Atayurt Gazetesi -
$ DOLAR → Alış: 13,39 / Satış: 13,45
€ EURO → Alış: 15,18 / Satış: 15,24

KİNİN, KİBRİN VE İNTİKAM DUYGUSUNUN SONU

Halil Yılmaz Hıtmiye
Halil Yılmaz Hıtmiye
  • 01.12.2021
  • KİNİN, KİBRİN VE İNTİKAM DUYGUSUNUN SONU için yorumlar kapalı
  • 85 kez okundu

Antakya – Atayurt Gazetesi

Ve tarih halkının aşına, ekmeğine kan doğrayan; evlerine ateş – şivan düşürenler mezarlığıdır.

Emperyalizmin kurguladığı bir projenin masum, itilmiş, ötelenmiş, örselenmiş, mağdura oynayan figüranları olarak; iki adım ileri,  bir adım geri Mehter Marşıyla iktidar edildiler. Ve topukları popolarını dövenler gibi İzmir Marşıyla gidiyorlar, gidecekler.

Çünkü bu topraklar yiğit, yağız Mustafa Kemal’ler dolu Anadolu’dur. Halkına, kin ve kibirle bakanları, ihanet edenleri bağışlamadı ve bağışlamayacak. Boşuna uğraşmayın, çünkü Atatürk ile Türk Halkı – Türk Ulusu birbirine dönüşmüş, bir bütün – et ve tırnak olmuştur.

Bir defa siz siyasi iktidar kin, kindar ve halkına tepeden bakan kibir anıtına dönüştünüz! Ne oldum delisi oldunuz. Aklınız ile mantığınız arasına geçit vermez dağlar gibi tamah ettiğiniz dünya malı – yetim ve öksüzün Hakkı girdi, çok günahlar işlediniz Allah ve din adına.

Ülkeyi, becerikliksizliğin ve basiretsizliğin çok ötesinde; kasten ve bilerek siyasal ve ekonomik çıkmaza hapsettiniz. Hiçbir sorunu çözemiyorsunuz ve çözemezsiniz. İnsanlığın siyasal tarihi, sorunu yaratan aklın; yarattığı sorunu çözdüğünü yazmamıştır. Çünkü siz kin, kibir ve Türkiye Cumhuriyeti’nden intikam alma odaklı duygularınızın tutsağısınız; akıl sağlığınız ve vücut kimyanız bozuk.

İstanbul Sözleşmesinden çekilmekle sadece uygarlığın temeli Kadını değil; insanlığın da katline yol verdiğinizi hiç unutmayınız. Çünkü ancak bunu akla, bilime, sanata, uygarlığın öznesi kadına, barışa, kardeşliğe – ulusal birlik ve beraberliğe karşısı olanlar – kan doğrayanlar yapar.

Siz, Atatürk’ün adını duyunca, “Sara Hastalığına” yakalananlar; Emperyalizmin sadık uşakları – totaliter tarikat, cemaat ve örgütler…

Bu radikal – totaliter tarikat, cemaat ve örgütler ki; yer altı – yer üstü ulusal kaynaklarımızı, Emperyalizm adına talan edenler… Gençliğimizin, torunlarımızın geleceğini çalan, çırpan – halkımızın kanını emen, yalan söylemeyi ibadet sayanlar… Akılları başka beyinlere bağlı donatılmış, motorize edilmiş, Bindirilmiş Kıtalar – totaliter kurum ve kuruluşlar…

Motorize edilmiş totaliter örgütler, her şeyi mubah sayan yalan makınası kuruluşlardır. Yalan söylemeyi ibadet sayan bu kurum ve kuruluşların Şeyh ve Liderleri dışında; biat eden figüranlar – Kurbanlık Koyunlar, kuruluş amaçlarının Emperyalizme hizmet etmek olduğunu bilmez.

Şeyh ve Liderlerinin yalan söylediğini bilir, fakat geleceklerinin – çıkarlarının, Şeyh ve Şeflerinin geleceğine bağlı olduğunu bildikleri için susarlar. Şeyh ve Liderlerinin kuyruklu yalanlar söylemesi, onları hiç de ilgilendirmez. Her yalan, hadis veya dinsel bir buyruk yaptırımındadır. Onların görevi, söylenen her yalana; çok sesten, tek ses çıkaran koro olmak ve halkı inandırmaktır. Esas olan Şefin ve Liderin yalan söylemesi değil; Onun iktidarda kalması – Kamu Malını yağmalamaya devam etmektir. Çünkü bu yalan ve riya üzerine kurulu düzenlerine olan inanç biterse; halkın hayal dünyası çökecek ve gerçek kazanacaktır.

Toplumda herkes yalan söyler ve söylenen yalana katılır, desteklerse; siz inanmasanız da psikolojik dengeniz bozulur, an gelir acaba dersiniz. Sonuçta toplumun tümü, gerçeklikten kopar ve neyin doğru, neyin yalan olduğu birbirine karışır. Şeyhin ve Liderin söylediği yalanlar, sanal – hayali bir toplumsal iklim – umut yaratır. Ve işte o zaman toplum sürüleşir. Yıkım ve yok oluş, kaçınılmazlığının karanlık girdabını dayatır. Toplumda herkes, birbirine inanmamazlığın kör sarmalında, kuru bir yaprak gibi sürüklenir. Çünkü bir toplumda herkes yalan söyler ve söylenen yalanlara inanırsa; söylenen yalanlar gerçeğe dönüşür.

Ve işte o zaman toplum gerçekçi düşünme, sorgulama ve karşı koyma gücünü – yetisini de kaybetmiş olur.

Şeyh ve Lider göz göre göre – kendi tarikat üyelerine – tabanına yalan söyler mi? Evet, söyler.  Çünkü Şeyh ve Liderin amacı, kendisine biat eden tabanlarının ahlâkını bozmak ve onları suç ortağı haline getirmektir. İşte bu hale getirilmiş bir topluma siz, her istediğinizi yaptırabilirsiniz.

Bu radikal – totaliter örgütler, Emperyalizmin cehenneme odun taşıyan cinnet halindeki hiçbir insani duygusu olmayan cehennem zebanileridir.

Emperyalizmin totaliter şu bilmem ne HAHAM BAŞINA sormak istiyorum. Japonya’nın, Çin’in Tanrı tarafından gönderilmiş bir kitapları, dinleri ve Peygamberleri yoktur. Fakat dünyanın en çalışkan bu insanlarının; yasalardan daha güçlü bir yaptırıma sahip “Ahlak” anlayışları – ahlaksal ilkeleri vardır.

Sayın Haham Başı, siz ne zaman dinlerin temelinin ahlak olduğunu anlayacaksınız? Kafayı sıyırdığın şu Baldız Aşkını, insanlar arasına soktuğunuz mezhepsel nifak tohumları ekmeyi bir tarafa bırak. Biraz da Kamu Malını çalan, çırpan ve soyanlar… Körpecik çocukların kirletilmesi, çocuk yaşta gelinler, pudra şekeri çekenler, katledilen kadınlar konusunda fetva versene be Zındık.

Kirlerinizi, pisliğinizi Arap Sabunu da temizleyemeyecektir. Bir kusmuk kadar iğrençsiniz, günahların kör kuyusundasınız. Sizi Toprak Ana da kabul etmeyecektir.

Unutmayın ki üzerinde yaşadığımız bu toprakları emperyalist işgalden bitlikte kurtaran ve birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran; Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si  bu kadim coğrafyanın en kadim Halklarıdır.

İşte bu kadim coğrafyanın, Kadim Halklarını; kulluktan yurttaşlığa yükselten ve Türkiye Cumhuriyeti şemsiyesi altında toplayan Atatürk’e düşmandır bütün tarikat ve cemaatler.

“Özürlük ve Bağımsızlık, Benim Karakterimdir” ve  “Bir Gün sözlerim Bilime Ters Düşerse; Siz, Bilimin Yolunu Seçin” diyen Atatürk’ün Düşünsel – manevi mirası – kalıtı; akıl, bilim, ahlak ve Bağımsızlık temelli çağdaşlıktır.

İşte Ben, bunun için Atatürkçü ve Kemalist’im. Saygılarımla…

Halil Yılmaz HITMİYE

Eğitimci-Şair-Yazar

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ