Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 7,78 / Satış: 7,81
€ EURO → Alış: 9,32 / Satış: 9,36

SON DAKİKA

ÖZGÜRLÜK AŞKIMIZIN DOĞUM GÜNÜ: 30 AĞUSTOS!

Halil Yılmaz
Halil Yılmaz
  • 26.08.2020
  • ÖZGÜRLÜK AŞKIMIZIN DOĞUM GÜNÜ: 30 AĞUSTOS! için yorumlar kapalı
  • 165 kez okundu

Antakya – Atayurt Gazetesi

Ey Büyük Ata!

Sen olmasaydın; bu ulus, bu yurt – Anadolu, bu Cumhuriyet olmazdı. Bu ezanlar özgürce okunmaz, bu ibadetler huşu içinde eda edilmez, babalarımız da belli olmazdı.

Ey “Keşke Yunan Galip Gelseydi” diyen ve 30 Ağustosu yasaklayan siyasi riyakârlar! Gücünüz varsa ve yetiyorsa; beyinlerimizdeki, yüreklerimizdeki ve tarihteki 30 Ağustosları kaldırın.

30 Ağustos, bir ulusun ve Onun lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün; sonsuzluğa akacak olan özgürlük aşklarının doğum günüdür. Kutlu Olsun!

“….. / Paşalar onun arkasındaydılar / O, saati sordu / Paşalar: “Üç” dediler / Sarışın bir kurda benziyordu / Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı / Yürüdü uçurumun başına kadar/ Eğildi, durdu / Bıraksalar / İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak / Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak / Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.” N. HİKMET

Cephedeki eşlerine, nişanlılarına, kardeşlerine ve babalarına kağnılarla cephane taşıyan; yollarda telef olan elleri kınalı gelinler, yanık ve içli sesleriyle ağıtlar çağırır, hoyratlar söyler, şivan ederlerdi, kurşun işlemez gecelerde. Yürekleri, “Ah!” ve hasret dolu kınalı gelinlerin sesleri; önlerinde yürüdükleri yorgun kağnıların gıcırdayan tekerlek seslerine; ıssız dağ başlarında, kurt ve çakal ulumalarına, derelerin dertli dertli akan seslerine karışıp, kaybolurken olanlar oldu:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”

Bütün karanlıkları ala şafaklara çeviren, asırların acılarını, kahrını sevince dönüştüren bu inanç ve iman dolu ses: Anadolu’nun bütün ovalarını, dağlarını sardı. En kuytu koyaklar, dipsiz karanlık kuyular inledi. Kanadı kırık kuşlar, topal karıncalar bile bu sesle kendine geldi. Dereler, ırmaklar daha coşkun, daha mutlu akar oldu. Başları duman duman Ağrı, Erciyes, Ilgaz, Toroslar; bükük boyunlarını, kambur sırtlarını doğrulttular.

Kocatepe’den yükselen bu özgürlük aşkının bağımsızlık çığlığı; Yunan Orduları Baş Komutanı General Trikopis ve her Yunan Askerinin yüreğine burgu burgu işledi. İçlerine yenilginin kaçınılmaz korkusunu düşürdü. Kana susamış bu emperyalist canavarlar, işgal ettikleri köylerden, kasabalardan ve kentlerden kaçarken yakıp yıkıyor; kadınlara tecavüz ediyor, çocukları, yaşlıları öldürüyor, buğday tarlalarını yakarak, kuyuları zehirleyerek… Topukları popolarına değercesine: Can korkusuyla böğüren deli Camuslar gibi bu Vandallar sürüsü, dalga dalga kaçıyor, Mehmetçik kovalıyordu.

30 Ağustos, alev alev yanan ateşten bir gömleğin; bir Anadolu genç kızının namusunun, onurunun, arılığının, aşkının simgesi; tertemiz ve bembeyaz gelinliğe dönüştüğü; en büyük sevdamız bağımsızlığımızın ve özgürlük aşkımızın, en onurlu ve mutlu doğum günümüzdür. 30 Ağustos bu topraklarda, batmamak üzere doğan özgürlük güneşinin – bir ulusun yeniden doğuşunun adı; ümmet ve kulluktan, yurttaş ve ulus olduğumuz gündür. 30 Ağustos kokmuş, karanlık bir dönemin battığı; 1000 yıllık kardeş halkların egemen olduğu bu topraklarda: Hakkâri’den Edirne’ye, İzmir’den Kars’a, Samsun’dan Hatay’a, Adana ve Urfa’ya… Aydınlık dolu şafakların söktüğü, ibiklerin kanat çırpıp, mutlu mutlu öttüğü; “9 Eylül de, İzmir’in Dağlarında Açan Çiçeklerin” bütün Anadolu’yu kucakladığı gündür.

“Kurtuluş Savaşı bir tiyatrodur.” Diyen, ey din – siyaset – ticaret bezirgânları! İblis, zındık ve Firavunlar!

Ve Atatürk’ün adını anmaktan, resmine bakmaktan korkan; emperyalizmin aymaz ve sapkınlığına düşmüş, düşmanından medet uman – iktidar yapılmayı bekleyen, Antiemperyalist Kemalizm’i inkâr eden, Mankurtlaştırılmış Liberal demokrasi çığırtkanları!

Ey Yüce ATATÜRK!

600 yüz yıl cepheden cepheye koşmuş, yoksul ve yorgun düşmüş; sadece kanı ve canı için yaşatılmış, kafası demir çerçeve içinde tutulmuş; aç, sefil ve çıplak bir halka; 7 başlı ejderha – emperyalizm karşısında, masal gibi bir destan yazdırdın.

Senin engin yurtseverliğin, devrimciliğin, kurtuluşa olan inancın, tertemiz ve sonsuz imanın, büyük insanlığı kuracak evrensel hümanizman önünde, saygıyla eğilmeyi ibadet sayıyorum. Işıklar, ışıklar içinde; SEN, rahat uyu ATA’M!

Devrimci, demokrat, laik, Kemalist ve ülkedeki tüm yurtseverler! 30 Ağustos, özgürlük ve bağımsızlık aşkımızın bayramı kutlu olsun!

NOT:

Doğu Akdeniz’de, 30 Ağustos’un 98. Yılında: Suriye’den Libya’ya, Rusya’dan ABD’ye, Irak’tan İtalya, Fransa, Yunanistan Avrupa’sına kadar, yarattığımız düşmanlarla yeni bir “Kurtuluş Savaşı” nın şafağındayız.

Dilerim ki, “İhvan Aşkımızın” yerine; devlet aklı egemen olur, Ben yanılırım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ