Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 8,05 / Satış: 8,08
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,68

SON DAKİKA

YAŞAM ÜZERİNE

Halil Yılmaz Hıtmiye
Halil Yılmaz Hıtmiye
  • 06.04.2020
  • YAŞAM ÜZERİNE için yorumlar kapalı
  • 256 kez okundu

Bir toplumu yıkıma götürecek asıl ve en büyük sorunun; din ve mezhep odaklı kafa taşçılığa düşmesi, dününü inkâr eden veledi zinalığa soyunması; topraktaki tarihsel zilleri büyüklerini inkâr etmeye başlamasıyla başladığını unutmayacaksın, dostum.

Dününü unutup mayasız ve kimyasız olma sakın; ulusunun kimyasını, mayasını bozan mayasızlar gibi örneğin.

Sabrını mayalayacaksın Ahmet Yesevi, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş’ı Veli ve Atatürk gibi; Anadolu’da bir fırın sıcak ekmek, Kurtuluş –  Kuruluş ve kardeşlik olsun diye.Anadolu erenleri gibi kucaklayıcı, Atatürk gibi kurtarıcı, kurucu ve üretici olacaksın yarınlarını düşünerek.

Şu 3 şeyden birinde; Küçük Beyinli olup kişilerle didişip -münafık olmaya; Orta Beyinli olup olaylarla oyalanmaya; Büyük Beyinli olup, yeni sistemler kurmaya, karar kılacaksın.

Asıl amacın nefes almak,eşkin deli taylar, besili danalar ve kadanalar gibi yaşamak;yan gelip yatmak,  serpilip boy atmak olmamalıdır.Yaşamının bir amacı – anlamı olmalı, örneğin Nisanların deli bulutları gibi; tarla, takım ayırmadan, yağmur olup yağmalısın hoyratça her yere.

Gülüşümüzün sıcaklığının, gözyaşlarımızın renginin aynı olması yeterli; Bana ne Senin, Onun, Ötekinin dilinden, dininden; mezhebinden, renginden; Bana, Sana, Ona, Ötekine ne bire zındık, bire Firavun diyebilmelisin yüreklice.

Sevgin, sadece bir tutku olmamalı; sevgin, birisinin yaşamını, tamamladığının içten anlaşılmasını sağlayabilmek olmalıdır.

Unutma ki eğilirsen hep eğilmen istenecek, basamak; dik durursan her zaman sıcak bir kucak – korunaklı bir koyak olacaksın.

İnsanı güzelleştiren gülenle gülen yüzün; ağlayanla ağlayabilen Deniz Mavisi gözlerin olmalı. Öyle ol ki varlığında – yokluğunda güç olsun sevdiklerine, sevenlerine. Yurt gibi, kara sevda gibi uğruna ölünesi sevdiklerin, sevenlerin olmalı mesela.

Malı, mülkü değil, kaşı gözü değil, hırkası heybesi de değil; vicdanı, ahlakı ve adalet duygusu olur asıl insanın. Zengine çok yakıştı, güle güle giy; yoksula da nereden buldun bunu diyenlerden olmamalısın.

Aklın, sihirli gücünün dil; dilin de gücünün yılanı deliğinden çıkaran, ağıyı bal eyleyen söz olduğunu unutmamalısın.

Yaşamı, yaşamın öğrettiği acı gerçeklerden; onurlu yaşam mücadelenden öğrenmelisin.Zulmün karşısında, mazlumun yanında olabilecek onurun, çatal gibi yüreğin olmalı örneğin.

Unutma ki berrak bir pınardan, güzel bir yürekten kirli su akmaz. Uzun ve çok yaşamak olmamalıdır amacın; varsın kısa, anlamlı ve dalgalı olsun Denizler gibi yaşamın.

Yaşamın sadece ne sürekli bir gül bahçesi; ne de hep çakırdikenli bir yol olduğunu değil; ikisinin de birbirine yapışık, yan yana ve omuz omza, ikiz kardeş olduğunu öğrenmelisin yaşadıklarından.

İyilerin bir çeşit, kötülerin her zaman; bin bir çeşit olduğunu hiç bilir misin?Dostluklar, çok uzaklarda değil; gülen yüzünüz ve gözleriniz kadar yakındır Size.Öyle dostluk sarayları kur ki, çatlağı olmasın; o zaman damı akmaz. Mesela avuçlarında yüreğin, koşup sığınabileceğin bir dostun olmalıdır yaşama dair.

Birbirimizi üzmemeliyiz, çünkü bilmeliyiz ki; birbirimizden çok şey kalmamış olabilir.Kendisi olup kendisi gibi davrananları, başkası olmayanları seveceksin.

Yaşlılık ne saçların ağarması, ne de bellerin bükülmesidir; uğruna ölünesi umudun bitmesidir yaşlılık. Yıllarla gözyaşlarınla değil, dostluklarınla ve gülüşlerinle saymalısın yaşını. Ve mutlu olmak için mutluluğu bekleyecek zamanın kalmamış olabileceğini aklından çıkarmamalısın mesela… Mutluluğa giden yolu arayıp zaman yitirme, yoktur; çünkü mutluluğun kendisi bir yoldur. Mutluluk bir ömür sürmez, anlıktır; çok uzak değil salında, belki de iki adımlıktır.

Gün olur, gün eskir; aylar, yıllar geçer; fakat eskimeyen birkaç şeyin olmalıdır: Mesela biri yarınların,  biri umudun, ölümsüz dostluğun, bir de hiç bitmeyen sevgin gibi.İnsan olmak, birilerinin acılarını bilmek değil; onun yaşadığı acıları yaşa bilmek ve duyumsatabilmek olduğunu bilmelisin.

Münafık olma, Sen, Ben, O, Öteki, Hepimiz; unutma ki Biz münafık olmazsak, koyun ile kurt dost olup pazarda gezer.

Bir de her konuda bilgisi, söyleyecek sözü olan cahilden; düşmandan, yılandan kaçar gibi kaçacaksın.

Köylerimizde, kentlerimizde ve ülkemizde; komşuluk diye (Suriye’ye Yaptıklarımız Gibi) bir güven, erdem, bir güzellik, bir yüce duygu vardı mesela; ne oldu, hangi Firavun sattı, savurdu bu mayamızı?

Kendinize ve insanlığa yapacağınız en büyük alçaklığın; Sizi, akıl fukarası görenlerin, yerinize düşünmesine tutsak olmanız olduğunu unutmayacaksın.

Sabırsız olup hemen gemileri yakmayacaksın; onurunla oynamak aptallığına düşen olunca da; o geminin ta ortasına…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ