Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu’ndan Alelaceleye getirilmek istenen kanun taslağına tepki:

İklim Kanunu Taslağı Kabul Edilemez!
Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu, alaleceleye getirilmek istenen İklim Kanun taslağının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Yaptığı Basın açıklamasında, Doğayı sermayeye açacak ve şirketlerin çıkarı için, iklim adaletini gözetmeyen bir kanunun olduğunu öne süren Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu tepkisini şöyle dile getirdi:
“Çevre Komisyonunda alelacele kabul edilen İklim Kanunu taslağı aynı şekilde TBBM’de alelacele onaylanma ihtimali de çok yüksek! Doğayı sermayeye açacak ve şirketlerin çıkarı için, iklim adaletini gözetmeyen bir kanunundur.
Bu kanun teklifi havayı, toprağı, suyu pazarlık konusu haline getirecektir. Ülkemizdeki iklim politikaları doğayı ve toplumu değil de, ticareti korumak üzerine inşa edilmektedir. Derelerin kurutulmasına, tarım arazilerini yok olmasına, ormansızlaştırılmasına, soluduğumuz havanın kirletilmesine, yaban hayatın yok olmasına neden olacaktır.
İklim krizine neden olan tarım, enerji, sanayi ve madencilik politikalarında hiçbir değişiklik getirmemekle birlikte, seller, fırtınalar, yangınlar gibi afetler için hiçbir önlem almamaktadır. Bilinçsizce yapılan sulama, yarattığı tuzlanma ve çoraklaşmaya ilişkin hiçbir önlem yok. Su kaynaklarının verimli kullanılması ve yönetilmesi ile ilgili herhangi bir çalışma bulunmamakta. Maden şirketlerinin, taş ocaklarının, beton santrallerinin yarattığı kirliliği azaltacak ve özellikle maden sahalarının rehabilite edilmemesini hakkında bir düzenleme bulunmamaktadır. İklim adaletinden eser yok bu taslakta.
Kanun teklifinin amacı, ekosistemin korunması ve iklim değişikliğine hazırlık değil de teklifinin esas amacı ticari kazançtır.
Bizler, havasını soluyabildiğimiz, suyunu içebildiğimiz, verimli topraklarını ekebildiğimiz sağlıklı ve adil bir dünyanın sorumluluğu içerisindeyiz.
Doğa satın alınamaz, yaşam bir ticaret konusu olamaz. Halkın katılımını içermeyen, tamamen şirketlerin çıkarı için hazırlanmış ve iklim adaletini gözetmeyen bir kanun düzenlemesi bizler için meşru olamaz.”