Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,77 / Satış: 7,81
€ EURO → Alış: 9,46 / Satış: 9,49

SON DAKİKA

“TEKALİFİ MİLLİYE”; DON LASTİĞİ DEĞİLDİR:))!!..

Ali Dal
Ali Dal
  • 16.04.2020
  • “TEKALİFİ MİLLİYE”; DON LASTİĞİ DEĞİLDİR:))!!.. için yorumlar kapalı
  • 177 kez okundu

Sevgili okurlarım;

Adeta öngörüsüzlüğe ve ayrışmaya dayalı kötü yönetim anlayışına odaklanmış görünen 18 yıllık “Tek Adam Eksenli” sürdürülen AKP İktidarı; gerek tarımda, gerek sanayide, gerekse de üretim ve istihdam bakımından; yani ekonomik ve sosyal anlamda, Ülkemiz he ne zaman zora ve dara düşmüş olsa; ya “çok sevip (?!) dilinden düşürmediği” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “millet-devlet dayanışma”sıyla üstesinden geldiği zorluklara dikkat çekilir; veyahut işin içine “nebileri, evliyaları, enbiyaları, ayeti, hadisi, dini, imanı, ezanı, Kur’an’ı,” katıp; inanç istismarı yoluyla (?!) vatandaşa “yastık altı” hatırlatılarak; düşülen kör kuyudan çıkma yolları denenir:))!!..  

Dar ve zor günlerde, “sosyal devlet olma” gereğince vatandaşı için “veren el” olması beklenilen ve “Partili Cumhurbaşkanı Hükümetince” yönetilen devletin, “alan el” olmakta ki ısrarı düşündürücü ve sorgulanacak bir durum değil midir?!..

İşte buna yeni bir somut örnek daha!..

 “Partili Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemince” yönetilen devletin; dünyayı kasıp kavuran ve “asrın vebası” da denilen “COVİD-19 KORONAVİRÜS İLLETİ”nin Ülkemizde de baş göstermesiyle; iş dünyasını, üretim ortamını, sosyal yaşamı ve halk sağlığını zora sokması karşısında hazırlıksız yakalanmış olması milleti bir kere daha sükutu hayale uğratmıştır!!??.. Zira, dar zamanda ülkeye ve millete can suyu olarak kullanılmak üzere devlet yedeğinde hazır tutulan ve son bilgilere göre 40 milyar civarında olduğu ifade edilen “kara gün ihtiyat akçesinin” yerinde yellerin esmiş olmasının haklı gerekçesi henüz ortaya konulmuş değil??!!.. “Bu yedek akçeye ne oldu?!” diye sormaya kalkanlar, susturulmak ve sindirilmek gayesiyle “vatan hainliği ve toplum huzurunu bozuculukla” suçlanmaktalar:)))!!.. “Yedek akçe ne oldu?” diye soranlara bazen de;  “İNEK İÇTİ, DAĞA KAÇTI, DAĞ DA YANDI, KÜL OLDU” demekten öte cevaplarını duyamazsınız:))!!??..

O da ne?

Bir de duyduk ki; yıllardan bu yana  çalışanlardan kesilen ve kriz gibi sıkıntılı zamanlarda kullanılacak olan “işsizlik fonu”ndaki 131 milyar TL.nin de akıbeti hışma uğratılmış!!??..

“Peki, madem sıfır tüketilmişse, yok mudur ulusal sıkıntıdan kurtulmanın bir yolu?!..” Diye “yandık Allah” feryadını duyan (?!) Partili Cumhurbaşkanımız; derin tarih bilgisinden (?!) yararlanıp, istiareye dahi yatmadan “buldum, buldum!!” diye müjdeyi verdi milletine…

“Ulusa Sesleniş” megafonundan halkına seslenen Partili Cumhurbaşkanı; Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından olan “Sakarya Meydan Muharebesi” öncesi ordunun ihtiyacının karşılanması ve Sakarya Savaşı’na hazırlanılması kaydıyla, Yüce Meclis tarafından yetkilendirilen Başkomutan Kemal Paşa’nın, kanunla kendisine verilen yetkisini kullanıp “Tekalifi Milliye” yani “Ulusal Yükümlülük Emirleri” adı altında 7 Ağustos 1921’de 10 madde halinde yayınlattığı belgeyi emsal göstererek söze girip; vatandaştan bu defa da fedakârlık talebinde bulunabilmiştir:))!!??.. Kurtuluş Savaşı ortamında yaşanmış tarihi hakikatlerin koşullarını günümüzle örtüştürme arifliği (?!) gösteren Partili Cumhurbaşkanı; “TEKALİFİ MİLLİYE” gerçeğinin genleriyle oynadığını dahi fark edememiştir:))!!??..

Gerçek tarihçi bilim adamlarınca; mealen;  “yapılan benzetmenin asla örtüşmediğini; o günlerin koşulları ile bugünlerin koşullarını benzeştirmek; sapla samanı, taşla mercimeği karıştırmak gibidir” denilmiş olmasına kızgınlığını gizleyemeyen Partili Cumhurbaşkanı; bu tepkisini; FOX TV’de akşam haberlerini sunan gazeteci Fatih Portakal’ın konu ile ilgili yorumlarıyla daha da açık ederek; Portakal aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, “cumhurbaşkanına hakaret ve kamu davası” açılmasını isteyerek suç duyurusunda bulunmuştur. Öfkesi dinmeyen Partili Cumhurbaşkanı; ayrıca “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu”nu ilişkilendirerek “Finans sistemine yönelik gerçeğe aykırı ifadeler paylaştığı” iddiasıyla bir suç duyurusunda daha bulunmuştur?!.

Kavram kargaşası olmasın babından; “Tekalifi Milliye” tanımının, günümüz Türkçesi karşılığına sözlükten bir kere daha baktım.   “Milli Yükümlülükler ya da Ulusal Vergiler” demek olan “Tekalifi Milliye” nin çarpıtılmasına yer olmadığını gördüm. 10 maddeden oluşan “Tekalifi Milliye” metnini; Gazi Mustafa Kemal Atatürk NUTKU’nda: “Millet fertleri, yalnız düşman karşısında bulunanlar değil; aynı zamanda köyde, evinde, tarlasında bulunan herkes silahla vuruşan savaşçı gibi, kendini vazifeli sayarak bütün varlığını yalnız mücadeleye verecektir…”  şeklinde özetlerken de halkına mesajını oldukça net vermiştir.

Sevgili okurlarım;

“Tekalifi Milliye”, devletin halktan istediği karşılıksız bağış değildi. Başkomutan Atatürk; 7-8 Ağustos 1921’de “bedeli zaferden sonradan ödenecektir.” Diyerek halktan toplanan 6.003.663 TL. tutarındaki zorunlu yardım paraları; 12 Nisan 1923 tarihli ve 328 sayılı kanun gereğince; borcun % 72.3’üne karşılık gelen 4.340.508 TL. 1923’de; geri kalan tutar ise 1929’da ödenmiştir.

Atatürk’ün Türkiye’si sadece “Tekalifi Milliye” borçlarını değil; onunla birlikte Osmanlı’nın iç borçlarını da ödemiştir… Ayrıca, Ankara Hükümeti; savaşta halktan aldığı diğer borçların tamamını 1923-1937 arasında, halka toplam: 17.426.409 TL.   olarak ödeyip halkından helallik almıştır.

Netice olarak sözümüzü noktalamadan önce; “Partili Cumhurbaşkanı Hükümeti” nin “CABBAR” kurmaylarından; “Peki 18 yıldan bu yana yönetmiş göründüğünüz(?!) Ülkem insanının, defalarca gösterdiği maddi ve manevi fedakârlıklarından ne kadarı halka iade edilmiştir” sorusuna inandırıcı cevap beklediğimizi ifade etmek isteriz…:

“Tekalifi Milliye” don lastiği değildir

Ne bıraksan kısalır, ne de çekmekle uzar

Hakikati saptırmak, suçluluğa meyildir

Sanma kurumuş dalı, yere dikmekle uzar

***

Akla ziyan iş tutan, önerim var demesin

Karanlıkta dolaşan, fenerim var demesin

Şapı şekere katan hünerim var demesin

Değerin üzerine, değer katmakla uzar

Ali DAL09.04.2020-ANTAKYA/HATAY

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ