Sonra diyor ki: ‘Arkadaşlar gitmeyin partiden, durun burada, oturun burada, bakın yakında eylülün sonunda kurultay başlatacağım, seneye nisana doğru sonlandıracağım’. 7 ay boyunca bizim birbirimizi yememizi, mahallelerde kavga etmemizi, bilmem neyi izlemek istiyor saray. Ben teşneyim bana verilen role, gel sen de geç karşıma, tutuşalım parti içi güreşe, AK Parti bir dönem daha seçtirmek için Erdoğan’ı, baksın kendi işine. Yok öyle yağma! Yok öyle yağma! Herkes şunu bilsin ki, herkes şunu bilsin ki CHP binalarına… Örneğin, partiye genel sekreter yardımcısı atayacaksın; son yerel seçimde Adana’da aday olamayınca karşımızda başka partiden aday olmuş, Zeydan Karalar’a ağzına geleni söylemiş birisi şimdi gelecek partide yönetime geçecek. Bilecik’e il başkanı atayacaksın; Bilecik’in kadın belediye başkanına her iftirasıyla burnundan getiren birisi olacak. İllere il başkanları atayacaksın; seçimde karşımızda olmuş, mücadele etmiş, başka partiye gitmiş, başka adaya destek vermiş, partiyi teslim almaya pavyon fedaileriyle gelmiş… Sonra bunlar… Mahallelerden seçim başlatacakmış. Ben bu partinin gencecik evlatlarını mahalle seçimlerinde onların belirlediği belirsiz adreslerde delege yazacakları yere ‘Gidin orada delege olmaya çalışın, dövmezlerse, vurmazlarsa, kırmazlarsa mücadele edin, 7 ay boyunca uğraşalım, Türkiye’ye rezil olalım.’ Buradan geçen hafta söyledim, ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum, ‘partiliyim’ diyene söylüyorum, ‘CHP’liyim’ diyebilene söylüyorum…”

KONTROLLÜ MUHALEFETİ ASLA KABUL ETMİYORUZ

Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz.

Bu bir ayrılık değil. Bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye’de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez.

Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun. Buradan ilan ederiz. Dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki; biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.

Korkanlar, çekinenler, 3 günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz

YENİ PARTİYİ RESMEN İLAN ETTİ

Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisimiz, MYK’mızla, ardından Milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Teknik işlemlerin, teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün, bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka, altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 10 ay önce yüzde 5 parti yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarIa birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak; Atatürk’le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz.

KİMSE ‘NİYE HALA BURDASIN’ DEMESİN

Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken; doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlendirilmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz, güçleneceğiz, hep birlikte olacağız. Buradan önemle ricamdır: Bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte, doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse, belediye başkanına ‘Sen niye geçmedin?’, belediye meclis üyesine ‘Hala niye buradasın?’, filanca kişiye ‘Hala niye orada değilsin?’ demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere, kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Şu kadarını söyleyeyim: Ben yeni partide yokum. ‘Özgür Özel’le, arkadaşlarıyla birlikte değilim’ diye kulağınızla duymadığınız herkes, emin olun ki bizimle birliktedir, bizimle birliktedir.

NE İMAMOĞLU’NU NE DE YAVAŞ’I BIRAKIRIZ

Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz, hepimiz… Ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı; ne Zeydan Karalar kalır Adana’da, ne Vahap Seçer Mersin’de. Selam olsun Edirne’den Iğdır’a, Trabzon’dan Antalya’ya. Bir daha söylüyorum: “Ben onlarla değilim” diyen diyebilir, tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir iktidar yürüyüşünde. ‘Sahipsiz vatanın batması haktır, sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır.’ Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz, iktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım, yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte meşale taşıyacağız, iktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim arkadaşlar!”

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir