Atatürkçü Düşünce Derneği Antakya Şubesi Başkanı Doç. Dr. Kezban Kuran Basın şehidi Uğur Mumcu’yu katledilişinin yıldönümünde yayınladığı mesajla andı.
Başkan Doç. Dr. Kezban Kuran, Uğur Mumcu’nun cesur ve ödünsüz bir Cumhuriyetçi olduğuna dikkat çekerek, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Düşünceleri, vatanseverlikleri öngörü ve analizleri ile Türk halkının gönlünde taht kuran, emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri tarafından pek çok gazeteci, yazar, bilim insanı ve akademisyen, katledilerek aramızdan koparıldı. Devrim haftasında, doğruları söylemekten ve halkı aydınlatmaktan korkmayan bu yiğit insanları bir kez daha sevgiyle, saygıyla ve minnetle anıyoruz.
Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde, elliye yakın Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısı arkadaşlarıyla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneğini kuran ve ilk genel başkanımız olan Prof. Dr. Muammer Aksoy’u 31 Ocak 1990 da evinin önünde kahpece katlettiler. Aklın özgürleşmesinden korkan Laik Türkiye Cumhuriyeti düşmanları boş durmadı. Katliamlarına devam ettiler. Doğruları söyleyerek halkı aydınlatmayı amaç edinmiş Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter gibi düşünür ve gazeteciler de hain tuzaklarla öldürüldü. Kanla beslenen bu hainler 24 Ocak 1993 yılında araştırmacı gazeteci yazar, Uğur Mumcuyu, arabasına koydukları bombalı bir tuzakla katlettiler. Böylece araştırmalarıyla, yazılarıyla,
konuşmalarıyla halkı aydınlatmayı görev bilen Uğur Mumcu da Muammer Aksoy gibi emperyal güçleri ve işbirlikçilerini hem kızdırmış, hem de korkutmuştu. Cumhuriyete, laikliğe, özgürlüğe ve düşünen beyinlere düşman şer odaklarının kirli oyunları, çorap söküğü gibi art arda ortaya çıkıyordu. Bir taraftan PKK’nın, bir taraftan uyuşturucu ve silah kaçakçılarının diğer taraftan ise ihale vurguncularının kapkaranlık yüzlerine taktıkları maskeler birer birer düşüyordu. Çünkü onun kalemi ne kiralık, ne de satılık değildi. ” Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben laikim. Ben anti-emperyalistim. Ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben Terörün karşısındayım. Ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım”
diyen Uğur Mumcu cesur, ödünsüz bir cumhuriyetçi ve sözlerine güvenilir, halkı aydınlatmaktan asla vazgeçmeyen biriydi. Uğur Mumcuyu katledenler, Muammer Aksoy’un ve Uğur Mumcunun yolundan giden pek çok aydını da hedef aldılar. Karanlık bu güçler Eşref Bitlis gibi şerefli bir subay, Genel başkan yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, üyemiz Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu ve yine bir 24 Ocak günü, Diyarbakır’da halkın çok sevip saydığı Emniyet Müdürü Gaffar Okan katledildi. Tarihimizin her döneminde laikliğe, cumhuriyete, özgürlüğe, bağımsızlığımıza, halkın doğru bilgilendirilmesi ve aydınlatılmasını istemeyen bu karanlık ve düşman güçler olacaktır. Şurasını çok iyi bilmeliler ki Uğur Mumcu gibi doğruyu söyleyen gazeteciler, Mustafa Kemal’in aydınlık yolunda yürüyen Türk halkı olduğu müddetçe ne yaparlarsa yapsınlar asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Türk halkı katledilen bu cesur ve yiğit evlatlarını hiç bir zaman unutmayacak ve unutturmayacaktır. Yitirdiğimiz bu değerlerin Aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyor, Ruhları şad olsun diyoruz. “







