
Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 İskenderun Temsilcisi Medine Yayman, iktidara seslenerek, “İktidar sesimizi duymalıdır. Bizi yok sayanı bizde yok sayarız. Emekliye düşman bir iktidarla karşı karşıyayız” dedi.
Seyyanen zamla ilgili ilgili yapılan eylemler çerçevesinde Basın açıklaması yapan Medine Yayman, Badaka ve Lütüf istemediklerini, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını, haklarını adeletli istediklerini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün burada, yıllarını emeğe ve alın terine vermiş milyonlarca emeklinin haklı talebini bir kez daha yüksek sesle dile getirmek için toplandık.
Bizler sadaka istemiyoruz.
Bizler lütuf istemiyoruz.
Yıllarca verdiğimiz emeğin karşılığını, hakkımızı ve adaleti istiyoruz.
Biz emekliler olarak haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz.
Örgütlü mücadelemizle, dayanışmamızla ve kararlılığımızla hakkımızı aramaya devam edeceğiz.
Şimdi sözümüzü daha güçlü duyurmak için;
BASINA, KAMUOYUNA VE ANAYASA MAHKEMESİNE SESLENİYORUZ.
2023 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP iktidarı, yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde umduğunu bulamayacağını anlayınca, önemli vaatlerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs 2023’te, seçimlere 3 gün kala, en düşük memur maaşının 22.000 lirayı bulacağını açıklarken, memur maaşlarındaki artışların memur emeklilerine de otomatik olarak yansıyacağını söyledi.
Aynı gün AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu yapılacak düzenlemeye ilişkin, “Bu düzenlemeden bütün emeklilerimiz de yararlanacak “ açıklamasında bulundu.
Ancak seçimlerin ardından çıkarılan düzenlemede kamu görevlilerinin maaşlarına net 8.077.- TL seyyanen ödeme yapılırken, memur emeklilerinin aylıklarına hiç bir ekleme yapılmadı.
Emeklilerin giderek toplumsal dengeleri değiştirmeye başladığı, kamu çalışanlarının iktidardan uzaklaştığı bir dönemde, AKP iktidarı, memurları yanına alıp, emeklilere de umut vererek oy kayıplarını önlemeye çalıştı.
Aradan geçen bunca zamana rağmen, emeklilere verilen vaadlere yönelik
hiç bir adım atılmadı. Yaptığımız girişimlere hiç bir olumlu yanıt vermediler
Emekli sendikaları olarak, bir çok örneğine tanık olduğumuz bu tarzın, emeklileri oyalama taktiği olduğu çok açıktı.
Çıkarılan yasada emeklilerin dışarıda tutulması 4688 sayılı kanuna ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. İktidar, yasanın arkasında dolanmış, meseleyi bir oldu bittiye getirmiş adeta hile yapmıştır.
Aklımıza şu soru gelmiyor değildir! Siyasi iktidarın, ‘Seyyanen zam emeklilere de verilecek.’ diye açıklama yapıp sonra caymasının nedeni, o tutarları seçimlerde kullanmayı tasarlamış olması olabilir mi?
Bu soruya tatmin edici bir yanıt almış değiliz.
Ayrıca, memur emeklileri dışında kalan emeklilerin ezici bir çoğunluğunu oluşturan, dip aylık çeperinde aylık alan SGK ve Bağ-Kur emeklilerine, dul ve yetim aylığı alanlara yönelik hiçbir açıklama yapılmamıştır.
Oysa sorunun çözümü; emekliler arasında ayrımcılığı değil, eşitliği temel alan bir düzenlemeyle, emekli aylıklarının insanca yaşam koşullarına yükseltilmesinden geçer.
Bugün 25.100 Türk lirasını bulan seyanen zam bu kapsamda değerlendirilmeli ve bütün emeklilere verilmelidir.
Tekrar hatırlatmak istiyoruz. Çok sayıda girişimlerimiz, hak arama eylemlerimiz olmasına karşın, iktidar tarafından herhangi olumlu bir adım atılmamıştır.
İktidar sesimizi duymalıdır.
Bizi yok sayanı bizde yok sayarız!
Emekliye düşman bir iktidarla karşı karşıyayız!
Ne Cumhurbaşkanı, ne bakanlıklar, ne de TBMM’DE çoğunluğa sahip iktidar partisi ve ortakları sözünü tutmamıştır. Memur emeklileri için kulislerde 2024 yılı işaret edildiği söylentileri dolaştırıldı. Bu söylentiyi yayanlar, aslında seçimlerde oy kaygısıyla umut yaratmaya çalışıyorlardı. Beklenildiği gibi hiç bir adım atılmamıştır. Komik bir şekilde tatil yapacak emeklilerin Kredi Yurtlar Kurumu’nda konaklayabileceklerini açıkladılar! Emeklinin tatil yapacak hali mi var!!!
Tok acın halinden ne anlar!
İktidar memur emeklilerine verilen sözü tutmadığı gibi, memur emeklisi dışında kalan emeklileri yok saymıştır.
Ülke de adaletin, hukukun siyasal tercihlere göre biçimlendiğini biliyoruz. Yine de haksızlığın giderilmesi için bir umutla yargıya gidildi. Beklendiği gibi açılan davalar bir bir red edildi. Dava ANAYASA MAHKEMESİNE kadar taşındı.
Sürecin ilk mahkemelerde emeklilerin lehine sonuçlanmamasını siyasi karar olarak değerlendiriyoruz.
İktidarın tercihi emekten yana değildir.
Emeklilerden yana değildir.
İktidar yoksuldan yana değildir. Ülke kaynaklarının zenginlere, yandaşlara, faize aktarılmasında tereddüt etmeyenlerden, emeklinin sefaletini umursamalarını beklemiyoruz. Emeklilere 1.000 lira vermemek için kırk takla atanların fon krizindeki hortumu açıklayacak yüzleri kalmamıştır.
Fon krizi asrın yolsuzluğudur. “Kaynak yok” safsatasının 8 aylık bilançosu! Faize cömert, sosyal güvenliğe cimri bütçe!
8 ayda: Faize (bir avuç finans oligarşisine) 2 trilyon TL! Bütçenin %16,3’ü!
Sosyal güvenliğe (77 milyon yurttaşın emekli aylığı ve sağlık ödemesine devlet katkısı) 1 trilyon 100 milyar lira! *Bütçenin yüzde 8,8’i!
Emekli aylıkları için, emeklilikte adalet için kaynak yokmuş.
“Aktüeryal denge” zordaymış!
Yalanlarınızdan bıktık!
Fon kriziyle ay sonunu getirmek telaşındaki yoksulları umutlandırıp sonrada küçük küçük birikimlerini çalanların, 20 milyar doların üzerinde (1 trilyon dan fazla) parayı hortumlayanların, iktidarla içli dışlı oluşuna bakılırsa, kimlerin kimlerle olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Asrın fon yolsuzluğu nun faturası yoksul halka kesilemez.
İktidar tavrını açıkça sermeyeden yana göstermiştir.
Maden işçilerinin durumu, tekstil işçilerinin, memurların, çiftçilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin durumu ortadadır. Gıda krizi, barınma krizi had safhadadır.
Devasa yoksulluk, hatta açlık ortada dururken, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti başkanları, demokrasi diyenler bir bir tutuklanmaktadır.
Dolayısıyla seyyanen zam meselesi de, diğerleri de son derece siyasaldır.
Tek adam rejimine karşı mücadele onun uyguladığı kapitalist neo liberal sömürüyle iç içe gelişen gericilik dalgasına karşı toplumun yükselen talepleri etrafında örgütlenmek zorundayız.
Düzen içi politikalar yerine halkın, toplumsal muhalefet dinamiklerinin yan yana gelmesini becerebilirsek bu iktidarı yenebiliriz. Pozisyonumuzu buna göre belirlemeliyiz.
Sonuç olarak; seyyanen zammın emeklilere de verilmesi için açılan davalar Anayasa Mahkemesine taşınmıştır. Anayasa mahkemesi açılan davaları bir dosyada birleştirmiş ve sümen altında bekletmekteydi. Gelen teplikler ve ülke sathında alanlara çıkılacağının duyulması üzerine, davanın kabul edilebilir şartları olduğu ve konunun esasta görüşülmesi için dosyanın ilgili bölüme sevki kabul edilmiştir.
Anayasa mahkemesi davayı esastan görüşecektir.
Bu sürenin çok uzamaması gerekir. Sürenin uzatılması Anayasa Mahkemesini şaibe altında bırakacaktır.
Anayasa mahkemesi iktidarın olası işaretini veya baskısını dikkate almamalıdır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu davayı zaman geçirmeden bir an önce görüşmesini, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe dur demesini 17 milyon emekliler adına bekliyoruz.
Hak verilmez alınır şiarı ile bu sürecin takipçisi olacağız.
Ferman padişahınsa sokaklar bizimdir. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!!”





