Anasayfa / Manşet / PLANLAMA VE ÇİFTÇİYE DESTEK OLMADIĞINDAN ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞIYOR

PLANLAMA VE ÇİFTÇİYE DESTEK OLMADIĞINDAN ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞIYOR

Amik Ovasında buğday hasadı tamamlandı. Çiftçi bir yıllık çalışmanın karşılığını alamadı. Buğdaydaki Pazar sorunu, Toprak Mahsulleri Ofisi buğdayı alıyor ama geç ödediğinden paraya ihtiyacı olan buğday üreticisi tüccara satmak zorunda kalıyor ve taban fiyatın altında satıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı ve TMO tarafından 2026 sezonu için açıklanan taban alım fiyatı ton başına ekmeklik ve makarnalık buğdayda 16.500 TL olarak belirlendi. Bakanlık tarafından açıklanan desteklemeler ile birlikte (ton başına ortalama 3.014 TL) üreticinin eline geçen toplam tutar ton başına 19.514 TL’yi bulmaktadır. Çiftçi desteklemelerin yetersiz olmasını ve çiftçinin üretimi sürdürebilirlik seviyesine çıkarılmasını istiyor. Ton başına buğday 16.500 ama çiftçi peşin paraya ihtiyacı 14.500’den tüccara malanı satmak zorunda kalıyor.

Amik Ovasında çiftçi buğdaydan sonra ikinci ekim olan mısır ekimine tarlasını hazırlıyor. Hazırlıyor, hazırlamasına yazın kurak geçecek, mısıra nereden su bulacak, bulsa elektrik fiyatı canlarını yakıyor. Amik Ovasının suyunu karşılayacak Reyhanlı Barajı halen ovaya verilmedi. Çiftçi Reyhanlı barajının bitirilmesini ve ovaya su verilmesini istiyor.

Amik Ovasının çevresindeki bazı köylülerle görüştüm. Topraklarını bırakmışlar, ekmiyorlar. “Nasıl olsa buralar konutlara açıldı, arsa olarak satar, parayı, alır yeriz”diyorlar.

Amik Ovasında tarlasını ikinci ürüne hazırlayan Çiftçi Halil Yılmaz ve Ziraat Yüksek Mühendisi Recep Dalkıran ile üretimin sorunları ve çözüm önerilerini görüştük.

Halil Yılmaz (Amik Ovasında Çiftçi)

26 Yaşında bir genç çiftçiyim, son beş yıldır biz çiftçilerin üretimden gelen kazançları yoktur. Hatta beş yılın öncesine göre daha geriye düştük. Yılda elektrik faturası olarak 500 bin lira ödemekteyim. Tarım ve Orman Bakanın bu konuda bize bir katkısı yoktur. Bizlere destek verdiğini söylüyorlar ama kodamanların bu desteklerden yararlandığını görmüyoruz. Ben bir yıl önce Ziraat katılım faizsiz kredi vereceklerini söylediler. Bende baş vurdum ama bana vermediler. Bankaya ipotek verdim, damlama sistemi kuracaktım, yani bize destek vermediler.

Şimdi kazanıyorum diyen çiftçi yalan söyler, ben 26 yaşında kendim çalışıyorum, traktörü kendim sürüyorum ama kazanamıyoruz. Şöyle bir algı var “Kazanıyorlar” gerçekten kazanç yok, gece, gündüz çalışıyorum, ellerimiz, yüzlerimiz yanık içindedir. Traktörleri vadeli olarak alıyoruz, kimse peşin para ile alamıyor. Ekonominin alt faaliyetleri çiftçilerin alt tabanından başlamaktadır. Biz alt tabanız, biz kazanırsak sanayici kazanır, traktör alırız, tarım aletleri alırız, araba satın alırız, gübre, ilaç, tohum bayileri kazanır. Çiftçi kazanmadığı için bu saydıklarımda kazanamıyor.

Çiftçilerin Tarım ve Orman Bakanından istekleri:

Buğday ithal etmek yerine, çiftçiye destek versin, Toprak Mahsulleri Ofisinin çiftçinin ürününe daha iyi bir fiyat biçerek, her yıl olduğu gibi Mısır’da, Pamuk’ta da aynı şeyleri yaşıyoruz. Yani hep çiftçiler tüccarların elinde eriyip, gitmektedir. Her yıl burada 10 çiftçi tarım alanından çekilmektedir. Yani her yıl geriye, geriye sonunda yardan aşağı düşeceğiz. Biz toprağa parayı gömüyoruz, ama sonunda ne olacağını bilmiyoruz. Yani kısaca hayallerimiz başka bahara kaldı. Başka bahar ne olur? Bilmiyoruz!

RECEP DALKIRAN (ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ)

Daha önce çeşitli sektörlerde çalıştım. Türkiye’nin 81 ilinde çalıştım ve tarım alanında bir ciddi birikimim var. Şimdi ise Amik Ovası yanında ilaç, gübre, tohum gibi çiftçilerin tedarik ihtiyaçlarını karşılıyorum. Ekim’den, Hasada kadar sürekli çiftçilerin yanındayım, sorunlarına yardımcı oluyorum. Çiftçilerin sorunları bizim ticari hayatımıza da yansımaktadır.

Amik Ovasında yağmurların çok yağmasından ötürü veriminde bir düşüklük olmuştur. Çiftçileri ürününü vermesi için özel sektöre yönelmelerini yapıyorlar, özel sektörde hangi fiyattan almasına kendisi karar veriyor. Devlet çiftçinin yanında olması gerekir, ilaçlamada, gübrelemede ve diğer alanlarda gün geçtikçe fiyatlar artmaktadır. Çoğu zaman ilaçlar karaborsaya giriyor, yine kullandıkları malzemeler fiyatları çok yükseliyor, yani her konuda çiftçi sıkıntıya girmektedir. Ekim hey yıl düşüyor, bundan önce tarım alanları yüzde yirmi idi şimdilerde ise yüzde 12-13 seviyelerindedir.

Devletin çiftçileri sürekli bilinçlendirmesi ve kontrollü bir üretim yapılması gerekmektedir. Bilinçsiz yapılan üretim, çiftçileri mağdur etmektedir. Bir ürün bir yıl fiyat iyi olunca bütün çiftçiler o ürüne yöneliyor, çok üretildiğinden on liralık mal sekiz liraya düşmektedir. Planlı bir çiftçilik ve tarım hem devletin, hem de milletin avantajını yükseltir. Ekim olmaz ise hayat olmaz, bu topraklar vatan ve bu toprak anaya iyi bakmamız lazımdır. Bu anlamda bütün çiftçilere destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Amik Ovası önemli bir üretim yeridir, bu yer devlet tarafından planlanarak üretim yapılırsa, çiftçi ve milletimiz kazanır. Mısır fiyatları, buğday fiyatları hasat sonunda ciddi bir artış yok ama girdiler birkaç kat artmaktadır. Depremden sonra Hatay’da su savaşları çıktı. Çiftçi borçlarını ödeyebilmesi için ikinci bir ürün ekimi yaptı, ikinci ekimde su olmayınca ürün rekoltesi düştü, yine çiftçi zarar etti. Barajlarımız var ama çiftçinin ihtiyacını karşılayacak su verilmedi.

HÜSEYİN GÜLER

HATAY-AMİK OVASI

 

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir