Tüm Emeklilerin Sendikası İskenderun Temsilcisi Medine , Emeklileri 6 Şubat Depremlerinin değil, bu düzenin öldürdüğünü öne sürdü.
Medine Yaman, 6 Şubat d
olayısıyla yaptığı Basın açıklamasında, Emekliler olarak kendilerine yapılanları unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını dile getirerek şu görüşlere yer verdi:
“6 Şubat 2023’te yaşanan büyük deprem, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın hayatının geri dönülmez biçimde altüst olduğu tarihsel bir yıkım olarak hafızalarımıza kazındı.
Ancak bu yıkım bir “doğal afet” değil; bilimi, kamuyu ve halkın yaşam hakkını yok sayan siyasi bir tercihin sonucudur.
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak açıkça söylüyoruz:
Bu ülkede insanlar depremden değil, rant düzeninden öldü.
EMEKLİLER İÇİN 6 ŞUBAT, İKİ KAT YIKIMDIR!
Deprem, emekliler açısından yalnızca evlerin değil, yaşamın tüm dayanaklarının yıkılması anlamına gelmiştir.
Düşük emekli aylıklarıyla hayatta kalmaya çalışan yüz binlerce emekli, bir gecede evsiz kalmıştır.
Sağlık hizmetlerine erişim kesintiye uğramış, kronik hastalar kaderine terk edilmiştir.
Yılların emeğiyle edinilmiş evler, birikimler, hatıralar enkaz altında kalmıştır.
Bugün hâlâ on binlerce emekli: Konteynerlerde, Borçlandırılarak “konut sahibi” yapılma vaadiyle,
Sosyal destekten yoksun biçimde yaşam mücadelesi vermektedir.
Bu tablo “ihmal” değil, bilinçli bir sosyal yıkım politikasıdır.
BİLİM BİLEREK YOK SAYILDI
Yıllardır uzmanlar uyardı: Fay hatları biliniyordu. Riskli yapı stokları raporlandı.
Güvenli kentler mümkündü.
Ama iktidar;
Bilimi değil müteahhidi dinledi, Denetimi değil imar affını seçti, Halkı değil rantı korudu.
İmar aflarıyla çürük yapılar yasallaştırıldı, ölüm ticareti devlet politikası hâline getirildi.
Bu suçun bedelini bugün emekliler de, işçiler de, yoksullar da ödüyor.
DEPREM ANINDA DEVLET NEREDEYDİ?
Depremin ilk saatlerinde: Kurtarma yoktu, Koordinasyon yoktu, Devlet yoktu.
İlk 72 saat -yani yaşamla ölüm arasındaki kritik zaman- tek adam rejiminin yönetememe hali yüzünden kaybedildi.
Bu bir teknik eksiklik değil; kamuyu tasfiye eden, kurumsal aklı dağıtan siyasal rejimin sonucudur.
SONRASI: YARDIM DEĞİL BORÇ, HAK DEĞİL SADAKA
Deprem sonrası süreçte: Konutlar sosyal hak olarak değil, ticari meta olarak ele alındı, Depremzedeler, özellikle emekliler borçlandırıldı, Dayanışma yerine sadaka kültürü dayatıldı.
Bugün iktidar hâlâ: Sorumluluk almıyor, Hesap vermiyor, İstifa etmiyor. Ama halk unutmuyor.
UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bir kez daha ilan ediyoruz:
Deprem kader değildir. Yoksulluk kader değildir.
Emeklilerin açlığa, güvencesizliğe, sahipsizliğe mahkûm edilmesi kader değildir.
Bu bir tercihtir. Ve bu tercihin adı AKP iktidarıdır. 6 Şubat’ta yitirdiğimiz tüm yurttaşlarımızın hesabı sorulana kadar, emeklilerin insanca yaşam hakkı tanınana kadar, bilimsel, kamucu, halktan yana bir düzen kurulana kadar mücadelemiz sürecektir.
Unutmadık.
Affetmiyoruz.”





