Antakya–Samandağ arasındaki yolları daha kaç kez haberleştirmek zorunda kalacağız? Bu insanlara karşı bu ilgisizliğin, bu duyarsızlığın sebebi nedir? Gerçekten merak ediyoruz: Bu kadar can kaybı, bu kadar kaza, bu kadar mağduriyet yetmiyor mu?
Sadece biraz empati… Hepsi bu. Her gün bu yolu kullanmak zorunda kalan vatandaşların yaşadığı korkuyu, tedirginliği bir an olsun düşünmek bu kadar zor mu? Yağmurda çamura dönen, yazın tozdan geçilmeyen, çukurlarla dolu bu yollar artık kader olmamalı.
Neredeyse her hafta, bu yol nedeniyle meydana gelen trafik kazalarını haberlerde görmekten bıktık. Yağmur sonrası oluşan göletler tam bir kaza tuzağı. Bu nedenle bir ailenin daha ocağına ateş düşmeden, bir can daha yitip gitmenden, insanlar zarar görmeden harekete geçmek için daha neyi bekliyorsunuz?
Bu yol sadece bir ulaşım hattı değil; insanların işe gittiği, çocukların okula ulaştığı, hastaların hastaneye yetişmeye çalıştığı bir yaşam damarıdır.
Sorunları görmezden gelmek çözüm değil. Sürekli aynı manşetleri atmak, aynı acıları paylaşmak, aynı ihmalleri konuşmak istemiyoruz artık. Kalıcı, güvenli ve modern bir yol istiyoruz. Bu, bir lütuf değil; en temel haktır.
Yetkililere sesleniyoruz: Artık bu sese kulak verin. Geciken her gün, telafisi olmayan sonuçlara yol açıyor. Antakya–Samandağ yolu için somut adımlar atılmalı, bu çile sona ermelidir. Çünkü bu insanlar daha fazlasını hak ediyor.
Haber: Erdal YILMAZÇELİK







