Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,93 / Satış: 7,96
€ EURO → Alış: 9,39 / Satış: 9,43

SON DAKİKA

DİPLOMASİ, İÇ SİYASET, YAMUK KARPUZ VE AKP…

Ali Dal
Ali Dal
  • 21.09.2020
  • DİPLOMASİ, İÇ SİYASET, YAMUK KARPUZ VE AKP… için yorumlar kapalı
  • 48 kez okundu

Sevgili okurlarım;

Sağlık sorunları nedeniyle uzunca bir süredir sizlerden uzak kaldım. Bu zaruri ayrılık süresince, ziyadesiyle arzulamakla birlikte yaşam hakikatlerine dair naçizane yorumlarımı sizlerle paylaşamadığım için affınızı rica ediyorum.

..Ve bıraktığım noktadan; “vira bismillah” diyerek yorumlarıma başlıyorum…

****

Sevgili okurlarım; Aralıksız olarak ve tek başına 18 yıldır ülkede siyasi iktidarını sürdüren AKP’nin, hukuki, sosyal, ekonomik, tarımsal, eğitim, sağlık ve diplomasi anlamında dişe dokunur işler yapmayarak, adeta “HEBA EYLEDİĞİ” 18 yıl gibi koskoca bir zaman diliminde; eğer yapılmak istenseydi neler neler yapılmazdı ki:))?!.. Zira kendileri ve uzantıları için harcanan bu zamanda mesela;

* 7 yaşındaki bir çocuk ilköğretimden başlamak üzere, ortaöğretimi ve üniversiteyi, hatta yüksek lisansı bitirip, kalifiye eleman olarak, hizmet sektöründe yerini alırdı…

* 2002 yılında doğup 18 yaşına erişen bir genç, seçme ve seçilme hakkına erişirdi…

* Bu 18 yılda, tarıma elverişli topraklarda en az 18 kere mahsul kaldırılırdı ve saman da dahil olmak üzere bu mahsulleri, dışarıdan ithal etmeye gerek kalmazdı ve bilakis kendine yeten ülke olmanın yanında ihraç ülkesi dahi olunabilirdi…

* Adeta heba edilen bu 18 yılda, israf edilen onca kaynaklarla, eğitimde, sağlıkta, istihdamda imkânlar yaratılabilinirdi… Ve 20 milyon yoksulu olan; 5 milyon üniversite mezunu işsizi, bir o kadar da muhtelif alanlarda işsizler ülkesi durumuna düşülmezdi…

Gelinen duruma bir bakar mısınız?!..

Akla, bilime, hukuka ve devlet olma ciddiyetine ve anlayışına adeta sırtını dönercesine yapıla gelen hoyratlıklar; 18 yılda ülkeyi her bakımdan üçüncü sınıf ülke durumuna düşürmekle birlikte dış dünyada ciddiye alınmaz noktaya kadar getiriverdi?!..

Bununla da kalınmadı; iktidarda kalma hırsı uğruna içeride etnik, düşünsel, inançsal ve benzeri farklılıkları ayrıştırma unsuruna dönüştürüp husumet ortamı oluşturuldu…

Ülkenin dış dünyada ki konumu ise daha da vahim durumda!!..

Haritada yerleri belli olmayacak derecede küçük ülkecikler dahi Atatürk Türkiye’sine “muz cumhuriyeti” muamelesi ile mukabele etmeye başladılar??!!..

İlerisi, gerisi düşünülmeden izlenen tutarsız diplomasi yönteminde inat edip “önce külhanbeyi edaları, sonra her defasında verilen tavizlerle” geçen bu 18 yılda; AKP siyaseti ülkeyi yalnızlığa mahkûm etmeyi ve dostsuz bırakmayı başarabildi:))!!??.. Yamuk işlerin hangi birini sayalım??!!.. Kendi ülkesinde sorunların çözümüne odaklanmak yerine; şu yaptıklarına bir bakar mısınız?!.. Önce, tarihin hiçbir döneminde Türk’ü her fırsatta arkadan hançerleyen Arap Ülkelerine güya, ağabeylik pozlarına bürünerek, hamaset peşinde koşuldu…

Daha sonra; emperyalist dinozorların gazına gelip; orta doğuyu yeniden şekillendirme projesi olarak bilinen “Büyük Orta Doğu Projesi” nin  “EŞ BAŞKANIYIM” rüzgarıyla estirdi ve adeta Everest Tepesinde ses verdi:))!!..

Peşinden; aynı emperyalistlerin ortaya attığı “Arap Baharı” düzmecesine sazan gibi atlayıp hiç yere “dostumuz ve kardeşimiz” dediği Beşar Esad yönetimindeki Suriye’nin meşru idaresini terörist ilan eden AKP lideri Erdoğan; Batılı ülkeleri ve Arapları yanında zannedip; sofralar ve daha nice müşterek güzel anlar paylaştığı Beşar Esad’ı al aşağı etmeye ve Şam’daki Emevi Camisinde Cuma namazı kılmayı hamasete dökmekten geri durmadı:))!!..

O zamanlar, yani 2011 öncesi, dostu belledikleri ve yanında zannettikleri (?!) Batılı ülkelerin ve Arap ülkelerinin hepsi ile husumete düşmeyi, züürt tesellisi babından  “Mutlu yalnızlık” diyerek avuntu arar hale geliverdi… AKP Lideri Erdoğan, bu sıralı hatalardan ders çıkaramamış olmalı ki; bu defa da “Çapulcu güruhu” denilen İhvancıların, ÖSO’cuların, DEAŞ’çıların hamiliğini yapmanın yanlışına düşüverdi!!.. Neticede bu derece öngörüsüzlüklere dayalı olarak; Mısır, Suudi Arabistan, İsrail, BAE olmak üzere birçok ülke ile tüm diplomatik ilişkilerin  kesintiye uğramasına ve buralardaki büyükelçiliklerimizi kapatılmasına neden olundu!!.. Kendi tabirleriyle “Mutlu Yalnızlığa” düşürdükleri Atatürk Türkiye’si neticede Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama hakkını kullanmada ve AB’nin, ABD’nin desteklediği kıytırık Yunanistan’ın işgal ettiği ve asker çıkarıp, mangal yellediği 18 adanın geri alınmasında varlık gösterilemedi!!.. Sonrasında da taviz tavizi doğurdu ve Doğu Akdeniz’de Mısır, İsrail, GKRY, Yunanistan, kıyısı olmayan ABD, AB ülkeleri gibi doğalgaz ve petrol aramak üzere gönderilen “Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi” ne dair yapılan baskılara boyun eğilmesi sonucu, sözde bakım bahanesiyle bahse konu gemi Antalya Limanına çekiliverdi!!.. Aynı şekilde yanlış ve öngörüsüz diplomasi trafiği sonucu Fransa’ya göz kırpan Libya’nın ve Müslüman Kosova’nın da Türkiye’yi gözden çıkarma emarelerini gördük… Zira 1974’de “Kıbrıs Barış Harekatında” ambargoların kıskaca aldığı bir dönemde ambargoyu delerek Türk Uçaklarına bila bedel akaryakıt ikmalini sağlamış olan merhum Lider Kaddafi’ye reva görülen feci sonun hazırlanmasında pay sahibi olan AKP siyasetine olan güvensizlik, yalnızlığa itilmenin sebeplerinden biri olsa gerek??!!..  6 milyon mülteci külfetini yıllardır sırtlamış olan Ülkemin; AKP İktidarının, öngörüsüz diplomasisini inadına sürdürdüğü baştan sona, tepeden tırnağa yanlış Suriye politikası; yaşananlardan ders alınmamış olduğunu göstermiyor mu??!!..

Sevgili okurlarım; 11 Mart 2020 tarihinde ülkemizi de etkisi altına almaya başlayan “COVİD-19 PANDEMİSİ” ne karşı mücadelede; kelimenin tam anlamıyla çuvallaması; ülkenin sosyal, iktisadi, ikmal ve destek anlamında durma noktasına geldiği bu girdaptan en az hasarla çıkmasında hazırlıksız ve yetersiz olduğunu gösterirken, izlenen yolun doğru olmadığını halen görememiş olmasına “akla ziyan yaklaşım” demekten başka söz bulamıyor insan…

Sevgili okurlarım;  sizin anlayacağınız; nereye, nasıl ve ne şekilde yaklaşıp bakarsanız bakınız, eğer bakışınızın özünde öngörüsüzlük, anlamsız hırs, savaş çığırtkanlığı ve şıpsevdi anlayışı hakimse orada salim sonuç almanız mümkün olamaz!..

Hülasa, AKP’ye de ayan olsun düşüncesiyle ifade etmek gerekirse; “YAMUK KARPUZDAN DÜZGÜN DİLİM ÇIKMAYACAĞI GİBİ; KADIRGALI GÜRLEMESİYLE VE KASIMPAŞA RACONUYLA DA DİPLOMATLIK OLMUYOR… VESSELAM…”  

***

Uydurulmuş dinin, sahte imamı

Adam aldatmayı, ibadet sayar

Yalandır, hilaftır sözün tamamı

Kendi yanlışını isabet sayar

***

Bin kusur işlese, dönmez geriye

Muskayla ölüyü sayar diriye

Asılsız hutbeyi bağlar seriye

İtiraz edilse ihanet sayar

***

Mülkiyeti sanıp arş ile kürsü

Kendine hak beller öfkeyi, hırsı

Üfürükle satar Venüs’ü, Mars’ı

İşlediği haltı maharet sayar

Ali DAL

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ