Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 8,61 / Satış: 8,64
€ EURO → Alış: 10,28 / Satış: 10,32

SON DAKİKA

SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor

SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor
  • 01.10.2020
  • SES Hatay Şube Örgütlenme Sekreteri Zeynep Polat: Sağlık Emekçileri tükeniyor için yorumlar kapalı
  • 246 kez okundu

Sağlık ve Sosyal Emekçileri Sendikası örgütlenme sekreteri Zeynep Polat, sağlık emekçilerinin tükenmekte olduklarına dikkat çekti.

Sendika binasında yaptığı Basın açıklamasında, sistemin çoktandır alarm verdiğini, iktidarın görmezden geldiğinin altını çizen Zeynep Polat,  sözlerine şöyle devam etti:

Covid-19 salgınının geldiği nokta, sağlık emek ve meslek örgütleri tarafından açıklanan vaka sayıları, sağlık emekçilerinin ve hizmet alanların her gün her dakika yaşadığı ve aktardığı sorunlar salgının artık kontrol edilemediğine işaret etmektedir. Test- temaslı- tedavi algoritmalarının bilimsel yaklaşımlarla uyuşmayacak şekilde değiştirilmesi; sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini korumaktan fersah fersah uzak sağlık ve sosyal hizmet politikaları, salgın kontrolü için alınması gereken önlemlerin ısrarla hayata geçirilmemesi salgının sonraki süreçleri için ise kaygılarımızı çok daha artırmaktadır. Bu durum, tabii ki sendikamıza düşen sorumlulukları da artırmaktadır.

Sağlık ve sosyal hizmet emekçi sayısındaki yetersizlik sınıra dayanmıştır

Normal zamanda bile sürdürülemez olan sağlık hizmetleri, pandemi gibi çok daha özgün ihtiyaçları barındıran bir ortamda ihtiyacı da daha fazla artırmaktadır. Sağlık emekçilerinin korunabilmesi, hizmetlerin doğru şekilde planlanabilmesi için salgının ilk gününden itibaren sağlık emekçi sayısının artırılması gerektiğini ifade ediyoruz. Ancak, sağlıkta dönüşüm programından, daha az emekçiyi daha çok çalıştırıp sömürüyü artırma politikalarından bir adım geri adım atmak istemeyen iktidar,  mevcut sağlık emekçilerine yüklenmekte ısrar etmiş; çözüm olmayan komik rakamlardaki atamaların ilerisine gitmemiştir. Bugün sağlık emekçilerinin birçok sorunu da bu politika ile doğrudan bağlantılıdır. Sağlık emekçi sayısını yeterli oranda artırmamak demek:

– Sağlık emekçilerini uzun saatler, arka arkaya, yorgun şekilde çalıştırmak; salgın döneminin gereksinimi olan dinlenme olanaklarının artırılması, mesai saatlerinin kısaltılması, 24 saat çalışmanın kaldırılması gibi önlemleri uygulanamaz hale getirilmesi demektir.

– Yıllık izinlerinin kaldırılması demektir.

– Sağlık emekçilerine test yapılmaması demektir. Az test demek, enfekte sağlık emekçilerinin o kadar az tespit edilmesi demektir.

-Temaslı sağlık emekçilerinin, hatta pozitif sağlık emekçilerinin çalıştırılması demektir.

– İdari izinli sayılması gereken, risk gurubu sağlık emekçilerinin canları pahasına çalıştırılması demektir.

– Hamile olup enfekte olan sağlık emekçisinin yerine yine bir hamile sağlık emekçisi koymak demektir.

-Sağlık emekçilerinin açık kapatmak için bir gün oraya, bir gün buraya güvensiz şekilde görevlendirilmesi, salgının yayılım riskini de artırmak demektir.

-Yani, ne olursan ol, yeter ki çalış denmektedir.

Zaten zor koşullar altında çalışan sağlık emekçileri tüm bu süreç boyunca yorulmuş, tükenmiş,  yıpranmış, sağlığından canından olmuştur. Toplu şekilde istifalar, emekli olarak alandan ayrılmalar söz konusudur. Artık bu yolun sonu gelmiştir. Diğer ülke örneklerine baktığımızda salgın boyunca sağlık alanını takviye için emekli olanlar dahi göreve çağırılmıştır. Türkiye’de ataması yapılmayan yüzbinlerce sağlık emekçisi var. Hukuksuza ihraç edilen, güvenlik soruşturmaları bahane edilerek göreve başlatılmayan binlerce sağlık emekçisi var ve göreve çağrı beklemektedir. Artık bu adımın atılması ertelenemez bir zorunluluktur.

Benzer bir durum sosyal hizmet emekçileri için de geçerlidir. Sosyal hizmetler alanı da yıllardır yetersiz sosyal hizmet emekçisi ile hizmet verilen, Bakanlık yapılanmasına geçiş ile hizmetlerin de arttığı ancak aynı oranda güvenceli istihdamın artırılmadığı, yoğun iş yükü ile hizmet verilen bir alandır. Hâlihazırda devlet desteğine ihtiyaç duyan kesimlere hizmet veren, toplumun önemli sorunlarının çözümünde önemli görevler yüklenen sosyal hizmet emekçilerinin görevleri ve riskleri pandemi döneminde ise daha da artmıştır. Pandemi dönemi ile ekonomik- sosyal sorunları son derece artan halk kesimleri sosyal hizmet emekçilerine başvurmakta, destek beklemektedir. Sadece ekonomik destek talebi ile yapılan başvurular dahi kat be kat artmıştır. Gerekli olan istihdam yıllar boyu sağlanmamış, pandemi ile de artan ihtiyaç giderilmeden, gerekli koşullar ve önlemler sağlanmadan yoğun şekilde çalıştırılmakta, hatta 7-10-14 günlük kesintisiz mesailer boyunca aylardır yatılı kurumlarda kalmaya zorlanmaktadırlar. Bakanlık raporları dahi kurumun en önemli sorunlarından birini çalışan eksikliği olarak ifade etmekte, ancak çözüm oluşturulmamaktadır.

Güvencesiz çalışmayı sürdürmenin dayanağı bulunmamaktadır

Pandemi dönemi tüm dünyaya neoliberal,  kar odaklı sağlık ve sosyal hizmet modellerinin çöktüğünü, halk sağlığını korumaktan uzak olduğunu; sağlık ve sosyal hizmetlerde kamusal hizmetlerin ne kadar önemli ve hayati olduğunu tekrar hatırlatmıştır. Türkiye’de de neoliberal politikaların etkisi ile kamu hizmetleri giderek özelleştirilmiş, sağlık ve sosyal hizmet alanı gibi tamamen özelleştirilemeyen hizmetlerde ise kısmi özelleştirmeler yolu ile bu hizmetler piyasaya açılmıştır. Bu kurumlar şirket mantığı ile çalıştırılmaktadır. Bu politikaların en önemlilerinden birisi de, kamuda kadrosuz- güvencesiz çalışmanın yaygınlaşmasıdır.  Pandemi süreci, sağlık ve sosyal hizmetlerin bir ekip işi olduğunu, ekibin her parçasının emeği ve katkısının vazgeçilmez olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. Ancak pandeminin daha görünür kıldığı şeylerden birisi de, bu ekip işini bozacak her türlü ayrımcı uygulamanın başta emekçiler olmak üzere halka ve hizmetlere ne kadar zarar verdiğidir.

Pandemi sürecinde aynı koridorda, aynı serviste birlikte ter döken, birbirini tamamlayan, aynı risk altına giren farklı mesleklerden sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ve birlikte verdikleri mücadeleye tanık olduk.  Ama bu birlikteliğe de emeğe de zarar veren, üstelik kendilerinin neden olmadıkları, kendilerinin karar vermedikleri sorunlara da daha yakından tanık olduk:

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı ücretler aldılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı çalışma koşullarında çalışmaya zorlandılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı baskı biçimleri ile karşılaştılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için fiilen farklı örgütlenme haklarına sahiptiler. 

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için farklı haklara sahiptiler. Tayin hakları, izin hakları farklıydı.

 – Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için mali ve sosyal hak kayıplarına maruz kaldılar.

– Farklı istihdam biçimlerinde oldukları için özel hayata saygı hakkı, aile kurma hakkı, seyahat özgürlüğü gibi temel hakları ihlal edildi. 

Pandemi öncesinde de var olan bu ayrımcı ve emek düşmanı uygulamalar, pandemi döneminde bir kez daha görünür olmuştur. Bu durum, hangi istihdam biçiminde- hangi kadroda olursa olsun tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini tehdit eden, iş barışını bozan, emekçiler arasında dayanışmayı değil rekabeti dayatan bir durumdur. Kadrosuna bakılmaksızın tüm emekçiler için güvencesizlik yaratmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmetlere de zarar vermektedir.

Sağlık ve sosyal hizmetlerin kamu hizmeti olmasını gerektiğini tartıştığımız yerde, bu alanda çalışanların da kadrolu kamu emekçileri olması bir zaruriyettir.

Ve artık bu sorun çözülmelidir.

Tüm bu nedenlerle, ‘’güvenceli iş güvenli gelecek’’ şiarıyla tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin kadroya alınması ve güvencesiz çalışmanın kalıcı olarak sonlandırılması; sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yetersiz olan emekçi sayısının kadrolu atamalarla artırılması için her iki alanda da en azından OECD ortalamasına ulaşacak şekilde güvenceli istihdam yapılması düzenlemelerini detaylı olarak içeren bir Kanun Teklifi hazırladık ve ilimizdeki emekçilere imzaya açtık.

Kanun teklifini ve topladığımız imzaları ilimizdeki milletvekillerine ilettik,

T.B.M.M. Başkanlığına iletmesi için bugün sendikamızın Genel Merkezine gönderiyoruz.

Kanun teklifinin karşılık bulmasının, taleplerimizin karşılanması için sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini mücadeleye halkımızı da desteğe davet ediyoruz.

Atakaş Hatayspor Kulübü Başkanı Nihat Tazearslan Sahaya çıktı!
10 Aralık’ta başlayacak EXPO 2021 Hatay’ın hazırlıkları sürerken organizasyonun tanıtım etkinlikleri de tüm hızıyla devam ediyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi yöneticileri...
HAT SU: Altınözü Akamber’de Çevre kirliliği önlendi
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, atık su tahliye hattı çalışmalarını sürdürerek çevre kirliliğinin önüne geçmede katkı...
Antakya Belediye Başkanı İzzetin Yılmaz: Sanatçılarımızı, sanatseverlerle buluşturacağız!
Antakya Belediye Başkanı İzzetin Yılmaz, sanatı ve sanatçıları destekleyerek kültürümüzü gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını söyledi. Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz,...
HAT SU’dan Defne Toygarlı’ya Yağmur Suyu Deşarj hattı
Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, altyapı ihtiyaçlarını gidermek adına ürettiği projeleri hayata geçirmeyi sürdürüyor.  Yağmur yağışları...
Hatay’da  Orman yangınlarına karşı alınacak tedbirler Helikopter’den anlatıldı
Akdeniz’de sıcakların artması ile birlikte yangınlarında artması düşünülerek, yangınlara karşı Orman İşletme Bölge Müdürlüğünce yangınlara karşı son tedbirlerini aldı. Hatay’daki...
CHP’li Kadın Milletvekilleri Araştırma Komisyonundan çekildi
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ‘Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi’ Araştırılması Komisyonu’ndan çekildi. Geçen haftaki...
Mülkiye Müfettişi Eyüp Çalışır’dan Vali Rahmi Doğan’a ziyaret
Mülkiye Müfettişi  Eyüp Çalışır, Hatay Valisi Rahmi Doğan’ı ziyaret etti. Hatay Valiliğinden yapılan açıklamada, “Valimiz Rahmi Doğan, Mülkiye Müfettişi Eyüp...
Başkan Savaş: Atatürk Stadımızın yok olmasına tanıklık etmek istemiyoruz!
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Antakya Atatürk ve İskenderun 5 Temmuz stadyumlarının yıkılmaması, alanın herkesin spor yapabileceği...
CHP Milletvekili İsmet Tokdemir, Nakliye firmalarının sorunlarını TBMM gündemine taşıdı
CHP Hatay Milletvekili İsmet Tokdemir, Hatay’daki Nakliye firmalarının sorunlarını verdiği soru önergesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıdı. Ulaştırma...
Antakya ve Samandağ ilçelerinde torbacılara operasyon: 6 göz altı
Hatay’ın Antakya ile Samandağ ilçelerinde sokak satıcıları torbacılara yönelik düzenlenen operasyonda 6 kişi göz altına alındı. Hatay Valiliğinden yapılan açıklamaya...
Reyhanlı ilçesinde 11 kilo 380 gram takoz esrar ele geçirildi
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 56 parça halinde 11 kilo 380 gram takoz esrar ele geçirildi. Hatay Valiliğinden verilen bilgiye göre,  Reyhanlı...
Samandağ ilçesinde 15 kök dişi  hint keneviri  bitkisi yakalandı
Hatay’ın Samandağ ilçesinde, N.Y. isimli bir kişi evinin bahçesinde ektiği 150 adet kök dişi hint keneviri bitkisi yakalandı. Hatay Valiliğinden...
FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye eski Öğretmen Dörtyol ilçesinde yakalandı
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye olmasından dolayı KHK ile ihraç edilen eski öğretmen saklandığı  Yeşil mahallesinde yakalanarak...
Mimarlar Odası Hatay Şube Başkanı Mustafa Özçelik, Turunçlu  Arıtma tesisi konusunu bu akşam saat 20’de  işleyecek!
Mimarlar Odası Hatay Şube Başkanı Mimar Mustafa Özçelik, “Geçmişten Bugüne Antakya Kurtuluş Lisesi” kanalından Defne Turunçlu Arıtma Tesisi konusunu bu...
Antakya Belediyesi, “Yol Medeniyettir” düsturu ile çalışmaya devam ediyor
Antakya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri şehrin 95 mahallesinde yürüttüğü hizmetler ile Antakya’yı layık olduğu hizmetlere kavuşturuyor. Antakya Belediyesi’nden konuyla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ