Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,37 / Satış: 7,40
€ EURO → Alış: 8,97 / Satış: 9,01

SON DAKİKA

SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor

SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor
  • 01.10.2020
  • SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor için yorumlar kapalı
  • 140 kez okundu

Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası örgütlenme sekreteri Zeynep Polat, sağlık emekçilerinin tükenmekte olduklarına dikkat çekti.

Sendika binasında yaptığı Basın açıklamasında, sistemin çoktandır alarm verdiğini, iktidarın görmezden geldiğinin altını çizen Zeynep Polat,  sözlerine şöyle devam etti:

Covid-19 salgınının geldiği nokta, sağlık emek ve meslek örgütleri tarafından açıklanan vaka sayıları, sağlık emekçilerinin ve hizmet alanların her gün her dakika yaşadığı ve aktardığı sorunlar salgının artık kontrol edilemediğine işaret etmektedir. Test- temaslı- tedavi algoritmalarının bilimsel yaklaşımlarla uyuşmayacak şekilde değiştirilmesi; sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini korumaktan fersah fersah uzak sağlık ve sosyal hizmet politikaları, salgın kontrolü için alınması gereken önlemlerin ısrarla hayata geçirilmemesi salgının sonraki süreçleri için ise kaygılarımızı çok daha artırmaktadır. Bu durum, tabii ki sendikamıza düşen sorumlulukları da artırmaktadır.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçi sayısındaki yetersizlik sınıra dayanmıştır

Normal zamanda bile sürdürülemez olan sağlık hizmetleri, pandemi gibi çok daha özgün ihtiyaçları barındıran bir ortamda ihtiyacı da daha fazla artırmaktadır. Sağlık emekçilerinin korunabilmesi, hizmetlerin doğru şekilde planlanabilmesi için salgının ilk gününden itibaren sağlık emekçi sayısının artırılması gerektiğini ifade ediyoruz. Ancak, sağlıkta dönüşüm programından, daha az emekçiyi daha çok çalıştırıp sömürüyü artırma politikalarından bir adım geri adım atmak istemeyen iktidar,  mevcut sağlık emekçilerine yüklenmekte ısrar etmiş; çözüm olmayan komik rakamlardaki atamaların ilerisine gitmemiştir. Bugün sağlık emekçilerinin birçok sorunu da bu politika ile doğrudan bağlantılıdır. Sağlık emekçi sayısını yeterli oranda artırmamak demek:

– Sağlık emekçilerini uzun saatler, arka arkaya, yorgun şekilde çalıştırmak; salgın döneminin gereksinimi olan dinlenme olanaklarının artırılması, mesai saatlerinin kısaltılması, 24 saat çalışmanın kaldırılması gibi önlemleri uygulanamaz hale getirilmesi demektir.

– Yıllık izinlerinin kaldırılması demektir.

– Sağlık emekçilerine test yapılmaması demektir. Az test demek, enfekte sağlık emekçilerinin o kadar az tespit edilmesi demektir.

-Temaslı sağlık emekçilerinin, hatta pozitif sağlık emekçilerinin çalıştırılması demektir.

– İdari izinli sayılması gereken, risk gurubu sağlık emekçilerinin canları pahasına çalıştırılması demektir.

– Hamile olup enfekte olan sağlık emekçisinin yerine yine bir hamile sağlık emekçisi koymak demektir.

-Sağlık emekçilerinin açık kapatmak için bir gün oraya, bir gün buraya güvensiz şekilde görevlendirilmesi, salgının yayılım riskini de artırmak demektir.

-Yani, ne olursan ol, yeter ki çalış denmektedir.

Zaten zor koşullar altında çalışan sağlık emekçileri tüm bu süreç boyunca yorulmuş, tükenmiş,  yıpranmış, sağlığından canından olmuştur. Toplu şekilde istifalar, emekli olarak alandan ayrılmalar söz konusudur. Artık bu yolun sonu gelmiştir. Diğer ülke örneklerine baktığımızda salgın boyunca sağlık alanını takviye için emekli olanlar dahi göreve çağırılmıştır. Türkiye’de ataması yapılmayan yüzbinlerce sağlık emekçisi var. Hukuksuza ihraç edilen, güvenlik soruşturmaları bahane edilerek göreve başlatılmayan binlerce sağlık emekçisi var ve göreve çağrı beklemektedir. Artık bu adımın atılması ertelenemez bir zorunluluktur.

Benzer bir durum sosyal hizmet emekçileri için de geçerlidir. Sosyal hizmetler alanı da yıllardır yetersiz sosyal hizmet emekçisi ile hizmet verilen, Bakanlık yapılanmasına geçiş ile hizmetlerin de arttığı ancak aynı oranda güvenceli istihdamın artırılmadığı, yoğun iş yükü ile hizmet verilen bir alandır. Hâlihazırda devlet desteğine ihtiyaç duyan kesimlere hizmet veren, toplumun önemli sorunlarının çözümünde önemli görevler yüklenen sosyal hizmet emekçilerinin görevleri ve riskleri pandemi döneminde ise daha da artmıştır. Pandemi dönemi ile ekonomik- sosyal sorunları son derece artan halk kesimleri sosyal hizmet emekçilerine başvurmakta, destek beklemektedir. Sadece ekonomik destek talebi ile yapılan başvurular dahi kat be kat artmıştır. Gerekli olan istihdam yıllar boyu sağlanmamış, pandemi ile de artan ihtiyaç giderilmeden, gerekli koşullar ve önlemler sağlanmadan yoğun şekilde çalıştırılmakta, hatta 7-10-14 günlük kesintisiz mesailer boyunca aylardır yatılı kurumlarda kalmaya zorlanmaktadırlar. Bakanlık raporları dahi kurumun en önemli sorunlarından birini çalışan eksikliği olarak ifade etmekte, ancak çözüm oluşturulmamaktadır.

Güvencesiz çalışmayı sürdürmenin dayanağı bulunmamaktadır

Pandemi dönemi tüm dünyaya neoliberal,  kar odaklı sağlık ve sosyal hizmet modellerinin çöktüğünü, halk sağlığını korumaktan uzak olduğunu; sağlık ve sosyal hizmetlerde kamusal hizmetlerin ne kadar önemli ve hayati olduğunu tekrar hatırlatmıştır. Türkiye’de de neoliberal politikaların etkisi ile kamu hizmetleri giderek özelleştirilmiş, sağlık ve sosyal hizmet alanı gibi tamamen özelleştirilemeyen hizmetlerde ise kısmi özelleştirmeler yolu ile bu hizmetler piyasaya açılmıştır. Bu kurumlar şirket mantığı ile çalıştırılmaktadır. Bu politikaların en önemlilerinden birisi de, kamuda kadrosuz- güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasıdır.  Pandemi süreci, sağlık ve sosyal hizmetlerin bir ekip işi olduğunu, ekibin her parçasının emeği ve katkısının vazgeçilmez olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. Ancak pandeminin daha görünür kıldığı şeylerden birisi de, bu ekip işini bozacak her türlü ayrımcı uygulamanın başta emekçiler olmak üzere halka ve hizmetlere ne kadar zarar verdiğidir.

Pandemi sürecinde aynı koridorda, aynı serviste birlikte ter döken, birbirini tamamlayan, aynı risk altına giren farklı mesleklerden sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ve birlikte verdikleri mücadeleye tanık olduk.  Ama bu birlikteliğe de emeğe de zarar veren, üstelik kendilerinin neden olmadıkları, kendilerinin karar vermedikleri sorunlara da daha yakından tanık olduk:

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı ücretler aldılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı çalışma koşullarında çalışmaya zorlandılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı baskı biçimleri ile karşılaştılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için fiilen farklı örgütlenme haklarına sahiptiler. 

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı haklara sahiptiler. Tayin hakları, izin hakları farklıydı.

 – Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için mali ve sosyal hak kayıplarına maruz kaldılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için özel hayata saygı hakkı, aile kurma hakkı, seyahat özgürlüğü gibi temel hakları ihlal edildi. 

Pandemi öncesinde de var olan bu ayrımcı ve emek düşmanı uygulamalar, pandemi döneminde bir kez daha görünür olmuştur. Bu durum, hangi istihdam biçiminde- hangi kadroda olursa olsun tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini tehdit eden, iş barışını bozan, emekçiler arasında dayanışmayı değil rekabeti dayatan bir durumdur. Kadrosuna bakılmaksızın tüm emekçiler için güvencesizlik yaratmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetlere de zarar vermektedir.

Sağlık ve sosyal hizmetlerin kamu hizmeti olmasını gerektiğini tartıştığımız yerde, bu alanda çalışanların da kadrolu kamu emekçileri olması bir zaruriyettir.

Ve artık bu sorun çözülmelidir.

Tüm bu nedenlerle, ‘’güvenceli iş güvenli gelecek’’ şiarıyla tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin kadroya alınması ve güvencesiz çalışmanın kalıcı olarak sonlandırılması; sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yetersiz olan emekçi sayısının kadrolu atamalarla artırılması için her iki alanda da en azından OECD ortalamasına ulaşacak şekilde güvenceli istihdam yapılması düzenlemelerini detaylı olarak içeren bir Kanun Teklifi hazırladık ve ilimizdeki emekçilere imzaya açtık.

Kanun teklifini ve topladığımız imzaları ilimizdeki milletvekillerine ilettik,

T.B.M.M. Başkanlığına iletmesi için bugün sendikamızın Genel Merkezine gönderiyoruz.

Kanun teklifinin karşılık bulmasının, taleplerimizin karşılanması için sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini mücadeleye halkımızı da desteğe davet ediyoruz.

Başkan İzzetin Yılmaz: Rabbim tüm Emniyet ve Güvenlik güçlerimizi korusun inşallah!
Antakya Belediyesi Mobil Çorba İkram aracı pandemi nedeni ile söndürdüğü ocağını Polis ve Jandarmalar için yeniden ateşledi. Antakya Belediye Başkanı...
Antakya Belediyesi’nden hatırlatma: Yapılandırmada son ödeme tarihi 31 Ocak
   Antakya Belediyesi, belediyelere ödenmesi gereken birikmiş vergi borçlarının yapılandırma süresinin son ödeme tarihinin 31 Ocak 2021 olduğunu hatırlattı.            ...
Hatay Büyükşehir Belediyesi, yetiştirdiği bitkileriyle peyzaj düzenlemesi yapıyor
Hatay Büyükşehir Belediyesi, peyzaj düzenlemelerinde kullanılmakta olan farklı türdeki bitkileri kendi tesislerinde üretmeye başladı. Antakya Kisecik Mahallesi’ndeki 40 dönümlük alanda...
HAT SU’dan, Çekmece’de ihtiyaç olan noktalara  yeni alt yapı
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, “Temiz Çevre ve Sağlıklı Yaşam” ilkesiyle kanalizasyon ihtiyaçlarını karşılamak için hazırladığı...
Dörtyol Belediyesinde Temizlik, ilaçlama ve dezenfekte seferberliği devam ediyor
Hatay’ın Dörtyol Belediyesi hafta içi rutin olarak gerçekleştirdiği temizlik, ilaçlama ve dezenfekte uygulamasını, sokağa çıkma yasaklarının olduğu hafta sonları ise...
Mehmet Yeloğlu Ak Parti’de en şanslı aday!
İktidar Partisi’nin Adalet ve Kalkınma Partisi’nde Şubat ay’ında yapılacak Hatay  İl Kongresinde en şanslı aday Mehmet Yeloğlu olduğu belirtildi. Hatay...
Reyhanlı ilçesinde 93 sikke, 33 adet Tarihi Eser yakalandı
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, Jandarma’nın durdurduğu araçta 93 adet sikke, 33 tarihi eser ile bir dedektör yakalandı. Hatay Valiliği, Tarihi eser...
Hatay Büyükşehir Belediyesi Yeni stad ile Şehir Hastanesi güzergahında refüj düzenlemesi yaptı
Hatay Büyükşehir Belediyesi Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı, il genelinde sorumlu olduğu orta refüj ve kavşaklarda bitkilendirme ve...
Jandarma 7 suçtan aranan kişiyi Narenciye bahçesinde yakaladı
Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Erzin ilçesinde  7 ayrı suçtan aranan ve hakkında  12 yıl 4 ay 10 gün hapis...
HAT SU, “Su Verilmiyor” iddialarının asılsız olduğunu öne sürdü
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, bazı basın yayın organlarında yayınlanan “Yağladağı’nda çoğunlukla Türkmenlerin kaldığı sığınmacı kamplarına...
İskenderun’da Şahin Kırıkhan ilçesinde de  Atmaca türü iki kuş yaralı halde bulundu
Hatay’ın İskenderun ilçesinde Şahin Kırıkhan ilçesinde de Atmaca türü kuşlar yaralı olarak bulundu. Hatay Valiliğinden verilen bilgiye göre, İskenderun ve...
Dörtyol ilçesinde 1.100 gram Bonzai yakalandı
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde, Polis bir kişide 1 kilo 100 gram Bonzai türü uyuşturucu madde yakaladı. Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, Dörtyol...
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tülin Durgun Yetim: Ozon tedavisi Kovid-19’da etkili oldu!
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tülin Durgun Yetim, Ozon tedavisinin Kovid-19’da etkili olduğunu dile getirdi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr....
CHP’li Ümit Kutlu: Bu ülkede Uğur Mumcu’lar ve Gaffar Okkan’lar ölmez!
CHP Antakya İlçe Başkanı Ümit Kutlu, faili meçhul cinayetler ile haince katledilen araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü...
Eğitim Bir Sen: Yarıyıl tatili yüz yüze eğitime hazırlık dönemi olmalıdır!
Memur Sen Hatay İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Hatay 1 No ‘lu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar; Yarıyıl tatilinin yüz...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ