Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 8,28 / Satış: 8,31
€ EURO → Alış: 10,07 / Satış: 10,11

SON DAKİKA

PARLA (Çİ) MENTO:))!!??..

Ali Dal
Ali Dal
  • 17.11.2020
  • PARLA (Çİ) MENTO:))!!??.. için yorumlar kapalı
  • 144 kez okundu

Sevgili Okurlar;

En basitinden düşünecek olursak, örneğin yerleşkelerde; sağlıklı kurumlar, sağlıklı aileler, sağlıklı komşuluk ilişkileri, birlikte ve çağdaş yaşama bilinci oluşmuşsa, o yerleşkeler, “beton“ görünümünden, genel kuralların ve amaç birliğinin sağlandığı “konuma” evrilmiş demektir…

Bu hususu, ülke bazında ele aldığımızda; “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti”ni işaret eden Cumhuriyet rejiminin “omurgasını” oluşturan “Parlamenter anlayış”; tesis edilen Parlamento yerleşkelerinde hukuk ve ulusal gaye çizgisinde genel kabul görüp içselleştirilmişse, o yerleşke de, “beton görünümünden” sıyrılıp, milli anlam ifade eden konuma kavuşturulmuş demektir…

Dünya üzerinde, benzerine rastlanmayan ve uygulamada enva çeşit ucubeliklere kapı aralayan ve adına “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen günümüz Türkiye’sinde; bilhassa hukuk açısından içi boşaltılan TBMM’nin getirilmiş olduğu son haline (?!) bakarak, “Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olup olmadığına” birlikte cevap arayalım…

* “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti”ni işaret eden Cumhuriyet rejiminin “olmazsa olmazları” kabul edilmiş “yasama, yürütme ve yargı sisteminde” esas alınan “kuvvetler ayrımı” kuralı, Türkiye’de işlemekte midir?.. Yani, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay bilhassa yargılama ve denetim görevlerini yerine getirebilmekteler mi?!..

*“Siyasi partilerin, seçim sisteminin ve parlamento” nun; “Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” anlayışını esas alan Cumhuriyet rejimi gereğince  oluşturulmaktadır diyebilmekte miyiz?!..

Oysa, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen bu ucube sistem; adlarının önünde cafcaflı akademik unvanlar bulunan, ruhen ipotek edilmiş yandaş güruhça; “daha etkili parlamento, daha çok demokrasi, daha hakça paylaşım, daha çok denetim, daha az israf ve daha kaliteli hizmet” olarak yaygara koparılmıştı?!…

Geçen birkaç yıl içerisinde oluşmuş ortamda, etkin parlamentonun var olduğunu söylememiz mümkün mü?!..

“Tek Adam Marifetiyle” saraydan yönetilen bir devlet…

Adeta hiçbir şey yapamaz hale gelmiş ve oturdukları yerden kallavi para alan 600 milletvekili…

Saray tarafından atanmış olmalarına rağmen, parlamentoyu ve parlamenterleri yok sayan ve sadece kendilerini atayanın dudağını okumaya ayarlı “kurşun asker” türü kabine üyeleri…

“İtibarı” israfta arayan bir külliye anlayışı…

“Vesayet anlayışına” göre yürütüldüğü iddia ve ifade edilen yargı sistemi…

“Hesap verme ve hesap sorma” kuralının devre dışı bırakıldığı bir yönetim şekli…

Liyakat sisteminin tümüyle terk edildiği bir gidişat…

Yandaş kayırma odaklı (?!) olup, 18 yılda 192 kez değiştirilen “Devlet İhale Yasası” ile peşkeş çekilen beytülmal…

Felce uğratılmış eğitim sistemi…

12 milyar bütçesiyle ve 150 bin kadrosuyla, adeta siyasallaştırılmış bir Diyanet…

Anayasal Kuruluşlar olmalarına ve milletin vergilerinden nemalanmalarına rağmen “Sahibinin sesi” durumuna sokulmuş ve inandırıcılıklarını yitirmiş TÜİK, TRT, YSK, RTÜK gibi kurumlar…

İşte size Tek Adam Merkezli ve AKP patentli “Cumhuriyet Sistemi”…

İşte size “deve olmuş” hukuk sistemi…

..Ve işte size, “Hak, Hukuk ve Adalet”…

***

Bugünkü yazıma son noktayı koymadan önce; cevap alma umuduyla “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ne göre oluşturulmuş “CEVVAL KABİNEYE” şu soruyu sormak istedim:

CHP’nin; 22 bin 059 yazılı önergesinin…

HDP’nin; 6 bin 385 yazılı önergesinin…

İyi Parti’nin; 2 bin 712 yazılı önergesinin…

MHP’nin 928 yazılı önergesinin…

Saadet Partisinin; 148 yazılı önergesinin…

Bağımsızların; 37 Yazılı önergelerinin…

TİP’in; 17 yazılı önergesinin…

Demokrat Partinin; 8 yazılı önergesinin…

DBP’nin; 1 yazılı önergesinin… kaç tanesi devlet ciddiyeti ve hesap verme mesuliyeti dahilinde cevaplandırılmıştır?!.. Cevapsız bırakılmış ise; hangi hukuk kurallarına istinaden bu usul tercih edilmiştir?!…

Bizimkisi de iş değil hani…

“Beton ve çimento tutkunu” AKP İktidarı yöntemiyle (?!) hukuksal ve işlerlik bakımından içi boşaltılmış olan “parlamento” nun; “PARLA (Çİ) MENTO”ya dönüştürüldüğünü unutuverdik:))!!??..

***

“Hesap vermek” asalete işaret

“O da nedir?” diyen kuldan uzak dur

Alavere, dalavere (?!) ticaret

Yapanın geçtiği yoldan uzak dur

***

Kuran’ı pelesenk etse de dile

Gözüne evliya görünse bile

Din alıp satanın muskası ile

“Bakarım” dediği faldan uzak dur

***

Ne üçüne inan, ne de beşine

Güven duyma haraminin işine

İyiye götürmez, düşme peşine

Tezgâha koyduğu maldan uzak dur

***

Eyyamcılar deve saklar (?!) davarda

Bulsa fırsatını, olur hovarda

Eşek arısını besler kovanda

Tavsiye ettiği baldan uzak dur

Ali DAL

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ